Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Nisan 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
90'lı yıllara dönüş

Terörle Mücadele Yasası Tasarısı'na, Anayasa Mahkemesi'nin 1992'de iptal ettiği, terörle mücadele eden güvenlik güçlerinin tutuklanamayacağına yönelik düzenleme farklı biçimde konuldu. Buna göre işkenceyle adam öldürenler tutuksuz yargılanabilecek

GÖKÇER TAHİNCİOĞLU Ankara

Güvenlik güçlerine "teslim ol" çağrısına uyulmadığı hallerde silah kullanma yetkisinin yeniden tanındığı Terörle Mücadele Yasası (TMY) tasarısına, Anayasa Mahkemesi'nin 1992'de iptal ettiği bir başka düzenlemenin de ufak rötuşlarla konulduğu ortaya çıktı.
İptal edilen ve terörle mücadele eden güvenlik güçlerinin tutuklanamayacağına yönelik düzenleme, farklı bir biçime büründürülerek tasarıya konuldu.
TBMM'ye sevk edilen tasarıda, güvenlik güçlerine, "teslim ol" çağrısına uyulmaması ve silah kullanmaya teşebbüs edilmesi halinde tehlikeyi etkisiz kılacak ölçü ve orantıda, hedefe yönelik duraksamadan silah kullanabilme yetkisi tanındı. Anayasa Mahkemesi, benzer bir hükmü 1999'da yaşama hakkını zedelediği gerekçesiyle iptal etmişti. Hükümet, tasarı gerekçesinde de nasıl belirleneceği tarif edilmeyen "tehlikeyi etkisiz kılabilecek ölçü ve orantıda" ifadesini maddeye koydu.

Hukuk devletine bağlılık
Gerekçe, bir başka maddede daha Anayasa Mahkemesi kararının aşıldığını ortaya çıkardı. Mahkeme, 1991'de ilk kez yasalaşan TMY'nin 15. maddesini 1992'de iptal etti. Söz konusu madde, terörle mücadele eden güvenlik güçlerinin, işledikleri suçlardan dolayı tutuksuz yargılanabileceklerini düzenliyordu. Kararda, güvenlik güçlerine her türlü desteğin verilmesi zorunlu olmasına rağmen, desteğin hukuk devletine uygun nitelik taşıması gerektiği belirtildi.
Tehdit altındaki güvenlik güçlerini, terörle mücadele eden - etmeyen şeklinde ayırmanın eşitliğe aykırı olduğunun vurgulandığı gerekçede, düzenlemenin, hukuk dışı eylemlerin devlet tarafından hoşgörüyle karşılandığı izlenimini verdiği ifade edildi.
Buna rağmen aynı uygulamanın farklı biçimde getirildiği tasarıda, terörle mücadele eden personelin suç işlemesi halinde tutuklanabileceği belirtildi. Tutuklamanın yerine süre koşulu olmaksızın adli kontrol sisteminin de uygulanabileceği bildirildi. TCK'da adli kontrol sistemi sadece 3 yıla kadar hapis cezasını gerektiren suçlarda uygulanıyor.
Buna göre, terörle mücadele sırasında bombalama, yargısız infaz, işkenceyle adam öldürme gibi suçlardan haklarında dava açılan güvenlik güçleri tutuksuz yargılanabilecek. Ömür boyu hapisle cezalandırılmaları istenen Şemdinli sanıkları astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz uygulama kapsamında tahliye olabilecek.

Ceza tehdidi
Tasarı gerekçesinde, gazete sahiplerinin sadece 1 milyon YTL'ye kadar çıkan para cezasına değil, 1-3 yıl hapis cezasına da mahkum edilebilecekleri belirtildi. Ayrıca örgüt bildirilerini yayımlayanların ve örgüt propagandasına yönelik haber yapanların 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilecekleri düzenlendi. Gerekçede ise tasarıda gazete sahiplerine özel dikkat ve özen yükümlülüğü yüklendiği ifade edildi.
Taksirle (hata) de olsa suça iştirak ettiği anlaşılan gazete sahibinin bu nedenle hapis cezasına mahkûm edilebileceği kaydedildi. Sorumlu müdürlerin de hapis cezasına mahkûm edildiğinin anlatıldığı gerekçede, uygulamaların sadece gazeteler değil görsel, işitsel, elektronik tüm basın - yayın organları için geçerli olacağı vurgulandı.

