
|
|
|
 |
|
|
İzmir'i neden geçiyorlar
Çeşitleme / Selim Türsen
İş dünyasının içinden, iş ve özel yaşam tarzlarını hayli yakından takip eden bir dostum geçenlerde, "Hafta sonları restoran ve eğlence yerlerine gittiğinde İzmir'in tanınmış işadamlarını pek göremezsin. Peki nerededir bunlar hiç düşündün mü? Ben sana söyleyeyim. Çoğu ya İstanbul'da ya da başka yerlerdedir. İzmir küçük yer. Herkes birbirini tanıyor. İstanbul'un büyüklüğünde kaybolmak kolay" dedi.
* * *
İnsanların özel yaşamları hiçbir zaman bu köşenin konusu olamaz. Ancak ben konuyu yatırımlar açısından değerlendirdiğim zaman da benzer sonuçlar çıkacağını tahmin ediyorum. "Para İstanbul'da kazanılır" görüşünün yaygın olduğu İzmir'de yatırım yapacak olan da hizmet satacak olan da İstanbul'un yolunu tutuyor.
Genelde böyle bir eğilim yaygın olunca yeni yatırımlarda kullanılacak kaynaklar dışarı kayarken İzmir'de işler mevcut yatırımları sürdürmek şeklinde oluyor.
Bir de risk almaktan çekinip rantiye işlerden para kazanmanın tercih edildiği gözleniyor. "Fabrika kurup işçiyle makineyle uğraşacağıma alışveriş merkezi gibi yerler yaptırıp kiraya veririm" anlayışının pek çok işadamına daha cazip geldiği belirtiliyor.
Böyle bir iş anlayışının yaygın olduğu bir kente Gaziantep, Kayseri gibi yerlerin rakip olmasına fazla şaşırmamak gerek. İzmir Ticaret Odası Meclis üyesi Ahmet Cahit Kırmacı, "Financial Times Foreign Direct Investment tarafından Türkiye'de yatırım yapılacak en iyi yer olarak seçilen Manisa yakında İzmir'i geçecek" derken belki de çok haksız değil.
* * *
İzmir, paranın dönüş hızı yavaş olduğu için sürekli para sıkıntısı çekilen bir kent görünümünde. Böyle bir ortamda en azından psikolojik olarak yeni yatırımlara çekinilerek giriliyor ya da yeterince destek verilmiyor. Hiç şüphesiz bir şeyler yapılıyor ama koca bir kentin potansiyelinin çok altında yatırım yapıldığı görüntüsü var.
İzmir pek çok yerden farklı olarak, yaşadığı yeri seven insanların kenti.
Dev bir metropol olan İstanbul'da yaşayanların çoğu göçle geldikleri için kendilerini İstanbul'lu olarak görmez.
Ama İzmir'de durum farklı.
Şehrin geleceğini kurtarmak için öncelikle İzmirlilerin kendi kentlerine yatırımdan korkmalarına neden olan ekonomik, sosyal ve psikolojik nedenleri bilimsel olarak tespit etmek gerek.
Belki de bunun için meslek örgütleri ve üniversite işbirliğiyle özel araştırmalar yapıp, arama konferansları gibi çalışmalara ağırlık vermek gerek.
Daha sonra da İzmirli işadamının yatırım arzularını kamçılayacak şartları ve projeleri yaratmak gerek. Unutmayalım günümüzde zaman çok hızlı geçiyor ve bir bakıyorsunuz birilerinin çok gerilerinde kalmışsınız.
Bize Süper Lig yakışır
Futbolda yılın en heyecanlı haftalarına girmiş bulunuyoruz. Geçen hafta bütün Türkiye Fenerbahçe-Galatasaray derbisine kilitlenirken futbolun toplum üzerindeki gücü bir kez daha anlaşıldı.
Bir zamanlar destanlar yazan İzmir takımlarından birinin bile bugün süper ligde yer alamaması bu şehir için utanç verici bir durum.
Bu yıl Altay, İzmir'i yine layık olduğu lige taşıma umudu veriyor.
Gelecek üç maçta sadece Altay'ın değil bir kentin futboldaki kaderi belirlenecek. Kentli bilinciyle Altay'ı Süper Lig'e taşımak için büyük destek sağlayan kuruluşların hepsini kutluyorum. Süper Lig'e bu kadar yaklaşmışken fırsatı kaçırmamak için İzmir varını yoğunu ortaya koymalı.
stursen@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|