
|
|
|
 |
|
|
FUTBOLUN TADI KAÇTI!
Taraftar uyuma
İskoçya doğumlu gazeteci Craig McGill "Futbolun Kârhanesi"nde uyarıyor: Futbol kayboluyor, taraftarlar bunu önlemek için maça gitmekten fazlasını yapmak zorunda.
İLKE GÜRSOY / İnceleme / FOTOĞRAF: ERCAN ARSLAN
Futbol maçlarında tribündeki bazı taraftar grupları, durumlarından memnun olmadıkları zaman (sıkışık biçimde oturmak, arkadaşlarının bilet bulamayıp stadın dışında kalmış olması, pahalı bilet fiyatları vs.) kendi takımlarının yöneticilerinin dikkatini çekmek için şöyle bağırırlar: "Yönetim uyuma, taraftara sahip çık!"
İskoçya doğumlu gazeteci Craig McGill de "Futbolun Kârhanesi" kitabında taraftarı uyumayıp futbola sahip çıkması için uyarıyor: "Eğer taraftarlar (oyuna) dahil olmazsa ve oyunla ilgili daha fazla söz hakkı talep etmezlerse futbol tanınmayacak bir biçimde değişebilir, bu güzel oyun gelebileceği ve gelmesi gereken halin çirkin, bozulmuş bir biçimine dönüşebilir."
En çok kazanan futbolcular
McGill'in bu telaşının sebebi, kitabın adından anlaşılabiliyor aslında. Futbolun içine televizyonun, paranın, ırkçılığın vs. iyice girmesi nedeniyle cefakar taraftarın dışlanacağına dair bir endişe. Ama tamamen umudunu yitirmiş değil. Kitap da zaten gidişatın kötü olduğunu ama bazı şeyler yapılırsa hâlâ güzel günlere dönüş imkanının bulunduğunu anlatıyor. Futbolu "Şu anda oyunla ilgili her iyi şeyi gösteren amatör ruhla, kapitalizmin ve büyük işletmelerin özündeki bencilliğin bir karışımı" olarak tanımlıyor.
Tabii "şu anda"dan kasıt, kitabın orijinalinin ("Football Inc.") yayımlandığı 2001 yılı. Aradan geçen beş yılda futbolda değişiklikler oldu. Hele de bunun gibi bolca istatistik, rakam, isim içeren kitaplarda daha çok batıyor insanın gözüne. Örneğin, en son gerçek rakamlar 2000 yılında yapılan Avrupa Şampiyonası'ndan. Oysa biz artık bu yaz Almanya'daki Dünya Kupası'nı bekliyoruz. Ya da "en çok kazanan futbolcular" listesinde bir süredir adlarını hiç duymadığımız Batistuta, McManaman, Balakov, Effenberg var.
Eski günlere özlem
Ama kitap istatistikten fazlasını veriyor elbette. Somut örnekler ezici biçimde İngiltere ve İskoçya futboluna ait olmasına rağmen okur meselenin özünü kavramakta zorlanmıyor. Nihayetinde futbol küresel bir şey ve McGill'in oyuncular, hakemler, yöneticiler, televizyon yayınları, sponsorlar, ırkçılık, holiganlar, yolsuzluk hakkında Ada'dan verdiği örneklerin çoğu dünyanın her yerinde görülebilen cinsten. Örneğin yazar tribünlerin tamamının koltukla kaplanmasından hoşlanmadığını, eskisi gibi ayakta maç izlenen günleri özlediğini birden fazla defa söylüyor. Türkiye'deki taraftarların da benzer bir nostalji yaşadığı malum.
Holiganlar ve yolsuzluk demişken... Kitabın Türk futboluna en yakın noktadan geçtiği bölüm buralar. Almanya'dan verilen örnekte, Fenerbahçe teknik direktörü Daum'un adı var. Euro 96 elemeleri için oynanan İsviçre-Türkiye maçında hakeme edilen şike teklifinden de bahsediliyor (bu defa bizi değil, rakibimizi suçluyorlar). Holiganizm kısmında da 17 Eylül 1967'de oynanan ve 40 kişinin öldüğü (kitapta hatalı biçimde '50'lerin sonunda oynandığı ve 42 kişinin öldüğü belirtiliyor) Kayserispor-Sivasspor maçı hatırlatılıyor.
Futbolun tadı kaçtı diye şikayet edip eski güzel günleri geri getirmek isteyen meraklılar, bu önemli kitabı bir rehber olarak kullanmalı!
|
|
|

|
|