Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 28 Nisan 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'Radikalleştik'

Guantanamo'da geçirdikleri iki buçuk yıl, yönetmen Winterbottom'un 'Guantanamo Yolu' filmine konu olan Pakistan asıllı üç İngiliz genci, yaşadıklarını Milliyet'e anlattı

İPEK YEZDANİ


Afganistan'da Amerikan ordusu tarafından yakalanıp terörist oldukları gerekçesiyle ABD'nin Küba'daki Guantanamo Üssü'ne kapatıldılar. Burada 2.5 yıl tutulduktan sonra serbest kaldılar. Pakistan asıllı 3 İngiliz genci, Ruhel Ahmed (24), Şefik Resul (29) ve Asıf İkbal (25), İngiltere'nin Birmingham kentinde yaşarken gece kulübüne gittiklerini, arada sırada namaz kıldıklarını ve "Batılı gibi göründüklerini" söylüyorlar. Guantanamo'da geçirdikleri 2.5 yılın ardından sakal bırakıp 5 vakit namaz kılmaya başlamışlar. 3 gencin Guantanamo'da yaşadıklarını İngiliz yönetmen Michael Winterbottom, "Guantanamo Yolu" adlı filminde sinemaya aktardı. Film bugün Türkiye'de vizyona girerken, "Guantanamo tutsakları" da birkaç gündür İstanbul caddelerini arşınlıyorlardı. İngiliz gençler, Milliyet'e başlarından geçenleri anlattılar:

vŞefik Resul: Bizi Afganlılar sattı
"Asıf'ın düğününe katılmak üzere Pakistan'a gitmiştik, oradaki bir imamın tavsiyesi üzerine otobüse binip insani yardımda bulunmak için Afganistan'a geçtik. Ancak orada Kuzey İttifakı bizi yakalayıp Amerikalılara sattı. Guantanamo'daki Camp X-Ray'de FBI, CIA, MI5, hepsi sırayla bizi sorguladı. Amerikalı askerlerin çoğu çok kötüydü ve bizi sürekli dövüp aşağılıyorlardı. Ancak yüzde 5'lik bir kısmı bize karşı daha iyiydi. Onlarla, örneğin bir Suudi'den daha fazla ortak noktamız vardı, çünkü bir Suudi'ye gece kulübüne gitmekten bahsedecek olsam hiçbir şey anlamazdı, ama Amerikalılarla bunlardan konuşabiliyorduk. Kampta benim tanıştığım ilk kişi de bir Türk, Murat Kurnaz oldu. Bize Kawasaki motorundan ve otobanda nasıl hız yaptığından bahsetti. Kampta bir de Azeri vardı ama biraz çılgındı, Amerikalı siyah askerlere 'Hey, Siyah Rambo!' diye bağırırdı."

Ruhel Ahmed: Mecburen dine sarıldık
"Guantanamo'da hayvanat bahçesindeki hayvanlardan 100 kat daha kötü koşullarda kalıyorduk. Korkunçtu, 24 saat boyunca tek kişilik, kafes gibi bir hücrede kilitli olduğunuzu düşünün. Hem psikolojik hem fiziksel işkenceye maruz kaldık. Örneğin, bir asker plastik bardakta bana su verdi diyelim, ben suyu içtikten sonra zaten çöpe gidecek olan bardağı buruşturdum diye 'Amerikan malına zarar verdin' diyerek beni dövüyordu. Daha önce camiye namaza arada sırada, bayramlarda ve cuma günleri giderdik. Şimdi günde 5 vakit namaz kılıyoruz. Sakalımız yoktu, sakal bıraktık. Çünkü orada ayakta kalmanın tek yolu dine sarılmaktı. Cezaevinde Arapça da öğrendik, çünkü Arapça artık bir sembol haline gelmişti. Pakistanlılar bile kendi dilleri olan Urducayı bırakıp Arapça konuşmaya başlamışlardı."

Asıf İkbal: İslam tarzımız oldu
"Evlenmek için Pakistan'a gitmiştim ama gözümü Guantanamo'da açtım. Nişanlım 2.5 yıl cezaevinden çıkmamı bekledi, ancak çıktıktan sonra evlenebildik. Şimdi hayata devam etmek istiyorum. İngiltere'ye döndükten sonra petrol mühendisliği okudum. Şimdi bir tanıdığımızın şirketinde çalışacağım. Avrupalılar bize hem önyargılı bakıyor hem de kendi yaşam tarzlarını empoze etmeye çalışıyorlar. Ama artık İslamı bir yaşam tarzı olarak görüyoruz."




DÜNYA
'Radikalleştik'
Teröristi anınca 15 ay hapis yedi
Kriz, İşçi Partisi'ni sallıyor
Molla, kadınlara stat yasağında ısrarlı






Sami KOHEN
Kritik günler
İRAN'a nükleer yasağa uyması için verilen bir...


 2003 yılında dünyada yaşananlar...

© 2006 Milliyet