Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 27 Nisan 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Türkiye bu kulübe girecek


KİM ne derse desin Türkiye "nükleer kulüp"e girecek.
30 yıl geç de olsa, nükleer teknoloji bu ülkede de olacak.
Birçok ülke bu 30 yılda nükleer bomba sahibi bile oldu.
Yani birçoğu, "önce nükleer enerji, teknoloji sonra nükleer silah" dediler.
Ve dediklerini yaptılar.
* * *
ABD Başkanı Bush'un Asya gezisi sırasında ilk işlerinden biri Hindistan'la "nükleer işbirliği anlaşması" imzalamak oldu.
Hani, ABD nükleer araştırmaları terk etmişti?
Hindistan nükleer bombaya da sahip bir ülke.
Bunun için Hindistan "atom silahlarını önleme anlaşması"nı imzalamıyor. Ama bu devletle ABD nükleer işbirliği yapabiliyor.
* * *
BUGÜN dünyada 440 nükleer santral çalışıyor. İnşa halinde 26 nükleer reaktör var. Planlanın nükleer santral sayısı ise 32.
ABD'de elektrik üretiminin % 20'si, Almanya'da % 28'i, Belçika'da % 56'sı, Bulgaristan'da % 38'i, Fransa'da % 78'i, Litvanya'da % 80'i, İsveç'te % 50'si, İsviçre'de % 40'ı, Macaristan'da % 33'ü, Slovakya'da % 57'si, Ukrayna'da % 46'sı, Slovenya'da % 46'sı nükleer santrallar yoluyla elde ediliyor.
Ya bizde? Hiç...
* * *
NÜKLEER yakıt, içerdiği çok yüksek enerji yoğunluğu sebebiyle enerji üretiminde çok avantajlı bir madde olarak biliniyor.
  • 1 kg odun 1 kwsaat,
  • 1 kg kömür 3 kwsaat,
  • 1 kg petrol 4 kwsaat,
  • 1 kg uranyum 500.000 kwsaat,
  • 1 kg plütonyum 6 milyon kwsaat enerji çıkarıyor.

  • Bu işi bilenler "ülkemizde uranyum olduğunu" söylüyor. Bu santrallarda yakıt olarak "toryum" da kullanılabilir ve bu "toryum Türkiye'de var" diyorlar.
    * * *
    BUGÜN dünyada pek çok ülke nükleer enerjiyle ve bunun askeri yönüyle ilgileniyor.
    Bu ülkelerden bazıları şunlar: ABD, İngiltere, Rusya, Çin, Fransa, Kuzey Kore, Almanya, Japonya, Hindistan, Pakistan, İsrail, Ukrayna, Kazakistan, Brezilya, Arjantin, Güney Kore ve İran.
    70 milyonluk, Ortadoğu'nun en büyük ülkesi Türkiye bunların içinde yok. Neden?
    Washington Post gazetesi boşuna yazmıyor.
    "İran yaparsa Türkiye de atom bombası yapma yoluna gider."
    * * *
    SONRA, nükleer santrallardan yararlanmak, diğer enerji kaynaklarını, suyu, kömürü, doğalgazı, petrol ve rüzgârı bir kenara itmeyi gerektirmiyor ki...

    Varil hiç olmadı!
    "Zehirli variller" olayı ne oldu?
    Bana göre kapatıldı gitti.
    "Görevsizlik kararı" filan derken iş kaymakamın para cezası haline dönüştü.
    Bu ülkede "yapanın yaptığı yanına kâr kalıyor, rüşvet de alanın" diye boşuna demiyorlar.

    İSTANBUL
    Bu ne biçim bayrak?
    İstanbul sahipsiz derken boşuna konuşmuyoruz.
    Bakın 23 Nisan Bayramı'na. İstiklal Caddesi'nin Tünel ile Galatasaray Lisesi arasında adeta pörsümüş, kirlenmiş, siyahlaşmış, kopmuş, buruşmuş Türk bayraklarıyla kutlandı. Bu bayraklar dün de yerlerinde duruyorlardı. Biri, İnci Mağazası ile Dilek Pastanesi arasında. İkincisi, kuruyemişçi ile eski Halkbank arasında. Üçüncüsü de Beyoğlu Belediyesi hizmet binası ile Mink Kürk arasında.
    Ne diyeyim, saygısızlık mı, adamsendecilik mi, yoksa başka şey mi? Bildiğim, gördüğüm bir şey var, onu tekrar edeceğim: Bu şehrin yerel yöneticileri şehri dolaşmıyor.
    Birçok belediye İstanbul'un birçok yerine ağaçlar dikti. İyi bir şey. Ama bunları eken bazı belediyeler bu fidanları dört direk ve iki kuşakla garantiye aldı, bazıları ise toprağa soktu bıraktı. Adeta "ektimse ektim" dercesine.
    Beşiktaş meydanı köprülere ve Boğaz'a gidiş yolları üzerinde. Ama köy meydanından farkı yok.
    TEM kamyonlar için işkence. Oysa Silivri-Üsküdar veya Kadıköy arasında sık sık "arabavapuru" işletilse kamyoncular TEM'de bekleme eziyeti çekmez.

