|
Çiller dönemi Merkez Bankası (2)
Çiller, vatan sevgisini her şeyin üzerinde tutan birisiydi. Onun bu yöndeki davranışlarına çeşitli vesilelerle şahit oldum. Özellikle, yabancılar üzerinde çok etkili olan ama Türkiye'de fark edilemeyen konuşmaları vardı. Şahit olduğum konuşmalarının hepsi çok başarılı ve ikna ediciydi.
Çiller, Hazine'ye müdahale etmiş olabilir ama Merkez Bankası'na hiç etmedi. Bana sormadan, hiçbir başkan yardımcısı ataması yapmak eğiliminde bile olmadı. Ancak, bir koalisyon hükümeti vardı ve banka meclisi üyeliklerine, her zaman olduğu gibi hükümetçe atama yapıldı. Çiller'i Başbakan ve DYP Genel Başkanı olarak hemen her konuda haklı buldum.
Benim DYP'den ayrılmam, sadece onu ve partiyi korumak için oldu. Hatırlarsanız, Çiller'in o zaman istediği özelleştirmeleri yapmasına izin verilseydi, Türkiye'nin iç ve dış borç sorunu kalmayacaktı.
Çiller dönemi için sonradan rakamlar konuştu. Ankara Ticaret Odası'nın Çiller'in gidişinden çok sonra yaptırdığı ekonomik karşılaştırma araştırması, onun Başbakanlığı döneminde rakamsal olarak, her konuda Cumhuriyet döneminin en iyi performansının sağlandığını gösteriyor.
Çiller'in tek şanssızlığı bayan, eleştiriye açık ve bizim hazır olduğumuzdan çok daha Batı'ya dönük olmasıydı. Hakkında Cumhuriyet tarihinin en acımasız eleştirileri yapıldı.
Bizim arkadaş, Çiller'i sevmez. Çünkü, Çiller'le birlikte, Ankaralı gazetecilerin bürokratlarla bir olup siyasetçileri yönetme devri de bitmeye başladı. Beni de, bir bu yüzden, bir de Saracoğlu'na yaptığımı sandığı şeyler yüzünden sevmez. Arkadaşın Saracoğlu ile olan ilişkilerini bilmeyen yok. Arkadaş, benim zamanımda bazı bankalara ayrıcalık yapıldığını söylüyor. Yapılmadı. Benden sonra, benim işlemlerim hallaç pamuğu gibi atıldı. Bankacılıkta her işlem nettir. Ya vardır, ya yoktur.
Arkadaş, benim dokunulmazlık almak için milletvekili olduğumu söylüyor. Ben milletvekili olmadım, yapılmadım. Seçildim.
O zamanki gazeteler benim seçilmesi çok güç olan yerden konulma durumumu manşetten verdiler. Sadece 7 milletvekili çıkaran Afyon'da DYP'den 3. sıradaydım. Milletvekili olana da dava açılamaz değildir. Sadece, açılan dava varsa, dönem sonuna ertelenir.
Ben ikinci kez milletvekili olmadım. Zaten, şimdiye kadar hiçbir konuda hakkımda açılmış bir dava da olmadı. Bakanlık yaptım. Merkez Bankası Başkanlığı yaptım. Borsa Başkanlığı yaptım. 29 yıla yakın devlet hizmetim oldu. Arkadaşı Saracoğlu ile ben tanıştırmıştım. Onun için iyi oldu.
Gelelim, Saracoğlu olayına. Ben Borsa Başkanı, Saracoğlu Merkez Bankası Başkanı iken, arkadaş bana geldi. O zaman dostuz. Öğle yemeği yedik. Birkaç gün sonra, beni arayıp "Saracoğlu için yazılmış olan mektup sizin oradan yazılmış" dedi. Meğerse, Başbakan Demirel'e Saracoğlu'nu şikâyet eden bir mektup yazılmış ve bizimki de bu mektubu araştırmak için borsaya gelmiş.
Bu görevi kimden almış bilmiyorum ama araştırma yaptığına göre mektubu görmüş. Böyle bir mektubu ona kim göstermiş? Bilmiyorum. Başbakan, mektup üzerine Saracoğlu'na soruşturma açtırmış. Oysa, ben böyle bir mektubu ne yazdım, ne gördüm.
Bu mektubu ben de merak ettim. Merkez Bankası Başkanı iken de, istememe rağmen göremedim. Sadece, Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun raporunu gördüm. n Devamı var
ytoruner@milliyet.com.tr
|
|