|
 |
|
|
Sorumluluk ayrı, iş ayrı 'şok teşvikler' gerekiyor
TÜSİAD eski Başkanı Tuncay Özilhan'ın Güneydoğu önerisi
Songül Hatısaru
Anadolu Grubu İcra Kurulu ve TÜSİAD eski Başkanı Tuncay Özilhan, 'global oyuncu' haline geldikleri bira ve gazlı içecek sektörünün yanı sıra, enerji işine de gireceklerini açıkladı. Enerji dağıtımı ve üretimi ihaleleri için yabancı bir grupla birlikte konsorsiyum oluşturduklarını söyleyen Özilhan, Milli Piyango ihalesine de gireceklerini söyledi. Şu sıralar Coca-Cola İçecek'in halka arz çalışmalarına yoğunlaşan Özilhan ile grup bankası Alternatifbank ve son dönemde gündeme yeniden oturan Güneydoğu ve bölgeye yatırım konularını konuştuk.
Başbakan doğuya yatırım istiyor. İşadamları neden yapmıyor?
Bakın burada en kritik konu teşviktir. Siz ülkenin en gelişmiş bölgesi ile en geri kalmış bölgesinin arasına teşvik açısından bir fark koymazsanız bölgeye yatırım yapılmaz. Bugün milli gelirin yüzde 70-75'i Ankara'nın batısında oluşuyor, satın alma gücü yoğun olan bölge yine burası. Dolayısı ile iş adamı her şeyden önce verimliliğe bakıyor.
Özel sektör devlet şirketi değil ki, zarar ettiği zaman kimse ona destek vermeyecektir. Bu nedenle geliştirilmek istenen bölgelere diğerlerinden farklı teşvik ve destek verilmeli. Şok edici teşvikler verilebilmeli.
Ancak bu teşvikler bölgeye yatırımcıları götürür, yatırım yaptırır. Yoksa biz gideriz okul yaparız, kreş yaparız sosyal sorumluluk projeleri geliştiririz. Ama ekonomik olarak bu şartlarda kimse yatırım yapmaz.
8-10 yaşındaki çocuklar çatışmaların içinde. Terör boyutu var ancak sosyal bir patlamada mı yaşanıyor sizce bölgede?
Güneydoğuda sıkıntı var. Bu sıkıntı bir dönemde çözüldü. Ben hep ekonomik tarafıyla konuşuyorum. Sosyal bilimci olmadığım için bu konuda fazla yorum yapmak bana düşmez. Ama bölge ekonomik olarak gelişme trendi içine girmedi. İşsizliğe çözüm için projeler geliştirilemedi. Ekonomik olarak geriye gidildi.
Tabi ekonomik olarak geriye gittiğiniz zaman insanları daha rahat kullanabilecek yapılar ortaya çıkabiliyor. Bu yapı tabi çocuğu da kullanabiliyor. Genel bir ekonomik çözüm paketi içinde bakıldığı, bir proje ortaya konulduğu taktirde daha fazla çözülme imkanı olacağını görüyorum.
Bu hükümet döneminde de birtakım çalışmalar yapıldı ama çok bireysel projelerdi, genel bir paket sözkonusu olmadı. Hükümetin birtakım projeler ortaya koyması lazım. Bunu özel sektörle paylaşarak beraber yapması lazım. Bugün yaşanan sorunların önemli bir kısmının ekonomi kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla çözümün de önemli ölçüde ekonomiden geçtiğine inanıyorum. Bu işin ekonomik tarafı fazla analiz edilmedi.
Keşke biz orada teröre harcanan 100 milyar doların 20 milyar dolarını yatırıma çevirebilseydik. Sorunların önemli bir kısmını çözebilirdik, askeriyede terör ayağını çözebilirdi. Böylece teröre baz teşkil eden yapı büyük ölçüde ortadan kaldırılabilirdi.
10 yıllık plan yapılsın
Para yeşereceği yere gider diyorsunuz?
Evet. Çünkü paranın zarar edeceği yere kimse yatırım yapmaz. Ama siz teşviklerle bunu sağlayabiliyorsanız, mutlaka yatırımcı gidecektir.
Mesela yeni yatırım yapanlardan kurumlar vergisini almayacağım diyebilirsiniz. İstihdamdan daha düşük vergi alabilirsiniz. 10 yıllık bir plan yaparsınız, uygularsanız, bölgeyi kalkındırıp bir noktaya getirdikten sonra da bu teşvikleri kaldırırsınız. Bunu yaparsanız belirli bir boyutun üstündeki her kuruluş, bu ülkeye gönül vermiş her işadamı gider yatırım yapar. Yeterki orası kanayan bir yara olmaktan kurtulsun.
Dört yabancı, Alternatif'le ilgili
Singapur, Fransız, Yunanlı EFG Eurobank ve İngiliz sermayeli Standart Bank'ın kapınızı çaldığı konuşuluyor. Bankanın tamamını mı satacaksınız?
Finans sektörü hâlâ optimum bir büyüklüğe erişemedi. Finans sektörü olmadan, bir ülkenin ekonomik kalkınmasını gerçekleştirmesi mümkün olmadığı için sektörünün önümüzdeki dönemde çok hızlı büyüyeceği kanaati yaygın. Bu nedenle yabancıların ilgisi çok yoğun.
Biz sektörden çıkmayı düşünmüyoruz. Ama kimyamızın tutacağı güçlü bir grupla işbirliği yaparız. Evet banka için kapımızı çalanlar var. Gelenimiz gidenimiz soranımız var. Eviniz de kızınız oldu mu soranınız çok oluyor. Ama biz sektörde kalacağız, çoğunlukta vermeyiz.
'TÜSİAD boş konuşmaz'
Hükümetle, TÜSİAD arasındaki dialog zaman zaman sertleşiyor. Başbakan Erdoğan'da sık sık 'işlerine baksınlar' diyor...
Bir ara Cem (Boyner) söylemişti, 'TÜSİAD kanarya sevenler derneği değildir' diye. Dönem dönem TÜSİAD ile hükümetler arasında sertleşme olabiliyor. TÜSİAD, belirli bir çizgiye sahip olan bir sivil toplum örgütü. Altyapısı güçlü ve boş konuşmayan, bilgi üzerine konuşan bir örgüt.
Türkiye'yi, ekonomiyi yakından takip ediyor. Öte yandan eli taşın altında olan bir örgüt. Birtakım meseleleri de herkesten daha önce görebiliyor.
Dolayısıyla bunları gören ve hiçbir özel beklentisi olmayan bir sivil toplum örgütünün bunları çıkıp söylediği zaman, (ki benim dönemimde oluyordu) hükümetler alınabiliyor.
Sivil toplum örgütüne, demokrasiye inanan yapıların bunu kanıksaması gerekir. İyi taraflar söylendiği zaman herkes mutlu oluyor, e biraz noksanlar söylendiği zaman da 'acaba bir gerçek yönü var mı' diye araştırmanın, düşünmenin, konuşmanın, uzlaşmanın faydası var diye düşünüyorum.
Dolayısıyla belki bir sinir içinde söylemiş veya şikayetlenmiş olabilir sayın başbakan.
|
|
|

|