Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Nisan 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Semih


Türkiye Kupası Yarı Final maçı oynanıyor. Ama oyun Fenerbahçe'nin de, Denizli'nin de antrenman maçlarından daha temposuz ve hafif geçiyor. Denizli 3 gün önce hiçbir iddiası olmayan ve 5 eksikle sahaya çıkan Vestel'in temposunun yarısında değil.
Bu işte bir acayiplik var ve bu "ligde düşmemeye oynuyorlar, bu maçın onlar için bir önemi yok" fikriyle açıklanamaz.
Bir takım ben bugün ısırmadan temposuz oynayayım, hafta sonu vites yükseltirim diyebilir mi? Bir takımın hamurunda tempo ve sertlik ya vardır ya yoktur.
Dünkü maçın birkaç oyuncu dışında anlattığı aslında bu.
Alex Alves ve Fatih Egedik Denizli'de, sakatlanana kadar Kemal, Yozgatlı ve Semih diğer tarafta. Bir şeyler yapmaya çalışanlar bunlar.
Beni asıl şaşkınlığa uğratan bu risksiz maçta bile risk almayan Mahmut Hanefi ve Gökhan Gürsoy. Delicesine oynayıp her türlü riski alarak kendilerini en azından seyredenlere ispatlamaları, bir soru işareti yaratmak için gayret göstermeleri gerekmez mi?
Dün Fenerbahçe'nin gollerini atan oyunculara ayrı bir parantez açmak gerekiyor.
Dün sahaya kaptan çıkarak kariyerinin hayret verici tezatlarından birini daha sergileyen Semih üzerinde çok konuşmak lazım.

Ligin gizli kralı
Semih ükenin nadir klasik santforlarından biri. Dakika başına attığı gol sayısıyla ligin gizli kralı. Hatta bir adım ileri gidiyorum dünya çapında bir golcü pırıltısını taşıyor.
Dün de çabasıyla ve gol vuruşu becerisi, sürekli konsantrasyonu, hep doğru yerde olabilmesiyle Fenerbahçe'nin en iyisiydi. Milli takımı zorlaması, Avrupalılar'ın onu izlemesi gerekirken, 'Nobre mi Anelka mı?' tartışmalarında bile figüran kalışı ne acı.
Ve Yozgatlı... Fenerbahçe'ye transferinden bu yana 4-4-2'de klasik sağ açık olduğu her maçta vasatın üzerine çıkan bu adam hem teknik, hem ciğer, hem de oyun cesareti açısından ülkenin en iyilerinden biri. Fenerbahçe böyle oynayacaksa, Yozgatlı bu bölgenin 1 numarasıdır. Anelka bu bölge için onun yedeği dahi olamaz. Biliyorum isimlerin ağırlığı var.
Ve Anelka da gerçekten çok büyük bir isim ama burada konumuz yere göre yeterlilik. Yozgatlı'nın iki yönlü yeterliliği burası için 1 numarayı ona veriyor. Ve eğer Fenerbahçe, Galatasaray'ı zayıf olduğu yerden, orta sahadan vurmak istiyorsa Yozgatlı'yla oynamalı. Toparlayalım.
Bu takımda özellikle içeride oynanan maçlarda Semih ve Nobre santrfor seçenekleridir. Anelka ancak dışarıda oynanan kontr oyunlarında bir numaralı seçenek olabilir.
Fransız yıldızın yeri ise dolu. Bu oyun sisteminde onun yer mücadelesi Alex'le olabilir. Dedim ya ismi ağır ama futbolu değil. Ve bu oyun, kariyer kitapçıklarında değil, sahada oynanıyor.

mdemirkol@milliyet.com.tr




SPOR
Derbiye kısa mesaj: 3-0
Kartal'da köşe kapmaca
Hakan yoğun bakımda!
Anderlecht kancası
Hido 32 sayı attı, Memo 17'de kaldı
Barça, Milan'ı evinde vurdu: 0-1
2006'ya doĞru
Haber turu...
Semih
Saygılar
Derdimiz, derbi!
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mehmet DEMİRKOL
Semih
Türkiye Kupası Yarı Final maçı oynanıyor. Ama...
Rıdvan DİLMEN
Saygılar
Denizli'de 15 gün önce oynanan ilk maçta takı...
Atilla GÖKÇE
Derdimiz, derbi!
Turkcell Süper Lig'in şampiyonunu arıyoruz......



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98
© 2006 Milliyet