Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Nisan 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sayın AKP'liler lütfen biraz 'cool takılın'

Başbakan Erdoğan için ABD'de söyledikleri nedeniyle Cüneyd Zapsu'yu en çok eleştirenlerden biri olan Yeni Şafak'ın başyazarı Koru, Erdoğan'a da 'cool' (serinkanlı) takılmayı tavsiye ediyor

ANKARA KULİSİ


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın çok unvanlı danışmanı Cüneyd Zapsu'nun (Özel danışman, Genel Başkan Veri Koordinatörü, AKP MKYK üyesi) Washington'daki American Enterprise Institute (AEI) adlı araştırma kuruluşunda yaptığı konuşma, geçen hafta siyaset gündeminin en çok konuşulan konularından biriydi.
Zapsu'nun Amerikalılara Erdoğan'dan yararlanmaları tavsiyesinde bulunurken "Onu kullanın" dediği bu konuşma yalnız parti organlarında değil, AKP'ye yakın kanaat önderleri arasında da derin bir tartışmanın fitilini ateşledi.

Eleştiri yazıları
Bu kesim içinde Zapsu'ya eleştiri oklarını yöneltenlerin başında hükümete yakın Yeni Şafak gazetesinin başyazarı Fehmi Koru geliyordu. Koru, Zapsu'nun ABD gezisini "Hesabını Kim Ödeyecek?", "Çirkin Bir Oyun Oynanıyor", "Cool Takılmak" başlıklı tam üç ayrı yazıyla eleştirdi.
Fehmi Koru'nun başlıca eleştirisi, Zapsu'nun 'Neo-Conlar'ın bütün ağır toplarının bir araya geldiği AEI adlı araştırma kuruluşunu muhatap kabul edip buraya konuşma yapmaya gitmesiydi.
Yeni Şafak başyazarı, Zapsu'nun konuşmasında kullandığı ifadelerden de rahatsız olmuştu. "Türkiye'nin Başbakan'ından Washington'da saygısızca söz ediliş biçimi"ne değinen Koru, bunu "kabul edilebilir ölçüleri zorlayan bir durum" olarak nitelendirdi.
Şu sözlerinden Koru'nun Zapsu'ya attığı çiziklerin sayısının bir hayli fazla olduğu ortaya çıktı:

Sözler ve çizikler
  • Bazı AKP'lilerin anlaşılması çok güç bir AEI takıntısı var. ABD'de en azılı savaş yanlılarının yuvalandığı kurumdur AEI. Nedense, AEI'de yuvalanmış güruhun önünde günah çıkartmayı bir yol ve yöntem görüyor bazı AKP'liler.
  • AKP'nin Amerika takıntısı yeni değil. ABD'nin (daha doğrusu Neo-Con takımının) gönlünü yüce tutma yanlısı olanlar, AKP'nin bütününü ya da kurumsal kimliğini temsil edenler değil, içindeki küçük bir çekirdek...


  • Hep aynı kişiler
  • 2002'deki anlamsız Washington çıkarmasını planlayanlar onlardı. Daha başbakan unvanını taşımıyorken Erdoğan'ı Richard Perle gibilere muhatap edenler de aynı kişilerdi. 1 Mart tezkeresinin geçeceği sözünü de aynı muhataplara aynı kişilerin verdiği anlaşılıyor.

  • AEI çatısı altında yuvalanmış azılı tiplerin önüne çıkıp hesap verme girişimi de öyle anlaşılıyor ki, aynı çizginin bir devamı. AKP "cool" (serinkanlı) takılmayı ne zaman öğrenecek?
    Özetle, Fehmi Koru, Erdoğan'a "Zapsu'ya takılmayın, cool takılın" tavsiyesinde bulunuyor.

    İngiliz elçinin çifte heyecanı

    İngiltere'nin yeni Ankara büyükelçisinin Nicholas Graham Faraday Baird olacağının resmen açıklanmasının ardından gözler selefi Peter Westmacott'a çevrildi. Westmacott, Ankara'ya Ocak 2002'de üç yıllığına gelmişti. Ancak Londra, Türkiye'nin AB ile tam üyelik müzakerelerinin önemi nedeniyle büyükelçiyi Ankara'da bir buçuk yıl daha tuttu.
    Westmacott, önümüzdeki ekim ayına kadar büyükelçilik görevini sürdürecek. Daha sonra merkeze mi çağrılacağı yoksa İngiltere açısından kritik başkentlerden birine mi gönderileceği şu anda belli değil.

