Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Nisan 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Enerjide dünyaca ünlü iki isim nükleeri tartıştı
Türkiye nükleer enerjide model arıyor

Hükümet, nükleer santral kurulması için Sinop'u seçti. Ardından da yerli 14 büyük şirketin üst düzey yöneticileriyle bir araya gelerek, santralın hangi modelle yapılacağını tartıştı. Hükümetin önerisi risk ve kârın paylaşımını kapsayan bir model. Özel sektör temsilcileri ise ay içinde yabancı ortaklarıyla konuşup kendi modellerini önerecekler.

Evrim Ergin

'Devlet riski üstlenmesin, alım garantisi versin'
Prof. Dr. Nejat Veziroğlu
Türkiye'de hangi model uygulanmalı?
Reaktörler kesinlikle yabancı şirketler ve Türk ortaklarla yapılmalı ve teknoloji transferi şartı konulmalı. Devlet yapmamalı çünkü yatırım miktarı çok yüksek. Bu reaktörler arızalandığı zaman da tamir masrafları 100 milyon hatta 400 milyon dolar gibi rakamları buluyor. Devlet böylesine riskleri üstlenmemeli. Ayrıca yabancı şirketler, devleti, yaptıkları anlaşmalarla zarara uğratabilirler. Katiyen devlet bu işe ortak olmamalı. Devlet sadece burada elektrik almayı garanti etmelidir.

Nükleer enerjinin taşıdığı riskler nelerdir. Türkiye için iyi bir seçenek mi?
Nükleer enerji son derece temiz bir yakıt. Ayrıca riski yok denecek kadar az. Her tesisin bir riski vardır. Milyonda bir patlama riski olsa da, düşünülmeli. Türkiye'de kurulabilir, Sinop olabilir. Ama kesinlikle şehrin dışında kurulmalı. Çünkü radyoaktivite yayılabilir.

Geçmişte Çernobil'de kaza oldu. Bu alanda kötü bir örnek...
Evet, Çernobil kazası oldu ama Sovyetler Birliği'nin kullandığı teknoloji çok geriydi. Yeni teknolojiler artık riski çok aşağı seviyelere çekti. Batı teknolojisi çok büyük ilerleme kaydetti. Özellikle ABD, Kanada ve Fransızların elinde önemli teknolojiler var.

Nükleer tek seçenek mi?
Sanayileşmiş bütün ülkeler nükleer enerjiyi kullanıyor. Güney Kore, 1950'li yıllarda bizden çok daha geri bir ülkeydi. Toplam nüfusları Türkiye'nin yüzde 60'ı kadardı. Daha sonra iki önemli karar aldılar. Bütün gençleri okuttular. Şu anda üniversite mezunu sayısı Amerika'dan bile fazla. Ayrıca enerjiye yatırım yaptılar. Bol bol enerji ürettiler.
Şu anda 20 tane reaktörleri var, ikisi de inşa ediliyor. Türkiye bunları yapsaydı çoktan sanayileşmiş bir ülke olurdu. Ama yapamadığımız için geri kaldık.

Dışa bağımlılığı azaltmak
Türkiye'de şu aşamada sizce ne yönde adımlar atılmalı?
Türkiye için düşünüldüğünde, ne kadar çok enerji üretebilirse sanayileşme ve refah için o kadar iyi olacaktır. Bu nedenle Türkiye bir tane değil, birkaç tane nükleer reaktör yapımına birden başlamalı. Hatta 2 senede bir de yenisine başlamak gerekiyor.

Türkiye'de yapılacak bir nükleer santralın yapım süresi ve maliyeti ne olacaktır?
Bir nükleer santralın inşaası 7 ila 9 yıl sürer. Bunun maliyeti de en az 1.5 milyar dolara mal olur. Ama burada dikkat edilmesi gereken noktalar var. Türkiye uranyum ve toryum yatakları bakımından oldukça zengin. Hatta toryumda Hindistan'dan sonra ikinci sıradayız. Enerjide dışa bağımlılığı azaltamak açısından da bu girişim son derece önemli.

'Yöre halkına rağmen santral yapılmamalı'
Dr. Fatih Birol
Türkiye'nin enerji ihtiyacına bakıldığında, nükleer santral ne kadar önemli?
Türkiye'de elektriğe olan talep hızla büyüyor. Türkiye elektrik üretiminde ise yeterince kaynağa sahip değil. Giderek petrole ve doğalgaza bağımlı bir hale geliyor. Bu yüzden nükleer enerji Türkiye için çok ciddi ele alınması gereken bir opsiyon. Ayrıca, nükleer sanayiye sahip olan Türkiye'nin bölgedeki ağırlığı artacaktır.

