Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 18 Nisan 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"Evrensel sanat müziğine yakın olan biri katil olamaz!"

ŞEFLERİ Rengim Gökmen onlar için böyle diyor. 63 çocuğun yer aldığı Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası yarın ilk konserini verecek. Gökmen, Türkiye'deki 11 konservatuvardan seçilen çocuklardan bazılarının uluslararası alanda kariyer yapabileceğini söylüyor.

FİLİZ AYGÜNDÜZ

Yaşları 10 ile 15 arasında değişen ve Türkiye'deki 11 konservatuvardan seçilen tam 63 çocuk, Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası adıyla yarın verecekleri konsere hazırlanıyor. Sıkı bir kamp dönemi geçiren çocuklar, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri çerçevesinde TİM Maslak Showcenter'da saat 11.00 ve 15.00'te iki ayrı konser verecek.
Doğuş Grubu'nun sanata ve sanatçıya destek programı kapsamında oluşturulan bu orkestra, dünyanın dört çocuk senfoni orkestrasından biri olarak gösteriliyor.
Bu çok özel orkestranın yönetimini üstlenen ve Türkiye'nin önde gelen orkestra şeflerinden devlet sanatçısı olan Rengim Gökmen ile son provalar sırasında görüştük.

Bir çocuk senfoni orkestrası kurma fikri nasıl doğdu?
Eylül 2005'te eski Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman telefonla aradı ve "Çocuk senfoni orkestrası fikrine ne dersin?" diye sordu. Daha önce, D-Marin Turgutreis Uluslararası Klasik Müzik Festivali sırasında sayın Yalman, Doğuş Grubu ve müzik yazarı Kemal Küçük, toplumun ilgisinden hareketle, çocuklarımızla bir senfoni orkestrası oluşturamaz mıyız sorusunu ortaya atmışlar. Paşam da bunu yapsa yapsa Rengim yapar diyerek bana iltifatlı bir yaklaşımda bulunmuş.

Çocukları nasıl seçtiniz?
Orkestranın genel sanat koordinatörü Kemal Küçük, bütün devlet ve özel konservatuvarlarımıza bilgi verdi. Bu oluşumda yer almak isteyen öğrencilerin birer kayıt örneği göndermeleri istendi. Dinlenenler arasından uygun olanlar direkt ya da ikinci bir elemeye tabi tutularak seçildi ve orkestra oluşturuldu.

"Teknik düzeylerine baktık"

Seçilen 63 çocuğun ne gibi özellikleri var? Dahi, çok yetenekli, harika çocuk; onları nasıl tanımlarsınız?
Müziği seven ciddi çocuklar... Ben çok yetenekli tanımına katılırım ama harika çocuk kavramında onlarla diğerleri arasında çizilen çizgiye katılmam. Herkes müzik yapabilir. Herkes çok üst düzeyde piyano çalabilir. Ama İdil Biret'in iki senede çaldığı piyanoyu, bir başkası 200 senede çalacağı için ömrü yetmez. Yetenek denen şey budur. Orkestradaki çocuklarımız, harika çocuk ölçülerine göre seçilmedi; teknik düzeyleri bakımından bu orkestrada çalabilirler mi diye baktık.

Bu tip projelerin çoğalması için başka neler yapılabilir?
Yerel yönetimlerin de kendi illerinde kültür kurumlarına yatırımlar yapmaları, salonlar inşa etmeleri ve oralarda insanlara üst kültür kimliklerini tanıtmaları gerektiğini düşünüyorum. Evrensel sanat müziğine yakın olan biri, psikopat değilse, katil olamaz. Bunu iddia ediyorum. Bu insanlar hayvansı içgüdülerle, uygarlaşmamış kimlikler olarak kalamaz. Dolayısıyla evrensel sanat müziği, uygarlaşmanın doruk noktasıdır.

"En büyük mutluluk"

Nedir evrensel sanat müziği?
Bu müzik, bütün çağlar boyunca gerçek anlamda insanoğlunun kendisini en üst sanat düzeyinde seslerle ifade ettiği, yerel ve dönemsel değerlerin tamamen dışına taşmış bir müzik. Yani benden 100 sene sonraki insanlara da belli bir kültür düzeyine ulaşmış olup Japonya'da ya da Afrika'da yaşayanlara da aynı şeyi ifade eden bir müzik. Klasik müziği de içeriyor ama yalnız klasik müzik demek değil. Caz da yerellikten çıkıp kendisine açtığı kanalla evrensel sanat müziği içinde bir yer edinmiştir.

