|
 |
|
|
ABD'den gelen mesaja üç kısa not
Satır Arası / Deniz Sipahi
Şebnem Şener, ESİAD'ın genel sekreterlik kadrosunda çalışan kişilerden biriydi. Evlenip; ABD'ye gitti. Şimdi orada eşiyle birlikte mastır yapıyor. Geçenlerde bana bir mesaj geçmiş.
Bu notu sizinle de paylaşmak istiyorum.
* * *
"Ben ve eşim şu an ABD'nin Washington DC eyaletinde yaşamaktayız. 2004 yılından beri burada öğrenciyiz. Sizin de bildiğiniz gibi ABD'de çok iyi işleyen bir vergi sistemi var ve her yılın Mart-Nisan aylarında vergi hesaplamaları yapılıyor, vergi konusunda uzman kişiler vatandaşlara vergi formlarını nasıl dolduracakları konusunda danışmanlık hizmeti sunuyorlar.
Amerikan vatandaşlarının ve yabancıların doldurduğu formlar birbirinden farklı ve dolayısıyla verdikleri vergi de. Biz de burada F1 yani öğrenci vizesine sahip olarak "Non-Resident Alien" yani "Yerleşik Olmayan Yabancı" isimli bir form dolduruyoruz ve zaten Amerika standartlarında çok az olan maaşımızdan bir de vergi veriyoruz. Gelin görün ki; burada yaşayan değişik ülkelerden gelen öğrenciler için durum aynı değil. Aşağıda listesini gördüğünüz ülkenin vatandaşı olan ve aynı zamanda burada öğrenci vizesi (F1) yani bizimle aynı vizeyi taşıyan öğrenciler vergiden muaf. Söz konusu ülkeler şunlar.
Çin, Japonya, Güney Kore, Norveç, Polonya, Romanya, Güney Kıbrıs, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Litvanya, Portekiz, Slovakya, İspanya, Mısır, Fransa, İsrail, Filipinler, Tayland, Hindistan, Hollanda, Almanya, Venezuella, Tunus, Tobago, Pakistan...
Peki neden?
Çünkü bu ülkeler ABD ile iyi ilişkiler tesis etmiş; yöneticileri de vatandaşının, öğrencilerinin, parlak beyinlerinin çıkarlarını korumuş ve ABD hükümeti ile ikili anlaşmalar yapmış. Peki Türkiye Cumhuriyeti Amerika'nın 50 yıldır müttefiği değil mi? Evet, gazetelerde ve TV'lerde öyle söyleniyor. Peki biz neden vergi veriyoruz? Çünkü bizim yöneticilerimiz bu konuda hiçbir girişimde bulunmamış.
O kadar zor bir anlaşma olmasa gerek, bu kadar çok ülke yaptığına göre...
Sizlerden ricam, bu konunun yetkili birimlerce ele alınması ve ABD'nin en sağlam müttefiklerinden biri olan Türkiye'nin de öğrencilerinin vergilerden muaf duruma getirilmesi.
Kimbilir belki beyin göçünün bir miktarı bile önlenmiş olur..."
* * *
Bu nottan farklı noktalara geleceğim. Birincisi ABD'deki vergi sistemi... Az ya da çok bir para kazanıyorsanız; sistem vergisinin peşinde koşuyor. Muafiyetler hariç kimse vergisinden kaçıramıyor. İzmir'in üçte birinin zarar gösterdiği bir dönemde gerçekten de çarpıcı.
İkincisi Şebnem'in de dediği gibi bu kadar ülke öğrencisinin vergiden muaf tutulduğu bir uygulamada Türkiye'nin hariç tutulması düşündürücü. Dileriz yetkililer bu çağrıyı okurlar da gerekli girişimleri başlatırlar. Üçüncüsü de beyin göçü veren Türkiye'nin ne yazık ki, bu başarılı insanları geri çekebilecek projeler üretememesi. Gençlerimiz ABD'ye gidiyor, okuyor ve orada kalıyorlar.
Kendilerini suçlamıyorum. Ama akıllarının ve kalplerinin burada olduğunu çok iyi biliyorum.
Altınyol'daki çökme tehlikeli
Belki tekrar olacak ama ben yazmaya devam edeceğim. Altınyol, İzmir'in kuzeyiyle güneyini bağlayan tek yol. Karayolları yetkilileri, belki yıl sonunda bitecek çevre yolu nedeniyle yol bakım çalışmalarını erteliyor olabilir. Ama yolun bazı yerlerine müdahale etmek şart oldu. Çünkü özellikle büyük tonajlı araçların yaptığı tahribattan dolayı yolun belirli bölümlerinde çökmeler meydana gelmiş durumda. Yol bazı yerlerde öylesine tehlikeli ki... Biliyorsunuz, küçük bir kaza anında bile Altınyol felç oluyor. Mutlaka ama mutlaka en kısa sürede yetkililer bu probleme çözüm bulmak zorunda.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|