Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 24 Nisan 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kontes dö Mermerci düğünde...


malphan@milliyet.com.tr

Dantelin geçmişi MÖ 2500'lere, Firavunlar zamanına kadar uzanıyor. En eski dantel örneklerine Eski Mısır'daki mezarlarda rastlandı. 12 ve 13'üncü yüzyıllarda, Hıristiyan kilisesindeki kıdemli kişiler için dantel giysiler yapılsa da, bu süsleme ancak 16'ncı yüzyılda yaygınlaştı. 17'nci yüzyılda herkes, dönemin statü simgesi olan bu süsten edinmek isterdi. Bazı yerlerde sadece yüksek sınıfa mensup kişilerin dantel giymesine izin verilir ve dantelin büyüklüğü de statülerine göre belirlenirdi. Sınır kapılarına yerleştirilen görevliler, dantel giyen alt tabaka mensuplarını durdurur ve dantellerinin boylarını kısaltırlardı. Bu tutku öyle boyutlara varmıştı ki, dantel ülkelere tabutlar içinde, cesetlerin etrafına sarılmış halde gelirdi.

Yanlış zamanlama
Fransız Devrimi'nden sonra birçok dantel üreticisi, aristokratlarla olan ilişkileri yüzünden giyotine gönderildi. 19'uncu yüzyılda danteli ucuza üreten makinelerin geliştirilmesiyle dantel düşüşe geçti. Bugün birçok tasarımcının makul miktarda kullandığı dantel, kadınsılığı ön plana çıkarıyor. Dantel geçmişte kadınlara daha "olgun" ve zarif bir hava katmak için, yine "olgun" kadınlara yönelik giysilerde kullanılırdı. Bugün ise Chloe'den Top Shop'a birçok markanın koleksiyonunda dantele rastlıyoruz.
Ender Mermerci ise, geçtiğimiz hafta katıldığı bir düğündeki tualetiyle dantelin eski, ihtişamlı günlerine olan özlemini gözler önüne serdi. Bir zamanlar sınır kapılarında saf tutan görevliler Çırağan'ın kapısında dursalar, Mermerci'nin dantellerini kesmezlerdi büyük olasılıkla. Ne de olsa kendisi yüksek sınıf mensubu. Ama zamanlaması yanlış. 300-400 yıl kadar geç kalmış. Anladık, bu yıl dantel moda, kabarık etek de moda ama etrafta Kontes dö bilmem ne gibi dolaşmanın ne alemi var? Alemi kendinden söz ettirmekse bravo, bunu her seferinde başarıyor.


Anoraklı Çin lideri

Dünya liderleri dünyaya belli bir imajı yansıtmak için giysileri araç olarak kullanır. Çin Komünist Partisi'nin ve Çin Halk Cumhuriyeti'nin kurucusu Mao Zedung'un gri "Mao giysisi" 1970'lerin ikonu haline gelmişti. 1911'de Mançurya hanedanını deviren ve yeni Çin Cumhuriyeti için bu giysiyi hazırlatan liderin ardından buna "Sun Yat-sen giysisi" adı verilmişti. 1949'da Mao yönetimi devraldığında giysinin tarzını korudu ve ölene dek giydi. Giysi sembollerle bezeliydi. Dört cebi, Çinlileri idare etmenin dört temel kuralını simgeliyordu - adetlere uymak, adalet, dürüstlük ve utanç hissi.
Bugünlerde hükümet mensupları, eski tarzda komünizmden uzaklaşmayı temsil eden şık siyah takım elbiseler giyiyor. Başbakan Wen Jiabao da böyle giyiniyor ancak yoksulları ziyaret ederken üzerine 10 yıl önce de giydiği yeşil anorağını geçiriyor. Bu da Wen'in halk adamı olduğunun bir göstergesi: Yoldaş, iyi bir arkadaş ve alçakgönüllü komşu. Wen'in selefi Zhou Enlai de işçilerle bir araya geldiğinde yamalı pijamalarını giyerdi. Bu pijamalar milyonların kalbine dokundu. Onun bu basit yaşam tarzı, anoraklı Wen Jiabao tarafından da benimsendi.


Polo tişörtle kravat olur mu?

Beymen Erkek koleksiyonunun tasarımcısı Andrea Pompilio, bu yaz erkeklerin üzerinde örme kravatlara rastlayacağımızı söylüyor. Örme kravat aslında kravatın en eski versiyonu. Ancak hiçbir zaman da demode olmadı. Genellikle entelektüel erkekler, kadife ceketlerle beraber bu kravatları takarlar. Ancak Pompilio bu kravatların polo tişörtlerle giyilmesini öneriyor. İşte bu noktada örme kravat modası çuvallayabilir. Herhalde Pompilio da bunun farkında ki "Biz öneriyoruz ama çok tercih edilmeyeceğinin farkındayız" diyor. Bu kravatlar çok sempatik bir görünüme sahip ama siz siz olun gömlekten şaşmayın.


Sutyen takmak ya da takmamak

"Türkiye'de iç giyim sanayiinin kurulmasında çok emeğim var" diyen, Fransa'da yaşayan yazar ve işadamı Cüneyt Ayral, bugünlerde sutyenle ilgili ikinci kitabını yazıyor. "Sutyen her gün kadınların giydiği, erkeklerin de soyunsun da göreyim dediği bir ürün. Erkekler çıkarmak ister, kadınlar da para verir" diyen Ayral, sutyenin kadının sosyolojisini anlatan bir giyim ürünü olduğunu savunuyor. Haksız sayılmaz. Birçok kadın (büyük göğüslü olanlar dışında) göğüslerinin sağlığı için değil, kültürel nedenlerden dolayı sutyen takıyor.
Sutyen, korsenin evrimleşmiş hali. Korsenin amacı, kadınların vücuduna dönemin modasının gerektirdiği şekli vermekti. Ve o dönemde erkeklerin fetişi ince beldi. Korseden önce sutyen olarak nitelendirilebilecek herhangi bir ürün yoktu. Bugün bile dünyanın her yerinde sutyen kullanılmıyor. Ve en çok kullanıldığı yer olan Batı'da, cinselliğe vurgu yapan bir giysi halini aldı. 60'larda feministlerin sembolik olarak sutyenleri yakmasına şaşmamak gerek. Yine de feminizmi bir yana bırakırsak, sutyen takmamak için sağlıkla ilgili yeterince neden var. Birçok kadın sutyen takmaya o kadar alışık ki, sutyenin verdiği rahatsızlığın farkında bile olmuyor. Sutyenin rahatsızlık verip vermediğini sorduğunuzda, kanıtlar ortada olduğu halde, birçok kadın "hayır" cevabını verecektir. Bunun nedeni sosyal kurallar. Başka bir deyişle, bu toplumda sutyensiz gezmek daha fazla rahatsızlık verici.




CUMARTESİ
"Üç sezondur gayet iyi anlaşıyoruz"
"Küçük plaj giysisi" 60 yaşında
Artık paintball ligimiz de var
At üstünden pul üstüne
23 Nisan kutlamaları
"Kanto hariç özgün müzik türümüz yok"
En moda En yeni
ne var, ne yok
Herkese göre yarışma var
İsviçre tatlarını bu kursla yakalayın





Melis Alphan
Cengiz Eren
Ali Rıza Kardüz
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan

© 2006 Milliyet