    Yalıkavak'ta ev aldı
    Kesin olan tek şey, Westmacott ve eşi Susan Nemazee'nin, kısa süre önce aldıkları bir karar sayesinde Türkiye ile bağlarının bundan sonra hiç kopmayacağı.
    Westmacott çifti hayran kaldıkları Bodrum'da tatillerde ve emeklilik döneminde kullanmak üzere yazlık satın aldı. Westmacott'lar, boş zamanlarında Yalıkavak'ta "borçlanarak" aldıkları, henüz bitmemiş iki katlı evin tadilatıyla uğraşıyorlar. İstedikleri özelliklere sahip evi bulmalarında kendilerine yardımcı olan Yalıkavak Belediye Başkanı Mustafa Saruhan'a da minnettarlar.
    Ankara'dan tanıdıkları birçok Türk ve yabancı dostun tatillerini Bodrum koylarında geçiriyor olması da kararlarını etkilemiş. Westmacott, Yalıkavak'ta ev alma gerekçesini diplomasi muhabirimiz Utku Çakırözer'e şu sözlerle izah etti:

    İlk torunu doğdu
    "Türkiye'deki dört yılım profesyonel olarak çok verimli ve faydalı geçti. Susan ve ben ülkenizin geleceğine güven duyduğumuz ve buradaki dostlarımızla güzel ilişkilerimizi sürdürmeye kararlı olduğumuz için, kendi geleceğimiz için yatırımımızı buraya yapma kararı aldık."
    Yalıkavak'taki ev, 5 yıldır evli çiftin önceki evliliklerinden olan 4 çocuğu için de ikinci adres niteliği taşıyacak. Bu arada habere verelim: Westmacott da "Dedeler Kulübü"ne katıldı.
    Westmacott çifti, yazlığın maskotu ve en gözde ziyaretçisinin kızları Laura'nın bir ay önce dünyaya getirdiği ilk torunları Max olacağından şüphe etmiyor.

    Başkan Tuğcu'ya 'alıştırma dersi...'

    12 Nisan günü, mezunlarından cumhurbaşkanı çıkaran Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde (AÜHF) geleneksel Ceride-i Kantar ödülleri sahiplerini buldu. Fakülte öğrencilerinin "yılın hukukçusu" seçtiği kişi, Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu'ydu.
    Türkiye'nin ilk kadın Anayasa Mahkemesi Başkanı, ödülünü fakülte dekanı Prof. Lale Sirmen'in elinden aldı. Tuğcu ile birlikte ödül alan bir başka isim, "Yüzyılın Aşkları" belgeseli ile gazetemiz yazarı Can Dündar'dı.
    Tören, Tülay Tuğcu için oldukça duygulandırıcı bir ortamda geçti. 1965 yılında mezun olduğu üniversiteye tam 41 yıl sonra Anayasa Mahkemesi Başkanı olarak dönerken zaman tünelinde anılarla dolu bir yolculuğa çıkmış oluyordu Tülay Tuğcu.

    'Başbakan gibiydik'
    Tuğcu, ödülünü aldıktan sonra yaptığı konuşmada meslek yaşamında pek çok seçimi kazanmanın "hazzını yaşadığını" söyledikten sonra, "ancak" diye ekledi:
    "Öğrencilerin oylarıyla verilen bir ödülü almanın hazzı bambaşkaymış. Bu ödülle yaşadığım sıkıntı, zorluk ve stresin boşuna olmadığını anladım..."
    Tuğcu, öğrencilik yıllarıyla ilgili anılarını da anlattı, örneğin en çok zorlandığı dersin istatistik olduğunu belirtti. Üniversite yıllarında politik duruşunun kuvvetli olduğunu da hissettiren Tuğcu, "O zaman hepimiz birer başbakan gibiydik, her gün memleket sorunlarını tartışırdık" dedi.

    'Davacı bayıldı'
    Parti kapatma dahil çok önemli kararlara imza atan Anayasa Mahkemesi'nin başkanlık koltuğunda oturan Tuğcu, dava sonuçlarını muhataplarına "alıştıra alıştıra" söylemek gerektiği tecrübesini nasıl edindiğini de "aklından çıkmayan" şu anısıyla dile getirdi:
    "Danıştay raportörüyken istiklal madalyalarıyla ilgili bir dava gelmişti. Yaşlıca bir bey gelip 'Ne oldu bizim dava' diye sordu. Ben de 'Amca davayı kazandın' dedim, düştü bayıldı. Bu bana ders oldu, alıştırarak söylemek lazım."
    Anayasa Mahkemesi'nden çıkacak kritik kararları bekleyenlere duyurulur.




    SİYASET
    'HEP'le ilk anlaşan Erdoğan'ın partisiydi'
    AKP'de Hatay krizi bitmiyor
    Kendi ayaklarına kurşun sıkıyorlar
    Sayın AKP'liler lütfen biraz 'cool takılın'






    Olay Yaratan Şemdinli İddianamesi (PDF) (DOC)

    Taha AKYOL
    Özal neden hâlâ gündemde?
    TURGUT Özal vefat edeli 13 yıl oldu, hâlâ kar...


     AB Ulusal Programı (Giriş ve Siyasi Kriterleri)


     AB - Katılım Ortaklığı Belgesi
     Kopenhag Kriterleri

    © 2006 Milliyet