|
 |
|
|
Alex'in zirvesi
Önce Necati, sonra Ayhan, sonra Hakan net şanslardan yararlanamayınca Daum'un oyunu kontrol etmek isteyen kadrosu uyandı. Bu uyanışın bir numaralı kahramanı maçın da yıldızı olan Alex'ti. Daum'un Appiah'ı ortanın sağına, Selçuk'u göbeğe koyduğu on birinin yegane itici gücü Alex'ti.
Skorun, oyundaki baskınlığın, Kadıköy'deki herşeyin kahramanı, müsebbibi, ne derseniz, her şey oydu. Alex üç haftadır yetenekleri yüksek bir oyuncudan fazlası...
O oyunun her anında, her yerinde var. O Galatasaray'ın Hagi'si gibi... Maçı 2-0'a getiren de oydu. Daum'un 2-0 sonrası savunma stratejisinden ısrarla vazgeçmişinden doğan sıkıntının altından da o kalktı. Halbuki Anelka o an oyuna alınabilir, Galatasaray'ın açıkları değerlendirilebilirdi.
Ölümcül risk
Gerets'in aldığı başlıca ve ölümcül risk Uğur ve Ferhat'ın savunma kanatlarına koyulmasıydı. Bu iki iyi niyetli, ama tecrübesiz oyuncunun yarattığı sıkıntıyı Anelka ve Yozgatlı'nın oyunda olmayışı manasız kıldı. Sonuçtan ve oyundan da anlaşılacağı gibi Gerets'in planı hiç tutmamıştı.
Buna Tomas'ın "varlığı bile başlı başına zarar" oyunu eklenince Daum'un bu hamleleri yapmaması çok sırıtmadı. Nobre'nin sakatlığıyla sahaya çıkan Anelka sonrası Fenerbahçe her hattı ile rahatladı.
Gerets'e ağır ceza
Gerets'in garip takımı ise tamamen silindi. Üç direkten dönen top, sayısız akın, gol pozisyonları ve ilk golü attıktan sonra hiç pozisyon vermeyen Fenerbahçe, Daum'un son haftalarda Vestel maçı dışındaki oyun yapısının büyük başarısını gösteriyor. Eğer oyun içi hamlelerini de yapabilmiş olsaydı Gerets'e kariyerinin en büyük cezasını verecekti. Ama biraz insaflı düşünürsek Belçikalı'ya bundan büyük ne ceza verilebilir ki... Artık onun için tek yol yeniden dengeye gelen yarışta ipi göğüslemek.
mdemirkol@milliyet.com.tr
|
|
|

|