Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Nisan 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Derdimiz, derbi!


Turkcell Süper Lig'in şampiyonunu arıyoruz... Adresler belli: Üç adet derbi!
Cumartesi günü Saracoğlu'nda oynanacak Fenerbahçe - Galatasaray, derbisi şampiyon takımı büyük ölçüde belirleyecek bir final özelliği taşıyor...
Sanki 18 takımdan 16'sı yok da, meydan ikisine kalmış gibi... Koca maratonun içinde ötekilerin arasından sıyrılıp " Ya sen ya ben " durumunda bir düello ortamı oluşturuyorlar...
Öteki 16 takımın bu düelloda artık çok az, çok küçük rolleri kaldı...
O çok küçük rollerin olabildiğince en büyüklerini de " alt derbiler " oluşturuyor.
Yani, taraflardan birinin şampiyonluk iddiası filan çoktan bitmiş derbiler bunlar...
Trabzonspor - Fenerbahçe ve Beşiktaş - Galatasaray derbileri...
Derbi kavramı bizim futbolumuzda batıdaki örneklerinden farklı anlamlar kazandı...Batıda aynı kentin takımları arasındaki çekişmeyi tanımlayan " derbi ", bizde şampiyonluk kazanmış dört takım arasında dar bir alana sıkıştı. Trabzonspor İstanbul dışında olmasına rağmen derbi kapsamına alındı. Buna karşılık Kayserispor, Erciyesspor maçı da bir derbi olmasına rağmen, Dörtler'in heyecanını yaratamadı.
Elbette çok renkli, çok zevkli, çok keyifli, son zamanlarda da çok gergin derbilere tanık olduk... Futbolun üst düzey rekabet ortamında favorilerin kaybettiği, tahminlerin gerçekleşmediği maçları izledik... Yıldızların parladığı ya da söndüğü derbileri de gördüğümüz gibi...
Son yıllarda derbi maçlardan sıkılır oldum...
Tüm statları taraftarların eşit olarak paylaştığı o eski günler geride kaldı artık... Ev sahibi seyircinin azınlıktaki konuklara düşman gibi baktığı yeni arena anlayışını sevmiyorum.
Yönetici demeçleri, kendilerinde takım yazarlığı misyonu (!) vehmeden arkadaşların topuzu kaçmış kantarları, hemen her derbide hakemi sırat köprülerine getiren anlayış, futbol keyfimin canına okudu... Dahası derbi maçın sonucunu " ölüm kalım " meselesi olarak algılayanlar da derbilerin çanına ot tıktı...
Cumartesi günü Kadıköy'de Fenerbahçe-Galatasaray maçını hangi duygularla izleyeceğimi bilemiyorum...
Sahadaki oyundan keyif almak, tarafların rakibe atacağı gole endekslenince bana pek bir şey kalmıyor doğrusu... Her şeyin rakamla, skor tabelasıyla ifade edildiği, arada bütün futbol cinliklerinin, becerilerin, çalımların, driplinglerin bellekte hiç iz bırakmadığı bu yavanlaştırılmış rekabet anlayışından pek tat alamadığımı da itiraf etmem gerekiyor...
Elbette sahadaki her takıma, her futbolcuya ve her hocaya saygı duyuyorum.
Bu haftaki derbinin özelinde iki takımın da şampiyonluğa layık olduklarını düşünüyorum...
Güle güle oynasınlar... Çok çaba gösterdiler, çok emek verdiler... Çok çalıştılar! Şampiyonlar Ligi'nde bize coşku versinler, heyecan yaşatsınlar!
Şampiyonluk her ikisinin de hakkı... Ama o tacı sadece biri takacak ve biz her ikisini de alkışlayacağız.
Futbolu oyun değil, savaş olarak görenlere... O masum oyunu iktidar çatışmasının aracı olarak kullananlara itiraz ediyorum...
Derbiler bizim futbol kültürümüzün şenliği olmalı...
Derbiler, derdimiz olmamalı!

Vurun Rüştü'ye!

