Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Nisan 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Laikliği korumak


BAŞBAKAN Yardımcısı Abdüllatif Şener, "Laikliğin teminatı sadece ordu değil" diyor. Doğru ve önemli bir tespit.
Laikliği koruma göreviyle orduyu özdeşleştirmek, hem demokrasi konusunda gerilimler yaratıyor, hem ekonomik ve sosyal modernleşmenin görülmesini engelliyor.
Konuyu analiz etmek için, önce Türkiye'de laikliği hangi gücün yıkabileceğini düşünelim:
  • Bir ihtimal, Pakistan'da Ziya ül Hak zamanında olduğu gibi, Türkiye'de de "yasaları İslamileştirmek" için ordunun darbe yapmasıdır! Zırva!..
  • İkinci zırva, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay fikir birliğiyle, mesela "türban yasağı" koydukları gibi "baş açma yasağı, içki yasağı" falan koyarlar! Zırva, çünkü Türkiye'de hukuk ve yargının laikleşmesi 1830'lara kadar uzanır.
  • Geriye bir ihtimal kalıyor, şeriatı demokrasi, yani halk getirir! Türkiye'de "merkez"in iliklerine işlemiş korku budur! 1950'lerden beri bunun krizlerini yaşıyoruz.


  • Sürekli korku
    Kemalizmin en büyük yazarlarından Yakup Kadri'nin 1949'da yazdığı "Panorama" adlı muhteşem romanda, seçimleri DP kazanıyor, "irtica" hortluyor ve mürteciler ilericileri kıtır kıtır kesiyor!
    1950'de seçimleri gerçekten DP kazandı ve hiç de öyle olmadı. Ama DP sürekli "irtica" ile suçlandı.
    Tek Parti'nin 27 yılında tek bir üniversite açılmıştı, DP on yılda dört üniversite açtı! Okullar, yollar, fabrikalar, barajlar... Bunlar önemsenmedi, din-laiklik kavgası "ekonomik rasyonellikle düşünen toplum" düzeyine evrilmemizi, demokrasinin de istikrar kazanmasını geciktirdi.
    İrtica korkusuyla 1925'te Karabekir'in partisini kapatmakla hata ettiklerini söylemiş olan İsmet İnönü, şimdi "Her gün bir 31 Mart yaşıyoruz" diyordu!
    28 Şubat'ta Deniz Kuvvetleri Komutanı Güven Erkaya, üniformasıyla TV'lere çıkarak "Türkiye'de İran gibi irticai ayaklanmalar olacağını" dünya âleme ilan ediyor, Genelkurmay brifinglerinde irticanın "2005 yılında yüzde 66.94 oyla iktidara geleceği" alarmı veriliyordu!
    Bu korkuyu Anayasa Mahkemesi de "laikliği özgürlüğe kıydırmamak" diye hükümleştirdi! (K: 1989/12)

    Sekülerleşme süreci!
    Anayasa Mahkememize göre, İslamda şeriat var, öyleyse Müslüman bir ülkede laiklik devamlı tehdit altındadır, din ve vicdan özgürlüğü Batı'daki gibi geniş değil, 'kısıtlı' tutulmalıdır! (K: 1998/1)
    İşte korkunun sebebi bu.
    Bu resmi anlayış hiçbir sosyolojik araştırmaya dayanmıyor, dine de laikliğe de 'dogmatik' gözle bakıyor. Halbuki her dinde 'dindarlık' formları sosyolojik faktörlere göre değiştiği gibi, laikliğin otoriter biçimlerinin toplumsal dinamizmi engellediği, liberal biçimlerinin ise toplumsal dinamizmi geliştirdiği de bir gerçektir; bunun en belirgin kanıtı, Türkiye'nin kendisidir.
    Bugün Türkiye'de sosyolojik araştırmalar, mesela TESEV'in araştırması gösteriyor ki, "laiklik tehlikede" paranoyasının aksine, geniş dindar çevrelerde bile çoğulculaşma ve sekülerleşme yaşanıyor! Eğitim, şehirleşme, mesleklenme, demokrasi, dışa açılma, piyasa ekonomisi gibi sosyolojik dinamikler Türkiye'de laikliği de inançları da liberalleşmeye yöneltiyor.
    Gerçek modernleşme sürecidir bu...
    Eski ezberlere takılarak, marjinal unsurlara bakarak 'laiklik elden gidiyor' diye krizler yaratmanın 'akılcılık'la ne ilgisi var? Türkiye'nin modernleşmesi doğru yoldadır...

    t.akyol@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Laikliği korumak
    BAŞBAKAN Yardımcısı Abdüllatif Şener, "Laikli...
    Çetin ALTAN
    Komşunun ineği ölüverdi
    Ilık bir nisan akşamıydı. Güneş batmış, tatlı...
    Melih AŞIK
    Ateşle oynuyoruz
    Amerika, İran'a karşı savaş hazırlıklarını yo...
    Fikret BİLA
    Savcıyı denize kim itti?
    Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Van Savcı...
    Hasan CEMAL
    Bu yazıyı Fenerliler okumasın!
    Hiç belli olmaz, futbol bu. Top yuvarlıktır! ...
    Güneri CIVAOĞLU
    Sınırda yığınak
    Sivillerle spor gibi sosyal aktiviteleri payl...
    Abbas GÜÇLÜ
    Kurallar ülkesi İsviçre (1)
    Birkaç gündür İsviçre'deyiz. Eğitim kurumları...
    Hurşit GÜNEŞ
    Sosyal güvenlik reformundan kim haberdar?
    Nihayet, Meclis'ten Sosyal Güvenlik Reformu Y...
    Sami KOHEN
    Değişiklik var mı?
    İKİ ay önce Yunanistan'da Dora Bakoyani'nin D...
    Metin MÜNİR
    Türkiye kadar büyük bir şirket var, neredeyse
    Dünyanın en büyük şirketi Exxon Mobil petrol ...
    Faik ÖZTRAK
    İstatistiklerle nasıl siyaset yapılır?
    Hazine'den sorumlu Devlet Bakanı'nın bu hafta...
    Hasan PULUR
    Bu da milli kültürümüzden...
    GÜNLERDİR bir varil kavgasıdır gidiyor, zehir...
    Derya SAZAK
    Emeklilik reformu
    Bir "reform" tasarısı daha Meclis'ten rüzgâr ...
    Meral TAMER
    Yeni vapurlar internetten oylamayla belirlenemez!
    Gerek İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş,...
    Ece TEMELKURAN
    'Erman Hoca bizi terörist sanıyor!'
    "Dedi tabii ki abla. Programda dedi. 'Diyarba...
    Güngör URAS
    Altın aldı başını gidiyor
    Türkler altın piyasasını Cumhuriyet altını fi...
    M. Ali BİRAND
    PKK huzurumuzu bozmayı başardı!
    PKK'nın ne yapmak istediğini anlayabilmek imk...

    © 2006 Milliyet