|
 |
|
|
Çok yaşa 'sen' Pauli
"St. Pauli'nin bir sonraki sene hangi ligde olacağını hiçbir zaman bilemezsiniz! Fakat kararım karar; yeter ki bir derece yapılabilirliği olsun, bu kulüp için tekrar oynayacağım. Çünkü St. Pauli mitosu beni de bırakmıyor bir türlü"
Eski St.Paulili W. Bremen futbolcusu Ivan Klasnic
Çarşamba akşamı Kanal A'da Almanya Kupası yarı final mücadelesinde St.Pauli ile Bayern Münih karşılaştılar. Bayern Münih, Avrupa futboluna şöyle ucundan kıyısından kulak kabartmış herkesin ismini bildiği, Bundesliga'nın her daim zirve adayı, yıldızlar topluluğu, oynadığı her 10 maçın en az 7'sinde "olağan favori". Kazananın ama sadece kazananın kutsandığı günümüz dünyasında ve de haliyle günümüz futbolunda önemli bir isim Bayern Münih. Bu zamanların futbol anlayışında muktedirler safının önde gelenlerinden bir kulüp, "bugünün saraylısı"...
Rakibi St. Pauli ise, eğer gözünüz sadece merkezde yani bu anlamda iktidarda, kudretlide değil de başka bir yerleri arama; çevrede, dışarda, biraz öteleri karıştırma, alternatifleri yoklama derdinde ise, ulaşabileceğiniz bir başka kulüp. Taraftarıyla, semtiyle, tarihiyle bir gelenek, bir duruş ve oluş hali, diğer yandan futbola ve yaşama şenlikli bir davet, varolana muhalefet, doğal kabul edilene isyan, doğru olarak belletilenlere kocaman bir reddiyenin adıdır St. Pauli. Toplam 7 sezon oynadığı Bundesliga'ya tam 5 defa çıkıp tekrar düşmüş, sezon öncesi 10 bin kombine bileti 27 dakikada taraftarlarınca alınmış, kulüp -pek çok zaman olduğu gibi- mali krize girince "St. Pauli için içelim" isimli bir kampanya düzenlemiş bir güzel takım. Kahverengi-beyaz forması gibi ayrıksı bir camia, çakırkeyif bir futbol güzellemesi...
St. Pauli'ye bin selam...
Hamburg kentinin kuzey bölgesinde, Sankt Pauli kasabasında yaşayanların, kentin "merkezinde" değil ötesinde-kıyısında yaşayanların, "Hamburg" takımının daha zengin, güçlü, gösterişli görüntüsüne karşın dört elle sarıldıkları, yeşil sahada koşan 11 futbolcunun çok daha ötesinde anlamlar yükleyerek sevdikleri, destekledikleri St. Pauli günümüz futbolunda alternatif bir oyunun olabilirliğini, başka taraftarlık biçimlerinin gerçekleşebilirliğini göstermesi açısından bile harika bir örnek.
St. Pauli - Bayern Münih maçının yorumcusu daha önceden hiçbir bilgi edinme zahmetine katlanmadığı St. Pauli için, "Galiba St. Pauli taraftarları Hamburg'u değil, sadece St. Pauli'yi destekliyorlar, seyirci turu geçeceğine çok inanmış o yüzden tribünler tıklım tıklım dolmuş, bu takım (St. Pauli'yi kastediyor) o kadar basit bir takım değil" gibi akıllara ziyan cümleler kurdu maçtan önce. Biz tam sinirleniyorduk ki, elinde korsan bayrağıyla sahada şov yapan St. Pauli taraftarı dilini çıkardı da biraz rahatladık.
Ha! Maç ne mi oldu? Roy Makaay, Ballack, Pizarro, Oliver Kahn'lı Bayern, uzun süre ecel terleri döktüğü maçı son 10 dakikada bulduğu 2 golle 3-0 kazandı. Kahverengi-beyaz atkılarını açmış, kimi gözüyaşlı 20 bin St. Paulili şarkı söylüyordu maç bittiğinde... Demek ki "maç" henüz bitmedi.
Son bilgi: St. Pauli halen 3. lig seviyesindeki "Kuzey" Bölgesel Ligi'nde oynuyor. Şarkıyı biraz değiştirirsek Bulutsuzluk Özlemi bize kızar mı: "Kuzeye giderken, solda güneş yükseliyordu"...
Bilmemek ayıp değil de...
