Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Nisan 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Koç, eğitim ve bilişim çağı


Koç topluluğunun eğitime olan ilgisi öteden beri biliniyor. Vehbi Bey'in attığı temeller, Suna Hanım'ın olağanüstü gayretleri, Rahmi Bey'in üniversite konusunda gösterdiği duyarlılık ve Mustafa Koç'un eğitime ve gençliğe yönelik ciddi girişimleri... Hepsi de takdire şayan.
Önceki gün Adapazarı'nda bilgisayarlı eğitime destek kampanyası vardı. Koç topluluğunun bağışladığı 3 bin 381 bilgisayarın ilk uygulama örneklerini yerinde gördük. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ve Mustafa Koç da oradaydı. Bakan Çelik, Türkiye'nin dört bir yanını bilgisayarlarla nasıl donattıklarını anlattı. Mustafa Koç da eğitime verdikleri önceliğin hiçbir zaman azalmayacağının altını çizdi.

Sisteme uyum önemli
Öğrenciler mutlu muydu? Evet. Ya öğretmenler? İşte onlar tedirgindi. Bilişim teknolojisine alışmaları ve derslerini çağdaş formatlarda yeniden şekillendirmeli hiç kolay gözükmüyor. Bunu açıkça ifade etmeseler de tavırlarından belli oluyordu.
En önemlisi de her şeyin teknolojik altyapı sağlamakla bitmediği bir kez daha görüldü. Koç'a telefon edip Sakarya'nın, Mehmet Bey'e telefon edip Erzurum'un, B firmasını da arayıp Hakkâri'nin tüm bilgisayar donanımını sağlayabilirsiniz. Ama ya öğretmenler?
Bilgisayar öğretmenlerinin çoğu sözleşmeli ve aldıkları ücretler birkaç yüz milyon lira. Geçinmeleri olanaksız. Yani mutsuzlar. Diğer öğretmenlerin bilgisayara alışmaları ise çok zaman alacak. Sakarya'nın bazı ilçe ve beldelerinde, tüm okullarda bilgi teknoloji sınıfları açılmasına karşın tek bilgisayar öğretmenin olmadığı, gelip kulağımıza fısıldandı.
Ama nedense bunlar dile getirildiğinde Bakan Çelik hop oturup hop kalkıyor. Okullarımız, devletin kısıtlı olanakları ve işadamlarının desteğiyle teknolojik altyapı sorununu çözdü. Şimdi sıra önce öğretmenleri, sonra da öğrencileri bu sisteme adapte etmekte. Bu elbette kolay değil. Ama işin zor olan kısmı asıl şimdi başlıyor. Dün tören yapılan iki okuldan birinde internet bağlantısı yoktu. Oysa her ikisinde de her türlü altyapının hazır olduğu ve öğrencilerin bilgisayarları kullanmaya başladığı anlatılmıştı.
Bakanlık keşke bu konuda, bağımsız bir denetleme kurumuyla işbirliği yapıp yatırımların nasıl değerlendirildiğini izleyebilse. Yoksa elektriği, telefon bağlantısı, yakacak kömürü olmayan okullara bilgi teknoloji sınıfları açmakla çağ yakalanmaz. Kışın öğretmenlerden, "Bilgisayarlar geldi, bu soğukta onlara bakıp bakıp ısınıyoruz" şeklinde çok eleştiri gelmişti.

Bir rektör daha yolcu!
Başbakan Erdoğan'ın başlattığı, Milli Eğitim Bakanı Çelik'in öncelikli projeler arasına aldığı, işadamlarımızın ise büyük bir özveriyle desteklediği "Bilgisayarlı Eğitime Destek" kampanyasının önemine bizler de canı gönülden inanıyor ve destekliyoruz. Eleştirilerimiz de zaten bu yüzden...
Maltepe Üniversitesi Rektörü Aytekin Berkman dün resmen görevden alındı. Hem de YÖK dayatmasıyla. Başkan Teziç, dünkü YÖK toplantısında "ya o, ya ben" dedi. Toplantıyı bir süre terk etti ve mütevelli heyetinin "görevden alınsın" kararını YÖK Genel Kurulu'ndan geçirdi. Oysa daha baştan o göreve hiç gelmemesi gerekiyordu. Prof. Berkan, YÖK Denetleme Kurulu Başkanı'ydı ve bir anda denetlediği kurumlardan birinin en tepesine geliverdi. Yasal olsa da etik değildi. Bu konuyu daha önce defalarca dile getirmiştik.
YÖK ve üniversite kurucularının aklına yanlış bir işlem yaptıkları şimdi geldi ki bir anda Prof. Berkman'a karşı giyotini işletme kararı aldılar. Hem de kendisinin hiç rızası olmadığı halde. YÖK'te, vakıf üniversitelerinde ve yükseköğretimin genelinde tatsız gelişmeler oluyor. Dosyalar dağ gibi birikti. Keşke söylenenler hep yalan olsa!..
Özetin özeti: Eğitim ve bilimde gelişme olmadan çağı yakalamak mümkün değil. Oysa biz şekilciliğin ötesine bir türlü geçemiyoruz.

aguclu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Sezer Güneydoğu'ya
TBMM Şemdinli Olaylarını Araştırma Komisyonu ...
Çetin ALTAN
Isırgan otu ve pist, pist...
Mafya filmlerinde, tetikçi pusuya yatar ve öl...
Melih AŞIK
Küreselleşiyoruz!
Yunan araştırma şirketi Kapa Research'ın yapt...
Fikret BİLA
Sezer'e yanıt değil, kulak verilmeli
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Harp Akadem...
Hasan CEMAL
PKK ile ulusalcı cephe!
Avrupa Birliği'ne üye bir ülkenin başkentteki...
Güneri CIVAOĞLU
Hamas taklası
Öyle bir "keskin" mantık ki... Ebemkuşağı gib...
Abbas GÜÇLÜ
Koç, eğitim ve bilişim çağı
Koç topluluğunun eğitime olan ilgisi öteden b...
Hurşit GÜNEŞ
Uçuşan fiyatlar baloncuk mu?
Petrol fiyatının varili 70 dolara dayanırken,...
Metin MÜNİR
Masonlar, yalanlar, geride kalanlar
Süleyman Demirel 1964'te mason olmadığına dai...
Faik ÖZTRAK
Dış borçlar cari açıktan daha hızlı artıyor
Bu hafta başında açıklanan şubat ayı ödemeler...
Hasan PULUR
Yabancı dil mi, yabancı dille eğitim mi?
İNSAN en umutsuz, en karanlık gününde birden ...
Derya SAZAK
SHP-HEP ittifakı
1991 seçimlerinde Doğu ve Güneydoğu illerinde...
Meral TAMER
Nükleercilere soru: Teknolojisi son 15 yılda eskimeyen sektör var mı?
Dün özel sektörün ağır toplarının da görüşler...
Güngör URAS
'Bonocular' madalya alıyor, 'mevduatçılar'ın ismi geçmiyor
Geçen yıl birikimlerini Hazine bonosu ile dev...
M. Ali BİRAND
Çok laf var hareket yok
Son 7 yılda bütün bunları unutmuştuk.

© 2006 Milliyet