Reformlara uygun

Türkiye, AB'ye uyum kapsamında propaganda eyleminin, ancak şiddete teşvik içerirse suç olacağını düzenlemişti. Tasarıda bu gerekçe kaldırıldı. Atılan geri adımlara rağmen, tasarının genel gerekçesinde, TMY'nin TCK reformu mahiyetindeki yeni reformlarla yasanın uyumunu sağlamak için çıkarıldığı belirtildi. Gerekçede, insanlık tarihi kadar geçmişi bulunan terörle etkin mücadele için TCK'daki bazı düzenlemelerin terör suçu kapsamına alındığı kaydedildi.

Çocuğu suça itene ceza

Tasarıda, Türk Ceza Kanunu'ndaki (TCK) çok sayıda düzenlemenin bundan sonra terör suçu sayılacağı ve öngörülen cezanın yarı oranında artırılarak uygulanacağı düzenlendi.
Bu kapsamda TCK'daki, "suça teşvik" maddesi de terör suçu sayılabilecek.
Küçük çocukları suça teşvik eden anne ve babası da olsa söz konusu maddeden hapse mahkûm edilebilecek. Adalet Bakanı Cemil Çiçek de bu tip durumlar için söz konusu genel hükümler uygulanarak ceza verilebileceğini ifade etmişti.

Sezer veto edebilir

Cumhurbaşkanı Sezer'in, aynı biçimde yasalaşması halinde TMY tasarısını önceki görüşleri doğrultusunda veto edebileceği belirtildi. Sezer, 1992'de Anayasa Mahkemesi'nin güvenlik güçlerinin tutuklanamayacağı maddesinin iptaline karar veren heyetinde yer aldı.
Hakkında dava açılan güvenlik güçlerinin avukat ücretlerinin devletçe ödeneceğine yönelik maddenin iptalini savunan Sezer, 1999'da, güvenlik güçlerine silah kullanma yetkisi veren düzenlemenin iptali kararına başkan sıfatıyla imza atmıştı.

Çiçek: Özgürlükler kısıtlanmıyor

ADALET Bakanı Cemil Çiçek, Terörle Mücadele Yasası'nda yapılacak değişiklikle özgürlükleri kısıtlamak niyetinde olmadıklarını, yorumların "terör" tanımı özümsenmeden yapıldığını söyledi. Çiçek, tasarının özgürlükleri kısıtladığı yönündeki kaygılara katılmadığını belirtti. Partide, Terörle Mücadele Yüksek Kurulu'nda ve hükümette konunun tartışıldığını anımsatan Çiçek, değerlendirmelerin bir bölümünün metin iyi okunmadan yapıldığını savundu.

Ketenci: Yeni TMY teröristleri artıracak

ANKARA ANKA
SHP İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci, TMY tasarısının terörist sayısını artırmaktan öte bir amaca hizmet etmeyeceğini söyledi. Ketenci, yaptığı açıklamayla, hazırlanan tasarının tüm suçları terör kapsamına aldığını kaydetti. Tasarıyla demokratik kazanımlardan geri adım atılmasının kabul edilemez olduğunu belirten Ketenci, özgürlük ve güvenlik dengesinin titizce korunması gerektiğini belirtti.





GÜNCEL
Karun Hazinesi anavatanında çalındı
Pepe'yi uyarmışlar!
90'lı yıllara dönüş
Danıştay'dan döndü
Belçika'nın kâbusu ERDAL
MİT'e telefon soruşturması
Terörist cenazeleri yakınlarına verilmedi
Kars'ta 5 bin kişiye kaçak elektrik davası
Siyanüre Danıştay iptali






Melih AŞIK
Özal'ı anmak...
17 Nisan 1994 tarihinde, Turgut Özal'ın ölümü...
Can Dündar
Üniversite Anadolu'yu değiştiriyor
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi'ne söy...
Hasan PULUR
"Meğer ne vartalar atlatmışız!"
EĞER "Haber Türk"teki "Basın Kulübü"nde konuş...
Çetin ALTAN
Deprem fırtınası
Geçen gece Köyceğiz'de oturmuş saat 23 ajans ...


 2003 yılında neler oldu
 2004 yılında neler oldu

© 2006 Milliyet