    ESKİŞEHİR
    Avrupa'da gibiydim
    Hafta sonunda Eskişehir'deydim.
    Karşımda modern bir Avrupa şehri vardı.
    İnsanlara baktım, çoğu İstanbul'dakinden daha güzel ve temiz giyimli, aydınlık yüzlü kişiler.
    Eskişehir'in iki üniversiteye ve onların gençlerine sahip olması bu görüntüde rol oynuyor mu acaba?..
    Şehirde her yerde heykel var. Meydanlar adeta bu heykellerin isimleriyle anılıyor veya çok yakın bir gelecekte anılacak.
    Şehrin ortasından Porsuk Nehri geçiyor.
    Porsuk ve etrafının insan eliyle ne hale ne güzel hale getirildiğini ben burada tarif edemem. O köprüleri, o nehir kenarı taş duvarları ve demir korkulukları, sefer yapan tekneleri görmek lazım.
    Kültür etkinliği ise, opera, tiyatro, sinema ve sergi salonlarıyla devam ediyor. Ulaşımda modern tramvay çalışmaya başlamış. Eski hal, öyle bir halka hizmet binası haline getirilmiş ki, ben İstanbullu olarak imrendim. Kahvenizi, çayınızı burada olmazsa Porsuk kenarında "Covent Garden"da için.
    Eline sağlık Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen!

    dheper@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Ermeni diasporası ve Amerika
    TÜRK-Amerikan dostluğunun iki taraf için de k...
    Çetin ALTAN
    Koltuğun itibarı, meslek itibarının üstünde olduğunda...
    Dalaman Havalimanı'ndan İstanbul'a dönerken, ...
    Melih AŞIK
    Rejim kavgası
    Meclis Başkanı Arınç ve Başbakan Erdoğan'ın p...
    Fikret BİLA
    Stratejik vizyon belgesi yazıldı bile
    ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın Anka...
    Hasan CEMAL
    Sakız gibi!
    Gazetenin manşetinde bir haber: Fatsa'da AKP ...
    Güneri CIVAOĞLU
    Tuzak
    İlk bakışta "doğru" gibi görünen ama "yer, za...
    Can Dündar
    Karşı manifesto
    Geçenlerde bir rektörün odasındaydım. Telefo...
    Hurşit GÜNEŞ
    Bankalar sağlam, ama reel sektör aşırı borçlu
    Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan ...
    Doğan HEPER
    Türkiye bu kulübe girecek
    KİM ne derse desin Türkiye "nükleer kulüp"e g...
    Semih İDİZ
    'Rice'ın ziyareti beklenenden başarılı'
    Biz yorumcular ne düşünürsek düşünelim, Türk ...
    Sami KOHEN
    Belgeyle biter mi?
    ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın Anka...
    Hasan PULUR
    Çankaya'ya doludizgin...
    MECLİS Başkanı Bülent Arınç, Turgut Özal'dan ...
    Derya SAZAK
    Egemenlik savaşı
    TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın 23 Nisan çıkışın...
    Meral TAMER
    Enerjide hataları tekrarlamamak
    Bahçeşehir Üniversitesi'nden gelen davetiyede...
    Yaman TÖRÜNER
    En iyilerin sırları
    Dünyanın en iyi 25 şirketinin "iş yönetimi" k...
    Güngör URAS
    Özel sektör döviz riskinden korkmaz oldu
    Özel sektör (hem bankalar hem de şirketler) d...
    M. Ali BİRAND
    Ayar yapıldı, sıra uygulamada...
    Kapalı kapılar ardında nelerin konuşulduğu bi...

    © 2006 Milliyet