Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 25 Nisan 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Limitler çizilmediğinden hep isteyen bir gençlik yarattık

Satır Arası / Deniz Sipahi

Milliyet Pazar'da Can Dündar'ın yazısını okudunuz mu?
Dündar, Deniz Feneri Derneği'nin dört yıldır 23 Nisan'larda yürüttüğü "1001 Çocuk, 1001 Dilek" projesinden bazı örnekler vermiş. Okumayanlar için kısa bir özet yapayım.
10 yıl önce babasını kaybeden Neytullah (12): "Kazancımız elimize geçmiyor, çok fakiriz. Ama ben okumayı çok seviyorum. Kitap istiyorum..."
Iğdır'dan Hüseyin (8): "Ben okulda davranışları pekiyi, öğretmenimin sözünü dinleyen bir öğrenciyim. Hayallerim annem ve babamın kendilerine iş bulmaları. Bir de okul bitirinceye kadar öğretmenimizin bizi bırakmaması... Başka hayalim yok. Param olsaydı aileme bir ev yaptırır, onlara yeni elbiseler alırdım."
Erzurumlu Çağla (14): "Deprem sonucunda evsiz kaldık, bir yıl prefabrik evlerde oturduk. Hayalim okumak ve Fen liselerini kazanabilmek."
Yozgatlı Dönay (11): "Kendine ait bir yatak, derslerini yapabilmek için çalışma masası ve eşyaları koyabilmek için dolap..."
Maraşlı Esra (8): "Çok param olsa yiyecek parası bulamayan aç, fakir insanlara yardım ederdim..."
Iğdırlı Haydar Ali (9): "Sizlere kafamda, suratımda ayaklarımda ve birçok yerimde çıkan mantar hastalığından bahsetmek istiyorum. Maddi durumumuz el vermediği için hastaneye gidemedim. Bu durum beni çok üzüyor ve sürekli ağlıyorum. Dışarıya çıkmak istemiyorum. Arkadaşlarım sürekli benimle alay ediyorlar. Keşke dünyaya hiç gelmeseydim. Okula giderken arkadaşlarım gibi güzel elbiseler alamıyorum. Bir bisikletim olmasını çok isterdim. Yatağımız dahi yok. Halının üzerinde uyuyoruz."
Iğdırlı Ömer (11): "Param olsa annemi doktora götürürüm..."
Bayburtlu Özgür (12): "Annem ve babam yaşlı ve rahatsız. Abim askerde. Bir kardeşim boş geziyor. Küçük abim rahatsız, ciğer ameliyatı oldu. Ben en küçüğüm. Abime çok üzülüyorum. Annemin bir elektrikli süpürgesi olmasını isterdim. Babamın aylık geliri olmasını isterdim. Çünkü parasızlık çok zor bir şey."
Yozgatlı Nurcan (14): "Çok param olsa doktora giderdim..."
Yazı bu örneklerle uzayıp gidiyor.
Bazı insanların hayatı ne kadar kolay, bazılarınınki ise ne kadar zor.
Bazıları yokluklar içinde, bazıları elindekinin kıymetini bilemeyecek kadar başka bir ruh halinde...
Özellikle büyük şehirlerde müthiş bir tüketim çılgınlığı yaşanıyor.
Sınırlar, limitler tam çizilmediğinden sürekli isteyen, tatmin olmayan ve daha fazlasını talep eden bir gençlik yarattık.
Oysa kendimiz kadar başkalarını da düşünmeliyiz.
Kendimiz için istediklerimizi komşumuz, arkadaşlarımız, hatta tanımadığımız yaşıtlarımız için de istemeliyiz.

Sivil örgütler eğitime odaklanmalı

Bugün Türkiye'de binlerce sivil toplum örgütü var. Daha da sayılarının artması lazım. Her Türk vatandaşının bu örgütlere üye olması ve aktif çalışması gerekir. İzmir ve Ege Bölgesi'ndeki STK'lar gerçekten de önemli ve güzel projelere imza atıyorlar.
Ancak onlardan bir ricam var.
Bu ülkenin geleceği gençlerinin iyi eğitilmesine bağlı.
STK'lar görkemli balolar, yemekler düzenleyeceklerine gelirlerini eğitim kampanyalarında birleştirseler çok daha iyi olur.
Özellikle uluslararası organizasyonların eşleştirilmiş bağış modeliyle büyük kaynaklar yaratma şansları da var.
Yine STK'ların, belediyelerin ve kamu kuruluşlarının beraber yapacakları projelerle Avrupa Birliği fonlarını kullanma durumları da olabilir.
Bazen bir insanın hayatını bile değiştirmek önemlidir.

dsipahi@milliyet.com.tr








EGE
Emeklilik hakkında her şey
Kanalizasyon tehdit ediyor
Otomobil istilası
Limitler çizilmediğinden hep isteyen bir gençlik yarattık





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Engin Önen
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet