Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 27 Nisan 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kazanmak önemli ama!

Görüş / Bülent Buda

Altaylı futbolcuların sıralamanın dibindeki Çanakkale Dardanel karşısında oynadıkları futbolu skor tabelasına bakarak yorumlarsak, son günlerin moda deyişiyle "skor yazarı" oluruz.
Özellikle maçın ilk yarısını iki farklı önde bitirmelerine karşın, sergilenen futbolun niteliğine bakarak rakibe verilen pozisyonların sayısı, orta alan ile savunmada yaşanan olumsuzlukların bir göstergesiydi.
Eğer Dardanelsporlu futbolcular oyunun ilk yarısında girdikleri pozisyonları gole "gollere" dönüştürebilseler, soyunma odalarına önde girseler, maçın ikinci yarısı böylesine gol gösterisine ve de görsel yanı ağır basan bir görünüme bürünebilir miydi acaba?(!)

9 puan şart
Kaybedecek bir şeyi kalmamış takımların karşısında oynamanın zorluğunu, yaşanılan gerginliği aşabilmek için erken gollere ulaşmanın gerekli olduğunun elbette farkındayız. Ancak isim vurgulamadan, bir takımın çoğunluğunun, üstelik kendi alanında acemilere özgü eylemlerini anlayabilmekte gerçekten zorlanıyoruz. Hatalar, yanlışlar vardır ve de hep olacaktır. Futbol kusursuz oynansaydı, yenen yenilen olmaz, o alandan düzenli eşitlik çıkardı.
Denilebilir ki "İlk yarının kötü futbolunu vurgularken ikinci yarının gösterisini niye dile getirmiyorsun?" İzin verin de ikinci yarının hemen başında fark üçe çıkınca rahatlayan kafalar ile yumuşayan kaslar, tribünlerin beklentileriyle örtüşen estetik boyutu da sergilemeye başlasın artık.
Altaylı futbolcuların pazar akşamı konuk takım kalesine gönderdiği beş golden sonra cilalayıp, makyajlayıp, güzelleştirip "Bundan böyle sizin önünüzde hiçbir takım duramaz" diyerek yaldızlamak mümkün.
Altay takımı önündeki 270 dakikadan dokuz puan çıkaramazsa Süper Lig'e ikinci sıradan çıkması zorlaşır. Eğer Altaylı futbolcular o üç maçta Dardanelspor karşısında sergiledikleri futbolu tekrarlarsa, o dokuz puan hayal olur.

Zafere ulaşmak
Efendim, izleyen takımların da zor maçları varmış, puan kaybedebilirlermiş. Ben onların kaybedeceği puanları düşünerek hayal kuranlardan değilim.
Birilerinin kaybedeceğini bekleyerek zafere ulaşılamaz. Zafere ulaşmak için önce kendiniz kazanmalısınız. Bazen kötü oynayarak da kazanabilirsiniz.
Ama her zaman kötü oynayarak kazanamazsınız. Bu aşamada Altaylı futbolcuların duygularını okşayacak bir yazı kaleme almak benim için çok kolay olurdu. Ama gerçekçi olmazdı. Sanıyorum öylesinden onlar da hoşlanmazdı.
Hem Altay kurumunun, hem de kendilerinin geleceğini derinden etkileyecek ciddi süreçlerden geçiyoruz... Ve hiçbir zaman Altaylı futbolcuların olayı algılayış düzeylerine ilişkin zerrece kuşkum olmadı.
O nedenle de sıkıntısız, rahat yazabiliyorum.

egespor@milliyet.com.tr








EGE
Leyza hayata döndü
Kazanmak önemli ama!
Emeklilik hakkında her şey
Bu çirkinliğe engel olunsun
10.5 milyon ton sütün sadece 2 milyon tonu kayıt altında
İzmir'i neden geçiyorlar





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bahar Akbaş
Bülent Buda
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi
Selim Türsen

© 2006 Milliyet