Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 24 Nisan 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"Üç sezondur gayet iyi anlaşıyoruz"

Mehmet Günsür ve Cansu Dere, Hotiç'in yaz kampanyası için üç mevsimdir modellik yapıyor. İkili "Böyle işlerde uyum önemlidir. Üç sezondur gayet iyi anlaşıyoruz" diyor. Anlaştıkları bir diğer konu da ikinci el giysilere duydukları ilgi

MELİS ALPHAN - malphan@milliyet.com.tr


Oyuncu Mehmet Günsür ve manken Cansu Dere, Hotiç'in yeni sezon kampanyasında modellik yaptı. Bu ilk değil, Günsür ve Dere'nin, 67 yıl önce İstanbul Mercan'da küçük bir ayakkabı atölyesi olarak yola çıkan köklü ayakkabı ve çanta markası Hotiç kampanyalarında rol aldığı üçüncü sezon. İkili iyi arkadaş oldukları için çekimlerin eğlenceli geçtiğini söylüyor. Biz de Günsür ve Dere'yle buluşup çekimler, alışveriş, moda ve ayakkabıyla ilgili sohbet ettik.

Bu, Hotiç'le yaptığınız üçüncü reklam çalışması. Nasıl geçti çekimler?
Mehmet Günsür: Gülücükler, kahkahalar, güneş falan olduğu için çok eğlendik.

Hotiç'in yüzü oldunuz ve markanın imajını yansıtıyorsunuz. Hotiç neden ikinizi seçiyor?
Mehmet G.: Herhalde bu piyasanın içinde bizim var oluş biçimimizi seviyorlar.
Cansu Dere: Uyumluyuz. Böyle işlerde anlaşmak da önemli. Üç sezondur gayet iyi anlaşıyoruz. Onlar mutlu, biz mutlu.

Bu seferki çekimlerde daha seksi bir imaj var.
Cansu D.: Kış sezonu çekimleri daha seksiydi. Bakışlar ve makyaj vamptı.
Mehmet G.: Çıplaklık sadece seksilik demek değil.

Modayı takip ediyor musunuz?
Mehmet G.: Takip etmiyorum. Kafamda bir şeyler var, bir şeyler görüyorum, bir şeyler hoşuma gidiyor. Ne modadır ne değildir bilmiyorum ama kafama göre giyiniyorum. Kullanılmış şeyleri seviyorum, bitpazarlarında dolaşıyorum.

Hayatınızın bir bölümü İtalya'da geçiyor ve orada herkes şık ve bakımlı. Üzerinizde "Ben de giyimime dikkat etmeliyim" gibi bir baskı oluşmuyor mu?
Mehmet G.: Bakımlılar ama herkes modayı anı anına takip ediyor diye bir şey yok. Kendime göre bir tarzım var. Ama bu da modayı çok fazla takip ederek olmuyor.
Cansu D.: Benim de ikinci el merakım vardır. Gittiğim şehirlerde de öyle yerler bulmaya çalışırım. Daha hoş bir duygusu olduğunu düşünüyorum. Modayı her sezon takip etmek bana çok sahte geliyor.

"Anneannemden kalan elbiseyi hâlâ giyiyorum"

Tarzınızı tanımlayabilir misiniz?
Mehmet G.: Rahat olmayı seviyorum ben. Bir de yaşamış şeyler giymeyi. İkinci el ya da benim eskilerim.

En eski giysiniz kaç yıllıktır?
Mehmet G.: 15 yaşından beri giydiğim tişörtlerim duruyor hâlâ.
Cansu D.: Anneannemin çok eski bir elbisesi var, hâlâ giyiyorum.

Kolay beğenir misiniz?
Cansu D.: Kararsızımdır. Tişört bakarken "Siyah mı beyaz mı" diye düşünüp ya ikisini birden alırım ya da ikisini de almadan çıkarım.
Mehmet G.: Kafamda bir şey oluşturup alışverişe çıkınca daha verimli geçiyor. Onun dışında kafa boşaltmak için de alışverişe çıkıp bir şeyler aldığım olur.
Cansu D.: Alışveriş kafamı boşaltmama yardımcı olmuyor. Beni daha çok yoruyor.

Size uğur getirdiğine inandığınız bir şey var mı?
Cansu D.: İtalya'dan aldığım 100 yıllık bir küpe var. Manevi değeri büyük.
Mehmet G.: Yıllarca hep takılarım vardı. Hızmalar, yüzükler, kolyeler... Bir gün hepsini çıkardım.

Cansu Dere: "Düz babet ve beyaz atletten vazgeçemem"


Ayakkabı özellikle de kadınlar için arzu nesnesidir. Kaç çift ayakkabınız vardır?
Cansu D.: Sen konuş, ben sayıyorum (gülüyor).
Mehmet G.: Hiç ayakkabı beğenemiyorum. Bir şeyi beğeniyor gibi olduğumda da, üzerinden birkaç gece geçmesi lazım. Hemen alırsam, hiç giyemeyebiliyorum. Bu oldu birkaç kere. Hemen karar verip almıyorum. Bir görüyorum, etrafında biraz dolaşıyorum. Sonra gidip uyuyorum; ertesi gün tekrar gidip birazcık daha bakıyorum.
Cansu D.: Vay be! Mehmet, inanamıyorum sana.
Mehmet G.: Çabuk karar veremiyorum. Genellikle spor ayakkabıları tercih ediyorum.
Cansu D.: Ayakkabı ve çanta hastasıyımdır, itiraf edeyim. Babetleri çok seviyorum. Boyum da uzun olduğu için babetlerin iki sezondur moda olması şahane oldu. Eskiden zordu bulmak. Her çeşit ayakkabım vardır; dolgu topuğu da, yuvarlak burunlusu da... Vamp durumum hiçbir zaman olmadığı için, göbeği açıkta bırakan leopar tişörtüm de yoktur, leopar desenli bir ayakkabım da. Kendime yakıştırmam. Daha sakin ama...
Mehmet G.: Zebra desenli... (gülüyor)
Cansu D.: Evet, zebra desenli... Enteresan ayakkabıları severim. Görüp beğenirim zaten. Ayağım 40 numara. Ayağımda da güzel duruyorsa hiçbir sorun yok. Çünkü bazen babetlerde ayağım kayığa benzeyebiliyor. Koymuşlar oraya 37 numara ayakkabıyı, vitrinde muhteşem duruyor, 40 giyince aynı etkiyi vermiyor.

