|
Bu da milli kültürümüzden...
GÜNLERDİR bir varil kavgasıdır gidiyor, zehirli atıkları varillere doldurup toprağa gömmüşler...
Peki, ne olacak?
Hiçbir şey olmayacak...
Siz bakmayın Bakan'ın atıp tuttuklarına, anlı şanlı valilerimizin, yöneticilerin "Asacağız, keseceğiz" laflarına...
Bunun sonu da fiyaskodur.
En az 20 bin kişinin öldüğü Körfez depreminde kaç kişi suçlu bulundu?..
Bir Veli Göçer...
* * *
VARİL işinin suçlusu da belli oldu; geçen gün televizyonda gösterdiler, bir garip kulübe ve kulübenin sahibi bir gariban...
Arazi onunmuş da, varilleri gömenlerden varil başına para alıyormuş da...
Geç anam babam, geç bunları...
Varilleri topraktan çıkarmak için günlerdir arazi kazılıyor. Peki gömülmesi kaç gün sürmüştür? Allah'ın bir kulu görmedi mi?
Hiç olur mu, hiç olur mu?
Onlar da onu görmüştür, o da onları görmüştür, al gülüm, ver gülüm!
* * *
HEM sonra çöpleri sokağa, boş arsaya atmak bizim kültürün bir parçası değil midir?
Milyarlık arabanın camları açıktır, sigara küllükleri anayola boşaltılmaz mı?
En lüks apartmanların penceresinden çöp atmazlar mı?
Sokağa tükürmek, ya da sümkürmek ayıp sayılır mı?
Variller de fabrikanın çöpleri...
Evinin sokağına çöp atan, varilleri ne yapacak?
Onun için hiç merak etmeyin, ya da heyecanla beklemeyin, bu işten bir şey çıkmaz...
* * *
GELELİM kıyı yağmasına...
Bodrum, Marmaris gibi yerlerin koyları talan ediliyormuş, sitelere döndürülecek, oralar perişan olacakmış...
Elbette olacak, millet istedikten sonra olacak!
Burası Türkiye, "Laiklik elden gidiyormuş... Elbette gidecek, millet istedikten sonra gidecek!" diyen politikacının başbakan olduğu memleket...
Laiklik elden gidecek de, koylar mı kalacak?
Hadi onlara da güle güle!
* * *
BU da bizim kültürümüz değil mi?
Köyünden kentine, semtinden mahallesine, konutundan işyerine bakın, hemen hepsinde bir kaçak kat, çıkıntı bulursunuz, mutlaka balkonları da camekân yapıp kapatırlar.
Huyumuz budur...
Onun için sahilleri de perişan ederiz, yapmazsak ayıp olur.
* * *
İNŞAAT deyince hep Karadenizlilerin günahını alırız...
Hikâye bu ya; iki Karadenizli Amerika'ya gitmişler, bir şehrin belediye başkanının kendilerinden olduğunu duyunca hemen ziyaret etmişler, laf arasında sormuşlar:
"Burada inşaat yapabilir miyiz?"
"Tabii, yaparsınız!"
"Peki kaç kat?"
Belediye başkanı "Burada kat kısıntısı yoktur!" deyince, bizimkiler açık artırmaya başlamışlar:
"Otuz, kırk, elli, yetmiş..."
Belediye başkanı her katı onaylamış, bizimkiler de en son "yüz kat"a çıkmışlar, buna da müsaade alıp ayrılmışlar. Birden akıllarına gelmiş, geri dönmüşler, belediye başkanının odasına dalmışlar:
"Hemşerim, bir de çekmekat yapsak!"
Dedik ya, bu işler de kültürümüzdendir...
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|