
|
|
|
 |
|
|
BİR KATLİAMIN ÖYKÜSÜ...
Bir katliamın anatomisi
Oscar adayı "Capote", "Soğukkanlılıkla" romanının yazım sürecini ve Truman Capote'ye yaşattığı travmayı anlatıyor.
Alin Taşçıyan
Kitap, bir katliamın öyküsünü anlatıyor. Film ise kitabın öyküsünü... Beş dalda Oscar'a aday gösterilen "Capote"nin adından edinilen izlenim Truman Capote'nin yaşamına dair bir film olduğu. Oysa Kansas'ta yapılan bir katliam üzerine röportaja giden, çoktan ünlü olmuş yazarın suçlular da yakalanınca röportajı bir kitaba dönüştürmesi sürecini konu alıyor: Bu süreç, Capote'nin deyişiyle "kurmaca olmayan", yaygın deyişle belgesel roman "Soğukkanlılıkla / In Cold Blood" ile sonuçlandı.
2004 yılında Türkçeye de çevrilen "Soğukkanlılıkla", iki sabıkalının, para dolu bir kasa bulunduğunu sandıkları çiftlik soygununda kontrolü kaybedip bütün ev halkını katletmelerinin öyküsü anlatır. Kansas'ın herkesin birbirini tanıdığı sakin Holcombe kasabasının önde gelen ve sevilen Clutter Ailesi'nin başına gelenler bölgeyi dehşete boğar. Katillerin iki yabancı olduğundan kuşku yoktur. Nitekim 28 yaşındaki Richard "Dick" Hickock ve 31 yaşındaki Perry Edward Smith'in, hayatlarını sürekli yolculuk edip küçük soygunlarla sürdüren iki sabıkalıyken bir vurgun planlayıp ellerini kana buladığı ortaya çıkar.
Yazarın yorumsuzluğu
Capote, bu katliamı hazırlayan koşulları ve soruşturmayı, suçluların yakalanıp cezalandırılmalarını "Soğukkanlılıkla"da anlatır. Soruşturmayı yürüten polisin notları, tanıkların ifadeleri ve sanıklarla yaptığı özel görüşmelerden yola çıkarak bir suçun oluşumunun analizini ve toplumsal etkilerini yorumsuz aktarır.
Kitabın gücü bu edilgen olmayan ama yazarın kendi yargılarını doğrudan sayfalara koymadığı yorumsuzlukta gizlidir. Capote elbette kendi bakış açısıyla yazar ama gerçek kişileri roman karakterleri gibi düşünüp üzerlerine kendinden düşünceler eklemez. Atmosferi yaratıp okuru içine almakla ve tanıklığını aktarmakla yetinir.
Philip Seymour Hoffman'a, Truman Capote yorumuyla En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar kazandıran "Capote", "Soğukkanlılıkla"nın yazılışı sırasında yazarın yaşadıklarını, hem polisle hem suçlularla kurduğu ilişkinin onu duygusal açıdan nasıl perişan ettiğini sergiler.
New York Times'da okuduğu bir haberden uzun bir röportaj çıkarmak için çocukluk arkadaşı Harper Lee ("Bülbülü Öldürmek"i yazmadan önce) ile birlikte Holcombe'a giderler. New York sanat çevrelerinde Capote'yi egzantrik bir kişilik haline getiren gay oluşu ve efemine tavırları 1959 yılında Kansas'ta hiç de hoş karşılanmayacaktır. Kitaplarının orada okunmuş olması ve "Tiffany'de Kahvaltı"nın sinemaya uyarlanması sayesinde itibarı yerindedir ama ihtiyaç duyduğu arkadaşlık ilişkisini Harper Lee aracılığıyla kurar.
Başarı ve travma
Holcombe'a varlığını kabul ettirmesi pek zor olmasa da sonradan suçlularla konuşması, onlarla yakınlık kurması ve onların öykülerini de aktarması hoşnutsuzluk yaratır. Capote de özellikle yarı kızılderili olan, geçirdiği bir kazadan ötürü sürekli ağrı çeken Perry ile arkadaş olmanın, onun kendisine idamdan kurtuluş umuduyla bel bağlamasının sıkıntısı çeker. Film, "Soğukkanlılıkla"yı yazmanın Capote'nin hayatında bir başarı kadar bir travma yaratmasını göstererek ilginç hale gelir.
"Soğukkanlılıkla"yı okumamış olanlar 24 Mart'ta gösterime giren "Capote"yi izleyince şiddetle okuma ihtiyacı hissedecek. Kitabı okumuş olanlar içinse film adeta tamamlayıcı bir işlev görecek.
TÜRKÇEDE TRUMAN CAPOTE
Çimen Türküsü" / Varlık Cep Kitapları
"Başka Sesler, Başka Odalar" / Remzi Kitabevi
"Bukalemunlar İçin Müzik" / Remzi Kitabevi
"Gece Ağacı" / Adam Yayınları
"Tiffany'de Kahvaltı" / Bilgi Yayınevi
|
|
|

|
|