Ayakkabılarınızın sayısı...
Cansu D.: Ayıp, söylenmez öyle.
Mehmet G.: Benim giydiğim dört çift ayakkabım var. Olan da dört çift, giydiğim de dört çift...
Cansu D.: O kadar düşünürsen tabii dört çift olur. Ben ayakkabı alırken o kadar düşünseydim, başka şey düşünmeye vakit kalmazdı (gülüyor).

"Markası önemli değil"

Nerelerden alışveriş edersiniz? Beğendiğiniz tasarımcılar kimler?
Cansu D.: Hakan Yıldırım ve Ümit Ünal'dan aldığım şeyler var. Balinciaga'nın elbiseleri hoşuma gidiyor. Kendime yakıştırırsam giysinin markası önemli değildir.
Mehmet G.: Yerlileri pek bilmiyorum ama yabancılardan Vivienne Westwood ve Alexander McQueen gibi daha çılgın tasarımcıları beğeniyorum.

Kıyafetlerinizi danıştığınız biri var mı?
Cansu D.: Ece Sükan'a sorarım.
Mehmet G.: Öyle bir arkadaşım yok galiba. Ben de Ece'ye sorayım (gülüyor).

Vazgeçemediğiniz bir giysi var mı?
Cansu D.: Düz babetlerim, beyaz atlet.
Mehmet G.: Bir sürü şey var da, gün geliyor lime lime oluyorlar. Yıllar önce İtalya'dan aldığım bir kot vardı. Lime lime oldu. Motor Jeans'de çalışan bir arkadaşıma gittim. Kotu verdim. Bilgisayarda ölçülerini çıkarıp klonladılar.

Tam giyimle ilgili bir takıntınız var mı diye soracaktım...
Mehmet G.: Ya işte, sevdiğim şeyleri seviyorum.

Mehmet Günsür: "Şeftalili bir krem keşfettim"


Kozmetikle aranız nasıl?
Mehmet G.: Her gün sette makyaj yapıldığı için mutlaka temizleme sütü gibi şeylere ihtiyacımız oluyor. Evet, başladım krem kullanmaya! Neutrogena ya da Dermatologica gibi markaların ürünlerini kullanıyorum. Bir de geçenlerde çok güzel bir krem keşfettim. Biotherm'in şeftalili bir kremi var ve cildime çok iyi geliyor.
Cansu D.: Ben de kullanıyorum ama zorunda olduğum için. Aslında o kremleri kullanmak bana büyük bir yük gibi geliyor. Hiçbir zaman kremlerle yatıp kalkan bir insan olmadım ama mecbur olunca kullanıyorum. Ben de daha çok Dermatologica gibi eczaneden aldığım markaları kullanıyorum.

"Cansu ile Mehmet ten ve fizik olarak çok uyumlu"

Serdar Hotiç (Hotiç Yönetim Kurulu Başkanı)

"Seçtiğiniz kişi insanların üzerinde güzel etki bırakıyorsa bu markanın da etkili olmasını sağlıyor. Markayla bütünleşip markanın imajını güçlendiren ünlüleri tercih ediyoruz. Mehmet ve Cansu'nun insanlar üzerinde sempati uyandıran tavırları olumlu bir imaj yaratıyor. Birlikte ten ve fizik olarak çok uyumlu bir ikili oluşturduğunu görüyorsunuz."

"Fotoğraflar insanların kalbine işlesin istedik"

Nihat Odabaşı (Fotoğrafçı)

"Tek derdimiz yakın, yalın ve sıcak bir görünüm elde etmekti. Gülen, insana pozitif enerji veren bir kampanya yapmak istedik. Cansu ve Mehmet'in duru ve sıcak fotoğrafları olsun ve bunlar insanların kalbine işlesin istedik. O yüzden ikisi de çok gülüyorlar, keyifliler ve pozitifler. İyi arkadaş oldukları için de çekimde çok uyumluydular. İkisi de tanıdığım ve alışık olduğum insanlar. Bana çıplak poz vermeleri tamamen güvenle ilgili. İmajlarına zarar vermeyeceğimi biliyorlardı."




CUMARTESİ
"Üç sezondur gayet iyi anlaşıyoruz"
"Küçük plaj giysisi" 60 yaşında
Artık paintball ligimiz de var
At üstünden pul üstüne
23 Nisan kutlamaları
"Kanto hariç özgün müzik türümüz yok"
En moda En yeni
ne var, ne yok
Herkese göre yarışma var
İsviçre tatlarını bu kursla yakalayın





Melis Alphan
Cengiz Eren
Ali Rıza Kardüz
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan

© 2006 Milliyet