Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Nisan 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Nükleercilere soru: Teknolojisi son 15 yılda eskimeyen sektör var mı?

Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi bildiri yayınladı: "Nükleer enerjiye evet, ama reaktörlerde yeni teknolojiyi beklemek lazım"


Dün özel sektörün ağır toplarının da görüşlerini alan AKP Hükümeti, nükleer santral kurma konusundaki kararlılığını sürdürürken, merkezi Ankara'da bulunan Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi nükleer enerjiyi, Türkiye'nin genel elektrik enerjisi gereksinmeleri kapsamında masaya yatırdı.
23 martta yapılan toplantının ardından yayınlanan bildiride, nükleer enerjiye "Hayır" denmiyor. Ancak her sektörde olduğu gibi enerji sektöründe de teknolojinin son 25 yılda büyük değişim gösterdiği hatırlatılarak, yeni tip reaktörler (gelişmiş güvenlik sistemi, düşük düzeyde atık ve daha ekonomik) için 2030'a kadar beklenmesi öneriliyor. Ve bu düşünce, Türkiye'nin bu süre zarfında elektrik sıkıntısı çekmeyeceğine dair verilerle de destekleniyor.
İşin ilginç yanı Enerji Bakanlığı, Çevre Bakanlığı ve Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü'nün de Dünya Enerji Konseyi Milli Komitesi üyesi olarak, bu bildirinin altında imzalarının bulunması.

Nükleer tahminler
Köşemi bugün ve yarın, Dünya Enerji Konseyi Türkiye Milli Komitesi'nin çok önemli ve kapsamlı bildirisine bırakıyorum:
"a) Uluslararası Enerji Ajansı IEA'nın yaptığı 2030 yılına kadarki en son enerji projeksiyonlarına göre dünyadaki nükleer enerjinin toplam elektrik üretimindeki payının 2000'de % 17 iken 2030'da % 9'a düşeceği ve mevcut reaktörlerin yaklaşık % 40'ının 2030'a kadar ekonomik ve teknolojik ömrünü dolduracağı öngörülmektedir.
b) Dünyada nükleer teknolojinin sürdürülebilir kalkınmadaki rolüne ilişkin tartışmalar halen devam etmektedir.
Nükleer enerjinin geleceği;
1) Nükleer atık yönetimi ve depolanma sorununa çözüm bulunmasına
2) Yeni kuşak santrallerin ekonomik olarak sürdürülebilirliğinin sağlanmasına
3) Nükleer silahlanma ve küresel ısınmayla mücadele stratejilerinin başarısına bağlıdır.
c) Nükleer teknoloji transferinin sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunması için, teknolojinin de sürdürülebilir olması gerekir.

Eskiyen nükleer teknoloji
d) Son 25 yılda dünyada diğer sektörlerde olduğu gibi enerji sektöründe de değişim yaşanmıştır. Nükleer enerjinin de bu değişime ayak uydurabilmesi için mevcut reaktör tiplerinin geliştirilmesi ve yeni teknolojilerin ortaya çıkarılabilmesi için çalışmalar sürdürülmektedir.
Bu gelişme sürecini 4 safhada tanımlayabiliriz:
1. kuşak: 1950-1965, Erken Prototip Reaktörler
2. kuşak: 1965-1995, Ticari Reaktörler
3. kuşak: 1995-2010, İleri Reaktörler
4. kuşak: 2030'dan sonra devreye girmesi beklenen gelişmiş güvenlik sistemlerine sahip, en düşük düzeyde nükleer atığı olan, bugünkülere göre daha ekonomik reaktörler.
Bu durumda, ileri teknolojiye sahip nükleer teknolojiye sahip olmak için, daha bir süre beklenmesi gerektiği anlaşılmaktadır."
Bildiride daha sonra Enerji Bakanlığı'nın kendi verilerinden hareketle ve resmi kayıtlardaki rezervlerimizin ışığında, doğal kaynaklarımızın bize bu bekleme süresini sağlayıp sağlamayacağı araştırılıyor. Yarın da o bölümü aktaracağım.

mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Sezer Güneydoğu'ya
TBMM Şemdinli Olaylarını Araştırma Komisyonu ...
Çetin ALTAN
Isırgan otu ve pist, pist...
Mafya filmlerinde, tetikçi pusuya yatar ve öl...
Melih AŞIK
Küreselleşiyoruz!
Yunan araştırma şirketi Kapa Research'ın yapt...
Fikret BİLA
Sezer'e yanıt değil, kulak verilmeli
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Harp Akadem...
Hasan CEMAL
PKK ile ulusalcı cephe!
Avrupa Birliği'ne üye bir ülkenin başkentteki...
Güneri CIVAOĞLU
Hamas taklası
Öyle bir "keskin" mantık ki... Ebemkuşağı gib...
Abbas GÜÇLÜ
Koç, eğitim ve bilişim çağı
Koç topluluğunun eğitime olan ilgisi öteden b...
Hurşit GÜNEŞ
Uçuşan fiyatlar baloncuk mu?
Petrol fiyatının varili 70 dolara dayanırken,...
Metin MÜNİR
Masonlar, yalanlar, geride kalanlar
Süleyman Demirel 1964'te mason olmadığına dai...
Faik ÖZTRAK
Dış borçlar cari açıktan daha hızlı artıyor
Bu hafta başında açıklanan şubat ayı ödemeler...
Hasan PULUR
Yabancı dil mi, yabancı dille eğitim mi?
İNSAN en umutsuz, en karanlık gününde birden ...
Derya SAZAK
SHP-HEP ittifakı
1991 seçimlerinde Doğu ve Güneydoğu illerinde...
Meral TAMER
Nükleercilere soru: Teknolojisi son 15 yılda eskimeyen sektör var mı?
Dün özel sektörün ağır toplarının da görüşler...
Güngör URAS
'Bonocular' madalya alıyor, 'mevduatçılar'ın ismi geçmiyor
Geçen yıl birikimlerini Hazine bonosu ile dev...
M. Ali BİRAND
Çok laf var hareket yok
Son 7 yılda bütün bunları unutmuştuk.

© 2006 Milliyet