Eski ağabeyleri, ustaları alınıp darılmasın. Türk Futbol Tarihi'nin gelmiş geçmiş en büyük kalecisi Rüştü Reçber'dir...
İtirazları kabul etmem...
Kimseyle mukayese etmem...
Oynadığı uluslararası maç sayısına bakın... Milli maçlarda, Avrupa Kupaları'nda sergilediği performansı hatırlayın... Avrupa Şampiyonası çeyrek finalinden (2000) Dünya Kupası üçüncülüğüne (2002) kadar eldivenleri hep Rüştü giydi...
Fenerbahçe'de zaferlere de ortak oldu, hezimetlere de...
Hiç hak etmediği davranışlara, tepkilere, yumruk ve tekmelere hedef oldu, ama asla küsmedi...
Manisa'daki 5 gollü Vestel yenilgisinden sonra en başta da Fenerbahçeli dostlar yerden yere vuruyor Rüştü'yü... Onu ağır yenilginin birinci derecede sorumlusu olarak gösteriyorlar. Başa gelen her aksilikte, her kıyamette bir günah keçisi kurban arayan kültürümüz, sunağa şimdi de Rüştü'yü yatırıyor.
Fenerbahçe'nin yediği beş golde Rüştü en çok takım arkadaşları kadar hatalıdır... Servet kadar... Luciano, Önder, Serkan, Ümit Özat... Ya da Aurelio ve Appiah kadar... Tuncay kadar hatalı...
Bazen kaleciler, inanılmaz kurtarışlarıyla sadece golü önlemezler, maçı da kopartırlar... Rüştü'nün kariyerinde böyle çok kurtarışlar var.
Manisa'da kurtarıcı değildi, o kadar!
O'nu " yok edici " olarak gören zihniyet yok edilmeli!

MHK'nın zor seçimi

Merkez Hakem Kurulu Başkanı Mustafa Çulcu, Cumartesi derbisi için ellerinde en az 10 aday hakem bulunduğunu , karar vermekte zorlandıklarını söylemiş...
Bu sezon her şeye rağmen yıldızı parlayan, özellikle son haftalarda beklenenin üzerinde başarı gösteren hakemler var... Seçmek gerçekten zor...
Kimi, sahada her iki takıma da kurallar çerçevesinde sevgi ve anlayış gösterecek bir hakemin derbide görev alması gerektiğini söylüyor... Selçuk Dereli ve Fırat Aydınus birer şefkat örneği...
Bir de Serdar Tatlı var... Asık suratlı ve otoriter...
Ben Tatlı'dan yanayım...
Kriterim de " güven duygusu "... Genç hakemler hiç alınmasın ama, bugün Türkiye'nin en güvenilir hakemi Serdar Tatlı'dır...
Keşke Mustafa Çulcu devam etseydi...
O hem müşfik, hem de güvenilir bir hakemdi!

F.Bahçe'nin "Barış" adımı

Fenerbahçe Spor Kulübü, dün Türkiye Futbol Federasyonu'na 1 milyon Euro'yu yatırarak Deniz Barış'ın lisansını askıdan kurtardı...
Galatasaray maçı öncesinde stratejik bir hamle yaparak soruna geçici çözüm buldular... Para TFF kasasında yatacak... Mahkemenin alacağı karara göre hak sahibine (Gençlerbirliği ya da Fenerbahçe) gidecek.
Para emanette... Deniz sahada...
Sorun şimdilik askıya alınmış görünüyor.
İyi güzel de... Fenerbahçe'nin bugüne kadar sergilediği ısrarcı ve inatçı tutumun izahı ne ?

agokce@milliyet.com.tr




SPOR
Derbiye kısa mesaj: 3-0
Kartal'da köşe kapmaca
Hakan yoğun bakımda!
Anderlecht kancası
Hido 32 sayı attı, Memo 17'de kaldı
Barça, Milan'ı evinde vurdu: 0-1
2006'ya doĞru
Haber turu...
Semih
Saygılar
Derdimiz, derbi!
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mehmet DEMİRKOL
Semih
Türkiye Kupası Yarı Final maçı oynanıyor. Ama...
Rıdvan DİLMEN
Saygılar
Denizli'de 15 gün önce oynanan ilk maçta takı...
Atilla GÖKÇE
Derdimiz, derbi!
Turkcell Süper Lig'in şampiyonunu arıyoruz......



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98
© 2006 Milliyet