|
 |
|
|
Lig bitmemiş!
Ne demişler; "bitmemiş ligde ümit vardır"... 2,5 puanla lider olan "fakr-u zaruret" içindeki Galatasaray, yüz milyon dolarlık Fenerbahçe'yi Kadıköy'de yenip şampiyonluk turu atacak değildi ya...
Hele sokakta kurşunlar atılıp, yolda adam bıçaklanırken, futbolseverlik ve centilmenlik derin dondurucuya konmuşken, toplumsal açıdan keman teli gibi gerildiğimiz bir maçta. Aşırı rekabetin yarattığı aşırı gerilime çare olarak üretilen aşırı motivasyon, fitili yanık bomba gibi tehlikeli bir şeydi... Galatasaray'ın kucağında patladı bu defa.
Bu yüzden hocadan itibaren saçmaladı, bu yüzden on kişi kaldı, bu yüzden farklı yenildi ve belki de bu yüzden yarından itibaren dağılacak Galatasaray.
Deneyim ile enerjinin harmanlandığı bir savunma ile maça çıkmak istedi Gerets... Sağda Uğur, solda Ferhat, yarı sahada basmadık yer bırakmayacak Song'la Tomas garantisine hücum aksiyonu da katacak... Ya tutarsa...
Kimbilir belki de Anelkalı bir Fenerbahçe ihtimaline göre kurmuştu savunmayı. Ne bilsin ortaya Appiah adında ikinci bir Anelka çıkacağını.
Hani derler ya "zeytin'i ben yordum sen çatalı sapladın"... Galatasaray da topu yordu maçın ilk dakikalarında. Pozisyon yarattı, saldırdı. Ama golü Appiah marifetiyle Fenerbahçe attı. İkinci golün hazırlanması da Appiah'dan başladı aslında. İki kişilik oynuyordu adam...
Fenerbahçe'nin ilk yarıdaki üstünlüğünün altında yatan gerçek, dönen toplardaydı.
Elbette Anelka ve Önder'siz takım Daum adına bir riskti... Ama gittikçe mükemmelleşen Tuncay- Alex uyumuna Appiah da katılınca Daum'un girdiği risk, kazancı katladı. Beraberlikten çok galibiyete formatlanmış ve savunmasını ileri çıkarmış Galatasaray, her dönen topta zorlandı. Belliki İliç'e ihtiyaç vardı ve 30 dakikada planının iflas ettiğini kabul eden Gerets, forveti besleyen bir orta saha yaratmaya çalıştı. Lakin Hakan ve Necati yarı performanslarıyla oynuyorlardı.
İlk yarıda her iki takım oyuncuları da itiraz ve kurala uymamak yüzünden bol keseden sarı kart görüyorlardı ama kabak Galatasaray'ın başına patladı. Şükrü Saracoğlu'nda 2-0 mağlup durumda Saidou'su kırmızı kart görmüş 10 kişilik bir Galatasaray... Artık iş mucizelere kalmıştı. Gerçi iki mucize gerçekleşmişti Alex'in direklerden dönen iki şutuyla ama, daha fazlasını yaratmak ancak hocaların futbol zekası ile futbolcuların kas-beyin koordinasyonlarına bağlıydı.
Aklı karışmış olmalıydı Gerets'in... Sahadaki talebelerinin de öyle... Nobre sakatlanıp yerine giren Anelka, rakipten gelen pasla üçüncü golü hazırladığında Galatasaray bitmişti artık. Ardından dört... Sonra Anelka ve direk dibinden dönen 4,5... Neyse ki, maç bitti. Bundan sonra şampiyonluğu yine Galatasaray belirleyecek. Ya kopacaklar, ya direnecekler.
eguven@milliyet.com.tr
|
|
|

|