Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 27 Nisan 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Karşı manifesto


Geçenlerde bir rektörün odasındaydım. Telefon çaldı. Rektör dinledi; "Maalesef izin veremem" dedi.
"Hayrola" diye sordum.
Bir öğrencileri okulda piyano konseri verecekmiş. Annesi dinleyici olarak gelmek istemiş. Ama türbanlı olduğu için kampusa giremezmiş.
"Yazık değil mi?" dedim, "Öğrenci değil, öğretim üyesi değil, bir öğrenci velisi... Hem de çocuğunun piyano konserini izleyecek. Niye giremesin?"
Buruktu:
"Doğru ama, yol olur diye endişe ediyorum. Buraları bilmiyorsunuz" dedi.
Bu politika, piyanist evlat yetiştiren samimi bir dindarı küstürmek ve radikalleştirmek dışında bir etki yaratabilir mi?
* * *
Meclis Başkanı Arınç'ın tartışılmasını istediği "laiklik ve kamusal alan" meselesi sanıyorum budur ve bence de tartışılmalıdır.
Önce kendi pozisyonumu tarif edeyim.
Altı imzalanacak bir manifesto aranıyorsa ben Atatürk'ün 1937 Meclis açış konuşmasına daha yakınım:
"Bizim devlet idaresindeki ana programımız(ın prensipleri) (..) gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutulmamalıdır. Biz ilhamımızı gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz".
Ne kadar saklansa da, sulandırılsa da Atatürk'ün egemenlik tanımı ve laiklik düsturu budur.
Cumhuriyet'i bu irade kurmuştur.
Atatürk adını ağzına alanın, önce bu 2 cümleyi sindirmesinde yarar var.
Evet, devlet dogmalarla yönetilemez. Dogmacıların, "Türkiye'nin rotasını aydınlıktan geri çevirmemek için" susması hayırlıdır.
* * *
Öte yandan, zaman gösterdi ki, Cumhuriyet'in ilk yıllarının zorunlu (Arınç'ın tabiriyle "katı") laiklik politikası, toplumla devlet arasında bir gerilim yarattı.
"Kimsesizlerin kimsesi" diye tarif edilen Cumhuriyet, başındaki örtü yüzünden çocuğunu izleyemeyen anaların, okul kapısında örtüsünü çıkarıp peruk takmaya zorlanan kızların acısını anlayamadı.
Onların ıstırabını paylaşamadı.
Birçok tepkinin yanı sıra bu duyarsızlık da AKP'yi iktidara taşıdı.
Bugün atamalarda başörtülü eş sahibi olmayı tercih nedeni sayan, türbanı her yere sokmaya çalışan zihniyet laikliğe ne kadar zarar veriyorsa, hükümete duyduğu öfkenin acısını öğrenciden, velisinden çıkaran yaklaşım da o kadar zarar veriyor.
"Din siyasallaşmasın" denirken, kamusal alanda "yasak bölgeler"in sınırı günden güne genişletilerek mütedeyyin kitleler hepten muhalefete itiliyor.
* * *
Üniversitede ders verdiğim dönem türbanlı öğrencilerim de vardı. Bazısıyla iyi iletişim kurmuştuk. Kaçı gönüllü, kaçı zorunlu örtünmüştü bilmiyorum, ama türbanı simge olarak taksalar da, üniversitenin onlarda yarattığı değişimi gözleyebiliyordum.
Sonra YÖK onlara kapıyı kapattı; bu değişim sürecini de kesip attı. En çok içeri alması gereken kesime "Sen okuyamazsın, git evinin kadını ol" dedi. "En hakiki mürşit"le tanıştıracağı yerde gerisin geri babasının, kocasının yanına gönderdi.
Oysa Cumhuriyet, kimseyi ışığından mahrum etme lüksüne sahip değildir.
Sorun şu ki, bu ışığı yayacak kadrolar yetiştirilemedi. "Dogma"ya karşı laiklik, okulda fikirle değil, okul kapısında polisle korunur hale geldi.
Bu daha ne kadar böyle sürebilir ki?..
Laikliği koruma adına MGK'nın "Kırmızı Kitap"ını bile savunur hale gelen CHP, hürriyet bayrağını seçime yürüyen AKP'ye armağan ediyor.
Demokrasiye de Cumhuriyet kadar sahip çıkan, özgürlükçü bir hareketin tam zamanıdır.

can.dundar@e-kolay.net







Taha AKYOL
Ermeni diasporası ve Amerika
TÜRK-Amerikan dostluğunun iki taraf için de k...
Çetin ALTAN
Koltuğun itibarı, meslek itibarının üstünde olduğunda...
Dalaman Havalimanı'ndan İstanbul'a dönerken, ...
Melih AŞIK
Rejim kavgası
Meclis Başkanı Arınç ve Başbakan Erdoğan'ın p...
Fikret BİLA
Stratejik vizyon belgesi yazıldı bile
ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın Anka...
Hasan CEMAL
Sakız gibi!
Gazetenin manşetinde bir haber: Fatsa'da AKP ...
Güneri CIVAOĞLU
Tuzak
İlk bakışta "doğru" gibi görünen ama "yer, za...
Can Dündar
Karşı manifesto
Geçenlerde bir rektörün odasındaydım. Telefo...
Hurşit GÜNEŞ
Bankalar sağlam, ama reel sektör aşırı borçlu
Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan ...
Doğan HEPER
Türkiye bu kulübe girecek
KİM ne derse desin Türkiye "nükleer kulüp"e g...
Semih İDİZ
'Rice'ın ziyareti beklenenden başarılı'
Biz yorumcular ne düşünürsek düşünelim, Türk ...
Sami KOHEN
Belgeyle biter mi?
ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın Anka...
Hasan PULUR
Çankaya'ya doludizgin...
MECLİS Başkanı Bülent Arınç, Turgut Özal'dan ...
Derya SAZAK
Egemenlik savaşı
TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın 23 Nisan çıkışın...
Meral TAMER
Enerjide hataları tekrarlamamak
Bahçeşehir Üniversitesi'nden gelen davetiyede...
Yaman TÖRÜNER
En iyilerin sırları
Dünyanın en iyi 25 şirketinin "iş yönetimi" k...
Güngör URAS
Özel sektör döviz riskinden korkmaz oldu
Özel sektör (hem bankalar hem de şirketler) d...
M. Ali BİRAND
Ayar yapıldı, sıra uygulamada...
Kapalı kapılar ardında nelerin konuşulduğu bi...

© 2006 Milliyet