|
 |
|
|
Değişiklik var mı?
İKİ ay önce Yunanistan'da Dora Bakoyani'nin Dışişleri Bakanlığı'na getirilmesi Türkiye'de memnunluk yaratmıştı. Gerçekten ülkemizi tanıyan ve Türklere sempatisi bulunan Dora'nın Atina ile Ankara'yı yakınlaştıracak adımlar atacağı ümit edilmişti.
Son günlerde gerek Türk, gerekse Yunan basınında yer alan haberler, bu umutları sarsmış görünüyor. Bayan Bakoyani'nin son bazı demeçleri, Türkiye'de "Yunanistan'ın Türkiye politikası değişiyor veya sertleşiyor mu?" gibi soruları gündeme getiriyor.
Dora'nın söylediklerinde, bu yönde kuşkulara yol açan unsurlar özetle şöyle:
Papadopulos ile görüştükten sonraki demeçlerinde, yeni Yunan Dışişleri Bakanı, Annan Planı'na karşı tavır almaya başladı. Son bir söyleşisinde de, planın "tarihe karıştığını" söyledi, hatta Papadopulos'un Annan ile yaptığı görüşmede ortaya çıkan fikirlerin esas alınması gereğini savundu.Bayan Bakoyani Atina'nın temelde Türkiye'nin AB üyeliğini istediğini belirtiyor. Ancak Türkiye'nin de AB standartlarına uyması ve yükümlülüklerini yerine getirmesi şartını vurguluyor...
Karşılıklı kuşkular
Ne gariptir ki, Türkiye'de Atina'nın politikasında bir değişiklik olup olmadığı sorgulanırken, Atina'da Türkiye hakkında benzer sorular ve kuşkular ifade ediliyor.
"Ta Nea" gazetesindeki son bir yazıda yer alan şu satırlar Atina'da nasıl bir havanın estiğini açıkça yansıtıyor:
"Türkiye'nin AB hedefinden açıkça uzaklaşması ve Erdoğan hükümetinin milliyetçi tonlara dönmesi, Yunanistan Dışişleri Bakanlığı'nda endişe yaratıyor. Bakoyani'nin Türkiye'de olanları ülkenin bazı iç güçlerine bağlayıp Avrupa yanlısı güçlerin üstün gelmesini dileyen son açıklaması da bu endişenin sonucu...
Yunan diplomatların vurguladığı gibi, Türkiye'deki seçim öncesi ortamda sadece AB üyeliğine yönelik beklentiler değil, Türk-Yunan ilişkilerinin iyileşmesi imkânı da kaybolmak üzere."
Diyalog şart
Tabii her iki tarafta resmi ağızlar kendi politikaları için "Değişiklik yok" diye ısrar ediyorlar. Yunan diplomatları, yeni Dışişleri Bakanı'nın söylediklerinde "şimdiye kadar izlenen politikadan farklı, yeni bir unsur bulunmadığını" belirtiyorlar ve özellikle Türkiye'ye AB'de destek konusunda "Bu stratejik seçeneğimizdir" diyorlar.
Ancak Dora'nın konuşmalarında satır arasında ifade ettiği şikâyetler ve şartlar var tabii. "Avrupa standartları" veya "AB ile çelişen uygulamalar" derken kastedilen şey, Türkiye'de Patrikhane ve Yunan vatandaşlarına ait mal-mülk meselesi gibi pürüzlerdir. Yunanlılar, bu alanda hükümetin atacağı ufak adımların bile, Yunan kamuoyunda olumlu bir jest olarak karşılanacağını ve hükümetin elini de rahatlatacağını söylüyorlar...
Türkiye'de ve Yunanistan'da "olumsuz tutum değişikliği" ile ilgili kuşkuların ortaya çıkması, son zamanlarda diyalog eksikliğinden kaynaklanıyor. Medya yoluyla kamuoyuna yansıyan konuların üst düzey yetkililer tarafından görüşülmesi gerekir. Bu bağlamda bir Gül-Bakoyani görüşmesinin en kısa zamanda düzenlenmesinde yarar vardır. O zaman son demeçlerin yarattığı zihin karışıklığı giderilebilir ve "değişiklik var mı, yok mu" daha iyi anlaşılır...
skohen@milliyet.com.tr
|
|
|

|