|
 |
|
|
Kazanmak önemli ama!
Görüş / Bülent Buda
Altaylı futbolcuların sıralamanın dibindeki Çanakkale Dardanel karşısında oynadıkları futbolu skor tabelasına bakarak yorumlarsak, son günlerin moda deyişiyle "skor yazarı" oluruz.
Özellikle maçın ilk yarısını iki farklı önde bitirmelerine karşın, sergilenen futbolun niteliğine bakarak rakibe verilen pozisyonların sayısı, orta alan ile savunmada yaşanan olumsuzlukların bir göstergesiydi.
Eğer Dardanelsporlu futbolcular oyunun ilk yarısında girdikleri pozisyonları gole "gollere" dönüştürebilseler, soyunma odalarına önde girseler, maçın ikinci yarısı böylesine gol gösterisine ve de görsel yanı ağır basan bir görünüme bürünebilir miydi acaba?(!)
9 puan şart
Kaybedecek bir şeyi kalmamış takımların karşısında oynamanın zorluğunu, yaşanılan gerginliği aşabilmek için erken gollere ulaşmanın gerekli olduğunun elbette farkındayız. Ancak isim vurgulamadan, bir takımın çoğunluğunun, üstelik kendi alanında acemilere özgü eylemlerini anlayabilmekte gerçekten zorlanıyoruz. Hatalar, yanlışlar vardır ve de hep olacaktır. Futbol kusursuz oynansaydı, yenen yenilen olmaz, o alandan düzenli eşitlik çıkardı.
Denilebilir ki "İlk yarının kötü futbolunu vurgularken ikinci yarının gösterisini niye dile getirmiyorsun?" İzin verin de ikinci yarının hemen başında fark üçe çıkınca rahatlayan kafalar ile yumuşayan kaslar, tribünlerin beklentileriyle örtüşen estetik boyutu da sergilemeye başlasın artık.
Altaylı futbolcuların pazar akşamı konuk takım kalesine gönderdiği beş golden sonra cilalayıp, makyajlayıp, güzelleştirip "Bundan böyle sizin önünüzde hiçbir takım duramaz" diyerek yaldızlamak mümkün.
Altay takımı önündeki 270 dakikadan dokuz puan çıkaramazsa Süper Lig'e ikinci sıradan çıkması zorlaşır. Eğer Altaylı futbolcular o üç maçta Dardanelspor karşısında sergiledikleri futbolu tekrarlarsa, o dokuz puan hayal olur.
Zafere ulaşmak
Efendim, izleyen takımların da zor maçları varmış, puan kaybedebilirlermiş. Ben onların kaybedeceği puanları düşünerek hayal kuranlardan değilim.
Birilerinin kaybedeceğini bekleyerek zafere ulaşılamaz. Zafere ulaşmak için önce kendiniz kazanmalısınız. Bazen kötü oynayarak da kazanabilirsiniz.
Ama her zaman kötü oynayarak kazanamazsınız. Bu aşamada Altaylı futbolcuların duygularını okşayacak bir yazı kaleme almak benim için çok kolay olurdu. Ama gerçekçi olmazdı. Sanıyorum öylesinden onlar da hoşlanmazdı.
Hem Altay kurumunun, hem de kendilerinin geleceğini derinden etkileyecek ciddi süreçlerden geçiyoruz... Ve hiçbir zaman Altaylı futbolcuların olayı algılayış düzeylerine ilişkin zerrece kuşkum olmadı.
O nedenle de sıkıntısız, rahat yazabiliyorum.
egespor@milliyet.com.tr
|
|
|

|