Peki bu yatırımın Türkiye için zorlukları, sakıncaları yok mu?
Nükleer enerjinin tabii ki zorlukları da söz konusu. Öncelikle nükleer santrallar son derece pahalı. Orta boyutlu bir santral 3 milyar euro'ya mal oluyor. Bu büyüklükte bir yatırım Türkiye'de makro ekonomik dengeleri sarsabilir. Tabii bu yatırımı devlet yaparsa.

60 yılda, havuz dolusu atık
Pek çok ülkede nükleer santrallar kuluyor. Ama bu ülkelerde nükleere karşı protesto gösterileri var. Bu satralların çevreye zararı yok mu?
Bu alanda teknoloji çok gelişti. Hiçbir zararı yok diyebilirim. Ama tek sorun, atık. Orta büyüklükte bir nükleer santralın 60 yıl boyunca çıkarttığı atık bir olimpik yüzme havuzunu dolduracak kadardır. Bunun saklanması ve zarar vermemesi için mevcut teknoloji de vardır ve şu anda yeterlidir.

Hükümet İrlanda modelini önerdi, bu model nedir? Sizce hangi model tercih edilmeli?
İrlanda modeli kârın ve riskin paylaşıldığı bir model. Türkiye'deki özel sektör için çekici olduğunu umalım.
Nükleer enerjide Türkiye'de olmazsa olmaz şey bunun tamamının devlette olmamasıdır. Büyük sanayiciler işin içine girmeli. Bunun için de devlet baştan Hazine garantisi vermeli. Mutlaka da kârın ve riskin paylaşımı modeli uygulanmalı. Devlet uzun dönemli alım garantisi de verebilir. Ayrıca yakıt atıklarının nasıl arındırılacağı konusu çok önemli. Bu baştan çözümlenmeli. Tabii seçilecek teknoloji de gayet önemli.

Sinop doğru bir tercih mi?
Sinop doğrudur, yanlıştır diyemem. Ama seçilecek yer kriterlerlerini söyleyebilirim. Yerin stratejik olarak etüdü yapılmalı, suya yakın olmalı ve kurulacak yerdeki yöre halkı bu çalışmayı benimsemeli. Üçüncü saydığım koşul oldukça önemli. Bu konuda oradaki insanlar aydınlatılmalı. Yeni bir yatırım, istihdam yaratacak, bölgeye zenginlik katacak. Yurtdışı örnekler gösterilip çevreye zarar vermediğinin de anlatılması gerekiyor.
Santral yapımında teknoloji de tartışılan bir diğer konu. Hangi teknoloji tercih edilmeli?
Şu anda 3'üncü Kuşak dediğimiz teknoloji ile santrallar kuruluyor, bu seçilmeli. Önceki kuşaklar aynı elektriği daha fazla uranyumdan elde ediyor.

Nükleer santral modelleri
İrlanda modeli:
Devlet ve özel sektör riski ve kârı paylaşıyor. Devlet garantisi yok.
Amerika modeli:
Devlet tarafından satış garantisi verilerek özel sektöre tahsis ediliyor.
Finlandiya modeli:
Üretim hakkını özel sektör satın alıyor. Ödenen paralarla devlet santral kuruyor.
Fransa modeli:
Devlet ile özel sektör birlikte çalışıyor. Yatırımda devletin ağırlığı daha fazla.





EKONOMİ
Türkiye nükleer enerjide model arıyor
Lüks oteller fiyat indirimine karşı
Savunmaya yeni patron
TMSF, Antalya Limanı'nı satıyor
Samsung'da hedef 100 mağaza
Sanko'dan enerjiye 1 milyar dolar
Bakan Şener: 1954 doğumluyum böyle şey görmedim
Halkbank'tan KOBİ'lere kaynak






Güngör URAS
Savunma teknolojileri holding kuruluyor
Türkiye'de TSK (Türk Silahlı Kuvvetleri) ile ...
Yaman TÖRÜNER
Çiller dönemi Merkez Bankası (2)
Çiller, vatan sevgisini her şeyin üzerinde tu...


© 2006 Milliyet