|
 |
|
|
Adres giderek netleşiyor...
Görüş / Bülent Buda
Altaylı futbolcular bu kez ulaşmak istedikleri adresi hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde gösterdiler.
Lider Bursaspor karşısında sergilenen futbol, geride bıraktığımız haftaların en etkileyici, en kişilikli olanıydı. Rakibin tribünleri dolduran ezici taraftar baskısına karşın Bursaspor'un fanatik yandaşlarını çıldırtacak boyuttaki rahatlık, öz güven pırıltıları, futbolcular arasında gözlenen iletişim, dayanışmanın en güzel örnekleri.
Üst düzey kazanma isteği, tartışılabilecek bir penaltı ile gelen eşitliğe rağmen pes etmeden teslim olmadan tersine açık ve kesin "Bu maçı biz alacağız... Kazanacağız" tavrı. Daha çok isteyenin kazandığı bir futbol akşamıydı Bursa'da. Onlar İzmir'de daha çok isteyip, daha fazlasını yapmışlardı. Şimdi sıra Altay'daydı. Futbolcular üzerinde çok açık görülebilen, izlenebilen bir durumdu bu. Maçı birlikte izlediğim arkadaşlarım, 90 dakika süresince o kadar çok uyardılar ki, "Ağbi telaş etme, bu çocuklar bu akşam bu maçı kazanacaklar. Görmüyor musun kazanmak için futbola dair ne gerekiyorsa yapıyorlar?..
Ufuk'un farkı
Bilirsiniz, hakemleri hedef göstermeyi sevmem. Ancak topun Fatih'in koluna çarptığı pozisyona çalınan penaltı düdüğü sanki biraz ağır kaçmıştı. "Herşey ne güzel iyi gidiyor" derken çok şeyi tersine çevirecek bir üfleme gibi gelmişti bu bana. Bir de pozisyon öncesi Sertan'a yapılan faule es geçilmesine bakarsak.
Dikkatli izleyici farkındadır sanırım. İki penaltının da kahramanı Fatih ve ikisinin de yeri aynı kalenin önü. Bir şey daha Ufuk'un gol ayakları çalışmaya başlayınca Altay maçları firesiz kayıpsız tamamlıyor. Diğer bir çarpıcı farklılıkta yine diğer maçlara göre rakibe tanınan pozisyon sayısındaki hissedilir gerilemeydi.
Kalite belli
Kırların çiçeklerle bezendiği günlerden geçerken Altay'daki bahar kokuları gelecekteki güzel günlerin habercisi gibi. Şunun şurasında uzatması kısaltması 450 ile 470 dakika bir şey kaldı. Çocuklar, ligin sonu yaklaştıkça eskiyen şarabın tadı kadar, kıvamında da gösterişli bir görünüme büründüler. Eldeki malzemenin kalitesi meydanda. O kaliteden izlenecek stratejiyi bulup çıkarmak işlerlik kazandırmak Ümit ile Şanver'in ödevi.
Karmaşık sanılan yaşamın felsefesi, sanılanın tersine eğer fark ederseniz gayette basittir aslında. Ne kadar çok çalışırsanız, o kadar çok şey başarırsınız. Terin damlasındaki tuzun tadına varabilmenin bedelidir çok çalışmak. Şimdi için, sonrası için, gelecek için. Şampiyonluk, şampiyon olamamak için ne kadar neden varsa onların üstesinden gelebilmiş olanlara verilen bir sıfattır. Geçen haftaki yazıdan bu yazıya taşıdığımız bir adres meselesi var. Elbette adres derken Süper Lig'den söz ediyoruz.
egespor@milliyet.com.tr
|
|
|

|