Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Nisan 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kadıköy'de fiesta


Bu derbi "olmak veya olmamak" oyunuydu zaten Fenerbahçe için... Çünkü sezon başından beri en gösterişli olmasa da, en istikrarlı maçları oynayıp, kendi sahasında kazanma rekorlarını egale eden bir ekipti Fenerbahçe... Yani Manisa'da bir "iş kazası" sebebiyle koskoca şampiyonluk unvanı yarışından kopacak değildi ya ?.. Bu işin içine rakibin Galatasaray oluşu ve geçen hafta zedelenmiş onurların bu hafta muhakkak tamiri gerektiği inancı futbol adına azgınlık dolu bir "histeri dalgası"na sokmuştu sarı-lacivertli oyuncuları... Oyuna bir fırtına değil de, sanki kasırga hızıyla girmişti Fenerbahçeli ayaklar... Sakin, tek paslı, her pozisyona tüm fizik gücüyle tavır koyan rakibi karşısında topsuz kalan sarı-kırmızılı kramponlar, Fener hücumlarının önünü dahi kesemeyip, rüzgâr hızındaki atak bindirmeleri karşısında biraz da şaşkın kalıyordu sanki... Alex, dünkü oyunun "ilahı" halinde Galatasaray'ın bütün markaj ve pres tedbirlerine rağmen topa sahip oluyor ve onun liderliğindeki müthiş tempo maçın sonuna kadar heyecandan heyecana taşıyordu sarı-lacivertli tribünleri...
İlk yarıda Fenerbahçe'nin ne yapıp, ne yapmak istemediğini ölçüp biçmeye zaman dahi kalmadan Appiah'ın cetvel gibi düzgün vuruşu, dönen topu Luciano'nun boş kaleye yuvarlamasıyla çifte darbe yiyen Galatasaray girdiği şokun içinde kıpırdamadan kalıyordu adeta... Yani Kadıköy'de tüm zamanlarda oyunun kontrolü tamamen Fenerbahçe'nin elindeydi. Hasan Şaş'ın çıkış yollarını Ümit Özat ve defans kalabalığı ile kilitleyen Fenerbahçe, göbekte de Hakan Şükür'ün birkaç çırpınışını kolayca eritiyor, Galatasaray'ın gol yakalama umutları peş peşe yok olup, gidiyordu...

Gerets'in yanılgısı
Peki Galatasaray niçin bu kadar tutarsız kalıyordu Fenerbahçe karşısında ?.. Gerets, bu derbinin mana ve önemini hiç anlayamadığını hafta içi demeçlerinde "beraberlik bize yeter" düşüncesiyle yansıtırken, rakibi hafife aldığını kamuoyuna hissettiriyor, hele maç öncesi 11'ni sahaya sürerken de Ergün Pembe gibi bir ustayı kulübede bırakıp, yerine Ferhat, Uğur gibi genç fidanları oynatarak biraz da kendini dev aynasında görmek laubaliliğine giriyordu sanki sayın Belçikalı... Yine Fenerbahçe'ye dönersek, "futbol fiestası" yaşanıyordu kesinlikle dün gece Kadıköy'de.. Anlaşılan şampiyonluk koltuğundan bir hafta daha uzak kalmak çok ağırına gitmişti Fenerli oyuncuların.. Tüm ekibin eksiksiz ve komple bir futbol karnavalını, pasları, golleri, direklerde patlayan şutlarıyla sahaya dökmesi bu sezonun en görkemli "futbol ve kazanma gösterisiydi" bizim düşüncemizde... Galatasaray bu yıl amatör ruhla da olsa müthiş galibiyetler kazanan bir takımdı... Ancak Fenerbahçe için yapılması gereken yorum ise, bu ekibin Türkiye'deki en profesyonel kalitelerde yarışan tek Avrupa klasında ekip olduğu gerçeğidir.

esenay@milliyet.com.tr




SPOR
Yine, yeni yeniden: 4-0
Fran dönüyor
Faturayı üstlendi
Trabzon keseyi açtı
Bol köpüklü Efes: 85-79
Schumi'den rekor
Vestel vitrinden indi: 3-1
İstanbulspor zar, zor: 2-1
Yıldıray yine attı
Haber turu...
Alex'in zirvesi
Gerets kolaylaştırdı
Korkaklar kaybeder
Lig bitmemiş!
Yan gelip yatanlar
Kadıköy'de fiesta
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mehmet DEMİRKOL
Alex'in zirvesi
Önce Necati, sonra Ayhan, sonra Hakan net şan...
Rıdvan DİLMEN
Gerets kolaylaştırdı
Fenerbahçe bir kere maçı hak etti bu bir. Çok...
Atilla GÖKÇE
Korkaklar kaybeder
Şimdi herkes sussun! Kazanana saygı duysun......
Ercan GÜVEN
Lig bitmemiş!
Ne demişler; "bitmemiş ligde ümit vardır"... ...
Halil ÖZER
Yan gelip yatanlar
Galatasaray bu maça nasıl hazırlanmış, çok me...
Erdoğan ŞENAY
Kadıköy'de fiesta
Bu derbi "olmak veya olmamak" oyunuydu zaten ...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98
© 2006 Milliyet