Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Nisan 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ümit Boyner ve Gülben Ergen kadınlara uygulanan şiddete karşı el ele
"Şöhret böyle projelerle daha işe yarar hale geliyor"

Kadına Karşı Şiddeti Önleme başlığı altında çeşitli kampanyalar düzenleyecek KAGİDER'in başkan yardımcısı Ümit Boyner: "İnsanlar şiddet kelimesiyle birlikte anılmak istemiyor. Cesaret isteyen bir konu. Gülben Ergen'de bu projeyi taşıyacak cesareti gördük."

ASLI ÇAKIR

İşkadını Ümit Boyner ve sanatçı Gülben Ergen Türkiye'de "Kadına Karşı Şiddeti Önleme" başlığı altında artık birlikte çalışıyorlar. KAGİDER'in (Kadın Girişimcileri Derneği) kurucularından, onun yan kuruluşlarından Kadın Fonu'nun başındaki Ümit Boyner kadına karşı şiddeti önleme konusunda Türkiye'nin her yerinden projeler bekliyor. Maddi destek verecekleri bu projeler için bağış toplanması ve bu projelerin uygulanabilmesi için yapılacak kampanyaların yüzü olma görevi de Gülben Ergen'e düşüyor.
Buluştuğumuzda ikisi de çok neşeliydi. Çoktan kaynaşmışlar. "Poz vermesini hiç bilmem" diyen Boyner'e "Amma da bilmiyorsun, bak şu elin duruşuna, şu oturuşa" diyerek takılan Ergen de gerçekten heyecanlı. Böyle bir projede yer almak yüzüne renk getirmiş gibi.

Siz zaten kadınlarla ilgili projelere finansal kaynak sağlıyordunuz. Bu sefer sadece "Kadınlara Karşı Şiddeti Önleme" başlığı altında çeşitli projeler için bir çağrı yaptınız. Neden?
Ümit Boyner: KAGİDER'i kurduğumuzda Türk kadınının ekonomik hayatta karar verme mekanizmalarında daha etkili hale gelmesini istiyorduk. Bunu da girişimcilik yoluyla yapalım diye konuştuk. Girişimcilik niye ilerlemiyor deyince akla önce finansman kaynağının olmadığı geliyor. Fakat bunun ötesinde; bırakın girişimciliği, kadının karar verme mekanizmalarındaki rolü zaten erkeklerle aynı yerden başlamıyor.

Yani 30 bin avroya kadar bir bütçeyle destekliyorsunuz ama daha onu kullanacak eğitime, şartlara sahip olamıyor kadınlar...
Ümit B.: Ya da cesaret... Eğitim derseniz zaten Türkiye'de öncelikli bir sorun. Kadınlar ise okullaşma oranına baktığımızda zaten çok kötü bir yerde. Diğer taraftan Türkiye'nin kültürel yapısı var ki en zor çözülecek kısmı da budur. Çünkü kanun yapıyorsunuz fakat uygulamaya geldiğiniz zaman kültürel birtakım zorlamalarla uygulanamıyor. Bu tip şeyleri tartışan kadınlar da antipatik bir havaya sokuluyor. Erkek egemen bir toplumuz, böyle bir kültürel sorunumuz var daha baştan.
Şiddet geniş bir kavram. Sadece dayak değil, baskı da olabilir. Buluştuğumuzda, Gülben hanımla dedik ki ikinci proje çağrımızı yapalım fakat bu sefer sadece "Kadına Karşı Şiddet"le ilgili projelere destek verelim. Kadınları önce bu baskıdan kurtaralım.

Kim ilk adımı attı?
Gülben Ergen: Ben geldim. Meslek hayatımda, 16 yıldır yaptığım bütün işlerde karşımda Türkiyeli insanlar vardı. Ama benimle ilgili araştırmaların sonucunda görülüyor ki kadınların bana çok ilgisi var. Aslında son iki yıldır kadınlar için bir rol modeli teşkil ettiğimi düşünüyordum.
Ümit B.: Gülben hanım gibi halka mal olmuş sanatçılar sosyal projelerde yer almalı. Toplumsal dönüşüm diyoruz, bu noktada onların mesaj vermeleri daha etkili oluyor.
Ümit B.: "Avrupa'da ilk soru; Türkiye'deki kadının konumu"

İlk görüşmeniz nasıl geçti, birbiriniz hakkında ilk intibalarınız nasıldı?
Gülben E.: Tanışmadan önce de birbirimizi sevdiğimiz, saydığımız muhakkak ki böyle kaynaştık.

Ama Gülben Ergen size şiddete karşı bir projede çalışayım diye gelmedi.
Ümit B.: Şiddet konusunu biz ortaya attık. Aslında şiddet konusunu insanlar sevmiyor, böyle bir konuya sponsor olmak istemiyor. Yani cesaret isteyen bir konu ve biz Gülben hanımda o cesareti gördük.
Gülben E.: Şiddet kelimesinin yanına benim gülümseyen bir yüzümü koyup onun o şiddetini kıracağız inşallah.

