Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Nisan 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Dış borçlar cari açıktan daha hızlı artıyor


Bu hafta başında açıklanan şubat ayı ödemeler dengesi, cari açığın hızla artmaya devam ettiğini gösteriyor. Geçen yılın kasım ayında hükümet 2006 yılının tamamında 22 milyar dolarlık bir cari açık beklediğini açıklamıştı.
Oysa daha şubat ayında 12 aylık cari açık 25.3 milyar dolar oldu. Ancak aynı dönemde yurt dışından sağlanan net finansmanın 49.6 milyar dolarla cari açığın iki katına yaklaşması, yıllık kredi kullanımının ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 73 artarak 40.7 milyar dolara ulaşması en az cari açıktaki artış kadar önemli.
Sadece bu yılın ilk iki ayına baktığımızda geçen yıla göre cari açık yüzde 59 artarak 5.9 milyar dolar olmuş. Aynı dönemde yurtdışından sağlanan net finansman ise 12.2 milyar dolara ulaşmış. Geçen yıla oranla artış yüzde 208!

Borcunu artıran kim?
Net dış finansmandaki artışın yüzde 96'sı yurtdışından kullanılan kredilerdeki sıçramadan kaynaklanıyor. İlk iki ayda borç yaratmayan fon girişleri ise geçen yıla göre azalmış.
Bu dönemde borcunu artıran kim? Devlet geçen yıla göre yurtdışından daha az borçlanmış. Bankaların borçlanmasındaki artış ise 1.1 milyar dolar. Buna karşılık şirketlerin yurtdışından borçlanmasındaki artış 7.8 milyar dolar olmuş. Yerli özel firmaların özelleştirme kapsamında yaptıkları alımların finansmanı için kullandıkları dış krediler burada belirleyici olmuş.
Bu dönemde uluslararası rezervler de 6.3 milyar dolar artmış. İlk iki aydaki ödemeler dengesi gelişmeleri borçlanarak rezerv biriktiren bir ülke görünümü veriyor.




Cari açık yüksek ve artmaya devam ediyor. Dış borçlanma ondan çok daha hızlı artıyor. Bunun sonucunda TL son bir yılda TÜFE bazında reel olarak yüzde 12 değer kazanmış. Menkul ve gayrimenkul piyasalarında fiyat balonları şişmiş. Bütün bunlar likidite daralmasına, küresel faiz artışlarına ve TL'de bir zayıflama beklentisine karşı ekonominin dayanıklılığını azaltıyor.
Üç büyük ülkenin merkez bankalarının açıklamaları artık küresel likiditedeki genişleme döneminin sonuna gelindiğini ortaya koyuyor. Uluslararası kurumların yaptığı değerlendirmelerde bundan en olumsuz etkilenecek ekonomiler arasında Türkiye'nin adının çok sık geçmesi herhalde tesadüf değil.

Risk algılamalarını azaltmak
Artık olmaz denen finansal krizlerin, spekülatif atakların, piyasalardaki sürü davranışının ve bunların diğer yükselen piyasalarda yaratabileceği bulaşma etkisinin mini bir örneğini İzlanda'da geçen günlerde yaşanan kriz sırasında gördük.
İlk iki ayda özel kesimin yurtdışından borçlanarak devlete ödediği özelleştirme bedellerinin nasıl kullanılacağı yıl sonundaki ödemeler dengesi görünümünü belirleyecek. Devlet bu parayla iç veya dış borcunu azaltabilir, Hazine'nin kasasını güçlendirebilir veya harcayabilir. Bakalım hükümet bu paraları Türkiye'yle ilgili risk algılamalarını azaltacak şekilde kullanabilecek mi?

foztrak@yahoo.com








Taha AKYOL
Sezer Güneydoğu'ya
TBMM Şemdinli Olaylarını Araştırma Komisyonu ...
Çetin ALTAN
Isırgan otu ve pist, pist...
Mafya filmlerinde, tetikçi pusuya yatar ve öl...
Melih AŞIK
Küreselleşiyoruz!
Yunan araştırma şirketi Kapa Research'ın yapt...
Fikret BİLA
Sezer'e yanıt değil, kulak verilmeli
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Harp Akadem...
Hasan CEMAL
PKK ile ulusalcı cephe!
Avrupa Birliği'ne üye bir ülkenin başkentteki...
Güneri CIVAOĞLU
Hamas taklası
Öyle bir "keskin" mantık ki... Ebemkuşağı gib...
Abbas GÜÇLÜ
Koç, eğitim ve bilişim çağı
Koç topluluğunun eğitime olan ilgisi öteden b...
Hurşit GÜNEŞ
Uçuşan fiyatlar baloncuk mu?
Petrol fiyatının varili 70 dolara dayanırken,...
Metin MÜNİR
Masonlar, yalanlar, geride kalanlar
Süleyman Demirel 1964'te mason olmadığına dai...
Faik ÖZTRAK
Dış borçlar cari açıktan daha hızlı artıyor
Bu hafta başında açıklanan şubat ayı ödemeler...
Hasan PULUR
Yabancı dil mi, yabancı dille eğitim mi?
İNSAN en umutsuz, en karanlık gününde birden ...
Derya SAZAK
SHP-HEP ittifakı
1991 seçimlerinde Doğu ve Güneydoğu illerinde...
Meral TAMER
Nükleercilere soru: Teknolojisi son 15 yılda eskimeyen sektör var mı?
Dün özel sektörün ağır toplarının da görüşler...
Güngör URAS
'Bonocular' madalya alıyor, 'mevduatçılar'ın ismi geçmiyor
Geçen yıl birikimlerini Hazine bonosu ile dev...
M. Ali BİRAND
Çok laf var hareket yok
Son 7 yılda bütün bunları unutmuştuk.

© 2006 Milliyet