Öğrenmemek ayıp demişler de, bizimkiler işlerine öyle geldiği için ya da yanlış bildikleri halde öğrenmeye niyetleri olmadığı için ekranlarda konuşuyor...
"Hem Galatasaray, hem de Beşiktaş Manisaspor'la İzmir'de mücadele ederken bizim maçımız Manisa'da oynanacak" diye veryansın ediyor Fenerbahçe Yöneticisi Nihat Özdemir... Star'daki Telegol'de konu tartışılıyor, herkes 'Galatasaray, Beşiktaş İzmir'de oynamış' diye cümleye başlıyor, bir Allah'ın kulu da düzeltmiyor... Bereket ilerleyen saatlerde bağlanan Vestel Manisaspor Başkanı Haluk Çubukçu, Serhat Ulueren'in sözünü keserek düzeltiyor: "Bilgileriniz eksik efendim. Beşiktaş maçını İzmir'de oynamadık. Biz ilk maçımızı İstanbul'da oynadık. İkinci maçımız 32. haftada"ATV'de yayınlanan Santra'da ise Beşiktaş'ın kadrosu konuşuluyor:
Ahmet Çakar: Beşiktaş 100. yılda şampiyon olurken bu kadrosundan eksik oloarak kimler vardı?
Gürcan Bilgiç: İlhan Mansız vardı.
Ahmet Çakar: Çok oynamıyordu.
Ersin Düzen: İlhan Mansız mı çok oynamıyordu? Olur mu hocam, 26 civarında gol attı İlhan Mansız...
Herhalde Ersin Düzen, İlhan Mansız'ın forma numarasını gol sayısı sanıyor. 100. yılda Beşiktaş'ın en golcü ismi 11 golle Sergen Yalçın. 26 numaralı İlhan Mansız'ın ise sadece ve sadece 7 golü var.
Yerimiz kalmadı devamı Salı'ya...
***
Dayan az kaldı!
UEFA aşağı yukarı garanti. Ligin artık hiçbir önemi kalmadı. Ancak insan yine de oyundan keyif almak istiyor. Dün tribünde boşu boşuna üşüdük. Bu ızdırap artık çekilmiyor. Sezon bitse de kurtulsak.
(Sanlı Sarıalioğlu - Vatan)
Çok haklısın!
Şu yönetime, şu teknik heyete, şu futbolcu, şu vefakar ve cefakar taraftarın yüceliğine, şu Saracoğlu'nun ihtişamına bak, gel de Fenerbahçeli olduğunla iftihar etme bakalım.
(Hulki İlgün - Fanatik)
Niye sordun Abi?
Niye sordun Abi?
Ersun Yanal hayatta mısın?
(Turgay Şeren - Akşam)
Kabarırmış demek ki!
Hasan'ın hırsına, öfkesine hayranım. Ama daha birinci dakikada 'köpüklü ayran' gibi insanın siniri kabarır mı?
(Şansal Büyüka - Akşam)
Müthiş olmadığı zaman var mı?
Programımızda bir de hakem portresi var ki... Bu gece Telegol gerçekten mühtiş...
(Sabri Ugan - Telegol, Star)
Sen Hagi'den iyisin!
Ya ben toplara biraz pis vuruyorum. Hagi gibi
(Malatyasporlu Evren)
Olsun!
Çatlasanız da patlasanız da Sarı Kanaryalar bu yıl yine şampiyon olacak.
(Hulki İlgün - Fanatik)
Gibi gibisin gibisin
Gökmen'in şu anda tipik bir Fenerbahçe düşmanı ve Galatasaray amigoluğu yaptığı inancına girdim gibi hissetmeye başladım kendimi.
(Ziya Şengül - Telegol, StarTV)
Utansın!
Malatya ligin dibinde bir takım ama; son sıraya layık bir ekip değil. Kavanoz dipli dünyanın, bir yamuğu bu... Kader utansın!
(Ali Sami Alkış - Star)
Ümit Aktan'la Espri Rüzgarı seri no: 53
Alex için en zoru lise tarafındaki kaleye attığı gollerdir. Eminim onları sevmiyordur. Çünkü oraya kadar git, topu dik, vur gol olsun. Sonra da bütün sahayı çaprazlamasına koş, E5 tarafındaki ters köşede oturan eşine öpücük gönder. Kolay mı? En az 50-60 metre!...
(Ümit Aktan - Türkiye)
yakantop@gmail.com
|
|
|

|