"Vivaldi dinlerken annemin sözlerinin ılıklığını duydum"


Projenin amaçlarından biri de Fazıl Saylar, İdil Biretler çıkarmak... İçlerinde böyle yetenekler var mı?
Üç-dört tanesi, gerçekten yaşlarının çok ötesinde, uluslararası kariyer yapabilecek niteliklere sahip.

Bir diğer amaç da Anadolu'daki çocuklara klasik müziği, bu orkestradaki çocuklar aracılığıyla tanıtmak, sevdirmek. Projenin bu anlamda amacına ulaşma şansını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Öncelikle orkestradaki çocuklarımızın bu işi çok severek yaptıklarını görüyorum ki bu sevgi de dışarıya yansıyor. Bu yansıma izleyiciyle aralarında bir sempati ilişkisi yaratacaktır.

Anadolu'daki çocuk dinleyicilerin müzik zevkine güveniyor musunuz? Ya onlar da, meşhur hikayedeki gibi konserlerinizi "zulüm" olarak değerlendirirse...
İzmir Devlet Senfoni Orkestrası'nda 14 yıldır müzik direktörü olarak çalışıyorum. Zaman zaman Anadolu'da, Karadeniz'de, çevre köylerde konserler verdik. Bademler köyündeki bir konserde hayatında ilk defa "Vivaldi Viyolensel Konçertosu"nu dinleyen bir çocuğa, TV muhabiri ne anladığını sordu. Çocuğun cevabı şöyle oldu: "Bazen yaramazlık yaptığım zaman babam kulağımı çeker. Ağlamaya başladığımda annem gelip de üzülme evladım o babandır bazen döver bazen sever dediği zaman içimi bir ılıklık kaplar. Bu ılıklığı duydum, ben o müziği dinleyince..." Ben güveniyorum o çocuklara.

17'sinde verilecek konserde hangi parçaları çalacaklar?
Gluck'ün "Iphigenia Uvertürü"nü, Schubert'in "Bitmeyen Senfoni"sini, Bizet'nin "Carmen Süiti"ni çalacak, Max Bruch'un "1 No'lu Keman Konçertosu"nda dünyaca ünlü bir solist olan Alexander Markov'a eşlik edecekler. Ama bu etkinlik kuru bir konser olmaktan ziyade çocuk izleyicilerle alışveriş halinde geçecek. Onlara orkestra sazlarını tanıtacaklar. Birtakım sürprizler de olacak.

Çocuklar ne dedi?

Erkmen Karagül (Viyola-Antalya Devlet Konservatuvarı)
Senfoni orkestrasına seçilmem büyük bir gurur. Müziğe vediğim emeğin karşılığını gördüm diye düşünüyorum. Anadolu'da vereceğimiz konserlerde zor şartlarda büyüyen yaşıtlarımızın klasik müziği tanımalarına aracı olacağız.

Keti Tigashvili (Obua-Mersin Devlet Konservatuvarı)
Seçmelerde biraz heyecanlıydım, kazandığımı öğrenince çok mutlu oldum. Bu yaşta Rengim Gökmen gibi bir şefle çalışmak çok güzel. Çocukların, bizi dinleyerek klasik müziği seveceğine inanıyorum.

Burçe Sokulu (Trombon-İstanbul Devlet Konservatuvarı)
Kazanacağımı tahmin ederek girdim seçmelere. Çünkü bizim yaşlarımızda çok fazla tromboncu bulunmuyor.
Bizi dinleyen çocukların, vereceğimiz konserlerden sonra en azından bir enstrüman çalmaya hevesleneceğini düşünüyorum.




PAZAR
"Evrensel sanat müziğine yakın olan biri katil olamaz!"
"Gerilim izleyicinin hoşuna gidiyor"
"Şöhret böyle projelerle daha işe yarar hale geliyor"
Bir daha olmasın!
Pilot zirvesi 46 yıl sonra yine Türkiye'de
"Bugüne dek hiçbir oyunumu izlemedim"
İstanbullu üç yeni plaja kavuşuyor
Mozart'ın kenti Viyana
İlk jean'ini 5 avroya sattı
Büyük şarkı evreni
Önce Otto'ya sonra kulübe
Mimar Sinan'ı andık mı?
"Ben neden yakalandım?"
Kozmik ilişkiler
Park Fora doğru yolda
Kadınlara zaafı olan ajan
İstanbul zaten bir kültür başkenti
Gıdaların iyileştirici gücü
Her sese sanal sahne
Bordo'da "Büyük yıl" coşkusu...





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Mılor
Nevsal Elevli
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet