Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Nisan 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Akman'ın yayıncılık anlayışı


RTÜK Başkanı Zahid Akman, dün kahvaltıda Milliyet'in konuğuydu.
Akman, gazetecilikten, televizyonculuktan gelen bir isim. Mesleği biliyor.
Televizyon muhabirliği, programcılığı ve yöneticiliği yaptığı dönemde, objektifliğe, akademik kimliğinin verdiği sorumlulukla bilimselliğe özen gösteren anlayışıyla bilinirdi.
Akman, bu ölçülere RTÜK Başkanı olarak da dikkat ediyor.
Teknolojinin de verdiği olanakla dünyada sınır ve ölçü tanımayan yayıncılık anlayışı karşısında RTÜK'ün de işi zor.

Yasak ve sorumluluk
RTÜK Başkanı, yayıncılık kuralları açısından yasakçı bir zihniyete sahip değil. Kuralların gözetilmesinde, "sorumlu yayıncılık" anlayışının hâkim olması gerektiğini savunuyor. Yasaklamalardan çok, bu anlayışın yerleştirilmesiyle sonuç alınacağını düşünüyor. Yayın dünyasındaki sorunların sorumluluk anlayışıyla çözülmesi gerektiğini belirtiyor.
Özellikle çocukların korunması ve eğitilmesi, kırsal kesimde kadınların sağlık ve eğitim konuları başta olmak üzere aydınlatılmasının önemi üzerinde duruyor.

Reyting kaygısı
Yayın dünyası için reytingin en önemli faktörlerden biri olduğunu, ancak "tek ölçü ve tek kaygı" olarak görülmesinin yanlışlığına vurgu yapıyor. Yayıncılığın işlevinden kaynaklanan bir kamusal hizmet yönü olduğunu da anımsatıyor.
Bu bağlamda RTÜK'e gelen şikâyetler arasında önemli bir yeri olan "televole" anlayışı konusunda izleyicilerin giderek bilinçlendiğini şöyle anlatıyor:
"Bu tür programlarla ilgili şikâyetler geliyor. İnsanlar, bu tür programlarda gösterilenlerin aslında sanal olduğunu giderek daha fazla anlıyorlar. Ama bu programlar ses ve görüntüyle öyle bir şova dönüştürülüyor ki, insanlar takılıp kalıyorlar."

Kırsal kesim
Akman, ulusal kanalların kırsal kesimden rahat izlenemediğini, çanak antenlerin ise özellikle çocuklar açısından sakıncalı yayınları evlere taşıdığına işaret ederek, bu konuda şu değerlendirmeyi yapıyor:
"TÜBİTAK'la bir sözleşme imzaladık. Sayısal kayıt arşiv analiz sistemi öngörüyoruz. Türkiye'nin 256 noktasında yayın yapılıyor. Bunlar RTÜK'te, merkezde toplayıp, tarayıp, denetleyeceğimiz bir yöntem. Ulusal yayın kuruluşları reyting ölçümü yapılan bölgelerde güçlü vericilere sahipler, diğer yerlerde güçlü vericileri yok.
Ulusal yayınlar ülkemizin her yerinden izlenemiyor. Bundan son derece rahatsızız. Ülkemizde 6 milyon çanak antenden söz ediliyor. Çanak anten vesilesiyle özellikle pornografik yayınlar hanelere ulaşıyor. Bunun yarattığı tahribat tartışılmaz. Bunu önlemek teknik olarak mümkün değil.
Tek yapılacak uygulama, çatı anteniyle bu insanlara yayınları götürebilmek. Bu konuda TRT'nin altyapı olanaklarıyla özel yayıncılığı işbirliğine yönlendirmeyi amaçlıyoruz. Ayrıca 2007 itibariyle dijital yayını başlatacağız. Bu da çanak antene yönelişi önemli ölçüde azaltacaktır."

Kürtçe yayın
Akman, Güneydoğu'da özel yayın kuruluşlarının Kürtçe yayına başladıklarını, ancak bir kuruluşun Kürtçe konusunda yeterli personel bulamadığı için yayınına ara verdiğini belirtti. Akman, Kürtçe yayınla ilgili olarak şu bilgiyi verdi:
"Biz bu konuyu masamızda bildik. Kanun ve yönetmelik çıkmasına rağmen talepte bulunanlara izin verilmemişti. Bölgeye gittik, araştırmalar yaptık ve izin verdik. Yayın başladı. Televizyonlar günde 45 dakikayı haftada 4 saati, radyolar da günde 1 saati, haftada 4 saati geçmemek üzere yayın yapıyorlar."
RTÜK Başkanı, yayın süresinin kısalığıyla ilgili şikâyetler konusunda ise şunları söyledi:
"Yayın süresi, yayın yapacak kuruluşlar süreç içinde karar verilecek bir konular. Talep olursa değerlendiririz."

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
31 Mart ve CHP
ÜNİVERSİTEDE üç beş kişinin "31 Mart Vakası"n...
Çetin ALTAN
Deprem fırtınası
Geçen gece Köyceğiz'de oturmuş saat 23 ajans ...
Melih AŞIK
Özal'ı anmak...
17 Nisan 1994 tarihinde, Turgut Özal'ın ölümü...
Fikret BİLA
Akman'ın yayıncılık anlayışı
RTÜK Başkanı Zahid Akman, dün kahvaltıda Mill...
Hasan CEMAL
Başka dünya yok!
Neredeyse klasik hale geldi. Ne zaman çevreyl...
Yılmaz ÇETİNER
Siyasette "hoca bıyığı" modası
Bebek'in Maraş dondurması kadar meşhur Maraşl...
Güneri CIVAOĞLU
Çankaya üçgeni
Ankara...
Can Dündar
Üniversite Anadolu'yu değiştiriyor
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi'ne söy...
Hurşit GÜNEŞ
İngiltere'de Türkler
Hafta sonunu uzatarak Londra'da geçirdim. Tam...
Doğan HEPER
Rüşveti veren kim, yiyen kim?
BAKAN açık seçik konuşsa, lafı ağzında gevele...
Semih İDİZ
AKP Hamas'ı kollamaya devam ediyor
Bir Batılı büyükelçinin ifadesidir. Hamas'ın ...
Hasan PULUR
"Meğer ne vartalar atlatmışız!"
EĞER "Haber Türk"teki "Basın Kulübü"nde konuş...
Derya SAZAK
Özal'ı anarken
Kanal D'de dün gece yayımlanan Genç Bakış pro...
Meral TAMER
CANDU'lu nükleer mühendisten uyarılar
Ateşan Aybars'ı biz NTV ve CNBC-e'deki progra...
Ece TEMELKURAN
'Öteki' çocuklar kurstan kursa
Dizilmişler koltuklara, sıkılmışlar. Hepsi ku...
Güngör URAS
Kurtar bizi Başkan (!)
Öyle bir hava yaratıldı ki, Merkez Bankası ba...
Serpil YILMAZ
Erdoğan ve Sabancı kadın zirvesinde buluşacak
Her yıl farklı bir ülkede gerçekleşen "Women ...
M. Ali BİRAND
Ankara, Hamas'ı taşıyamayacak
AK Parti stratejistleri, belki de Hamas'ı yol...

© 2006 Milliyet