Siz Ümit hanımdan daha çok uğraşacaksınız bazı şeylerle.
Gülben E.: Ben Ümit hanıma sormadan bir şey yapmayacağım.

Yani "Bir tokattan bir şey olmaz", "Kocam benden fazla kazansın" diyen ünlülerle... Bu konuya yakışmayan magazinel polemikler de çıkabilir belki.
Gülben E.: Her konuda oluyor bu magazinleştirme. Bunlar bizim dikkatimizi bölmeyecektir ki zaten ben çok alışkınım. "Erkek kadının bir adım önünde olmalıdır" diyen o kadar çok kişi var ki. Onların görsel medyadaki bu tavırları bilinçaltında yer ediyor. Tersini söyleyenler ise erkeğin önüne geçmek isteyen kadın muamelesi görüyorlar. İnsanların eşitliğini anladığımızda bunu da bir yarış olarak görmeyeceğiz.

Şiddet deyince Güneydoğu'daki töre cinayetleri de geliyor aklımıza.
Ümit B.: Destek verdiğimiz projeler oluyor Güneydoğu'da. Şiddet geniş bir konu. Sığınma evi de var bir ucunda, erkeklerin eğitilmesi de. Erkeklerin eğitimi hakkında bir proje geldi Erzurum'dan mesela.
Gülben E.: Erkeklerin eğitim aldığı bir toplantıya katılmak isterim. Çok ilginç.

Söylediğiniz gibi başka türlü bir şiddet var; baskı, izin vermeme, cesaretini kırma gibi. İlla fiziksel şiddet değil. O konularda eğitmek daha uzun bir zaman alsa gerek.
Ümit B.: Tabii bu, bugünden yarına olacak bir şey değil. Kadın kendini erkeğe karşı daha ikinci sınıf bir vatandaşmış gibi görebiliyor. Kadın çoğunlukla şiddeti hak ettiğini düşünerek yetiştiriliyor.

Avrupa Tanıtım Komisyonu'ndasınız. Sizin bu iki göreviniz de kesişiyor aslında.
Ümit B.: Bir yerde kesişiyor. Türkiye'nin negatif imajıyla ilgili Avrupa'da ilk sorulan sorulardan biri Türkiye'deki kadının konumu. Buradaki kadınlar dünyadaki kadınlardan çok daha kötü durumda değil. Ama töre cinayetleri, kadınların siyasette az yer alması gibi nedenler yüzünden ciddi soru işaretleri var kafalarında.
Gülben E.: "Kadınlara örnek olabileceğimi düşünüyorum"

Gülben hanım, siz örnek olacağınızı düşünüyor musunuz bu konuda?
Gülben E.: Kimse mükemmel değil elbette ama en azından çalışan, ayakları üzerinde duran bir kadın olarak örnek olabileceğimi düşünüyorum.

Başka ünlülere bu tip projelere destek olmaları açısından örnek olacağınızı düşünüyor musunuz?
Gülben E.: Bunu örnek olmak için yapmadım. Ben kendimi sorumlu hissettim. Ama mutlaka böyle şeyler artmalıdır. Şöhret burada daha işe yarar bir hale geliyor.

"Gülben hanımdan çok etkilendik"

Gülben Ergen'in bir sanatçı olarak böyle bir şey düşünmesi ve bize gelmesi çok önemli bir fırsat çıkardı önümüze. Bu projeyi taşıyacak insanın niyeti, yapacağı etki önemli. Biz kendisinden çok etkilendik. Zaten belli şeyleri düşünmüş ve planlamış olarak geldi.

"Bu iş her şeyden önemli"

Beş yıl önce belki de böyle bir projede yer alamazdım. Bu mesleğimle ilgili. Artık bulunduğum yerde, kaygılarımdan arınmış olmakla ilgili bir sağlamlık var. Şimdi böyle bir projeye daha çok yüreğimi koyabilirim. Tüm programımı buna göre ayarladım, bu iş her şeyden daha önemli.




PAZAR
"Evrensel sanat müziğine yakın olan biri katil olamaz!"
"Gerilim izleyicinin hoşuna gidiyor"
"Şöhret böyle projelerle daha işe yarar hale geliyor"
Bir daha olmasın!
Pilot zirvesi 46 yıl sonra yine Türkiye'de
"Bugüne dek hiçbir oyunumu izlemedim"
İstanbullu üç yeni plaja kavuşuyor
Mozart'ın kenti Viyana
İlk jean'ini 5 avroya sattı
Büyük şarkı evreni
Önce Otto'ya sonra kulübe
Mimar Sinan'ı andık mı?
"Ben neden yakalandım?"
Kozmik ilişkiler
Park Fora doğru yolda
Kadınlara zaafı olan ajan
İstanbul zaten bir kültür başkenti
Gıdaların iyileştirici gücü
Her sese sanal sahne
Bordo'da "Büyük yıl" coşkusu...





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Mılor
Nevsal Elevli
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet