Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 25 Nisan 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Otomobil istilası

Görüş / Engin Önen

Eskiler bina ve zinadaki artışı kıyamet alameti olarak görürlermiş. Ben kıyametimizi hazırlayan alametlerden birinin de otomobil olduğunu düşünüyorum.
İşe giderken ve dönerken, otomobillere ve trafik sıkışıklığına bakarak bunu görebiliriz.
İçinde sadece kullanıcısının olduğu binlerce araç.
Bir otobüs yerine trafikte 80-100 otomobil. Bir metro yerine binlerce...
Yüksek oranda enerji tüketimi, trafik tıkanıklığı, gürültü, otopark sorunu, trafik kazaları...
* * *
Kentlerimizin beton yığınları ile çirkinleştiğini söylüyoruz.
Ama metal yığınlarının işgalinden pek söz etmiyoruz.
Boş alanlardan sonra sokak ve caddelerin kenarları da otomobiller tarafından istila edildi.
Birçok sokakta karşıdan gelen araca uygun bir yerde durup yol vermek zorunda kalıyoruz.
Hele sokakta çöp kamyonu varsa işler hepten karışıyor.
İşe, alışverişe ve gezmeye hep özel otomobille gitmekten vazgeçemiyoruz.
Bunda kuşkusuz, toplu taşımacılığın yetersiz oluşunun da payı var.
Ancak otomobilin cazibesi biraz da bireyin teknoloji üzerindeki hakimiyeti, bireysel özgürlük, güç, hız ve toplumsal statü gibi psiko sosyal tatminlerinden de kaynaklanıyor.
* * *
En çok tercih edilen ulaşım biçimi olan özel otomobil, aynı zamanda dünya genelinde ekonomik gelişmişliğin göstergelerinden biri sayılmaktadır.
Örneğin Batı Avrupa ülkelerinde 2 kişiye, ABD'de 1.5 kişiye bir otomobil düşerken, bu oran Asya ve Afrika ülkelerinde 100'ü aşmaktadır.
Yeryüzünün kapasitesi ve sınırlılığı dikkate alındığında, zaten, geri kalmış ülkelerin otomobil sayısı bakımından gelişmiş ülkelere yetişmesine imkan bulunmamaktadır.
Yapılan hesaplara göre, Çin ve Hindistan'ın Avrupa veya ABD düzeyinde kişi başına otomobil sayısına ulaşması için, yeryüzünün asfaltla kaplanması bile yeterli olmayacaktır.
* * *
Yol ve otomobil miktarındaki artışa rağmen, trafik sorunun yaşanmasını, uzmanlar, trafik paradoksu olarak tanımlıyorlar.
Önce trafik sıkışıyor.
Ardından yollar yapılıyor.
Kentin alanı büyüyor.
Otomobille yapılan yolculuklar ve süreleri artıyor.
Ve trafik tekrar tıkanıyor.
Bugünkü Londra'nın merkezindeki trafiğin, 19'uncu Yüzyıl ortalarındaki at arabası trafiğinden daha yavaş olduğuna ilişkin hesaplamalar bulunmaktadır.
Bu hesaplamalara göre trafiğin Londra'daki ortalama hızı 11 kilometre, Tokyo'da 18 kilometre ve Paris'te 26 kilometre cıvarında olması sözü edilen trafik paradoksunun sonucudur.

ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
Kanalizasyon tehdit ediyor
Otomobil istilası
Limitler çizilmediğinden hep isteyen bir gençlik yarattık





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Engin Önen
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet