|
 |
|
|
Yönetişim
Sözün Ötesi / Mustafa Tanyeri
Yönetim kavramının son yıllarda üst üste geçirdiği değişimler, bizi gerek devlette ve yerel yönetimlerde gerekse şirketlerde yepyeni bir anlayışla tanıştırdı.
Ben yaptım oldu şeklindeki yaklaşım, yerini iletişime, paylaşıma, danışmaya, demokratik tavır sergilemeye ve farklı fikirlere saygılı olmaya dayanan, ortak aklın sınırları içinde kritik kararların birlikte alındığı "yönetişim" kavramına bıraktı.
* * *
Yönetişim, profesyonelliği, ayrıntılara özen göstermeyi, sonuç odaklı olmayı, verimliliği ve çok boyutlu düşünme pratiğinin gerektiren zor bir süreç.
Başarı için önce bir zihniyet devrimi gerekiyor.
Devlet, bu kavramı son yıllarda keşfediyor. Bu anlamda, süreci hızlandıran faktör sivil toplum örgütleridir.
Üçüncü sektör olarak adlandırılan bu güç demokrasinin kökleşmesinde de olumlu yönde etkili oluyor.
* * *
Yönetişim aynı zamanda kaliteyi de getiriyor.
İşleri yapmada özen ön plana çıkıyor.
Çünkü, güçlü bir denetim mekanizması çalışıyor.
Nereden çıktı bu yönetişim konusu diyeceksiniz?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Boğaziçi'nde çalışan şehir hattı vapurlarının yenilenmesi kararı çerçevesinde hazırlanan farklı vapur tasarımlarını halkın görüşüne ve oylarına sunmuş ya...
Bir İzmirli olarak bir kez daha içim sızladı.
"Olsun" dedim "Bizim de İzmir kayıklarımız var."
Ancak,hafızamı zorladım ama bugüne kadar kentle ilgili bana sorulmuş herhangi bir şey bulamadım.
* * *
Bir belediyenin hemşehrilerin huzurlu, rahat ve nitelikli bir yaşam sürmesi için gerekli ortamı sağlama gibi bir görevi olduğuna inanırım.
Bunun için de teknolojiden, bilimden yararlanacaktır.
İzmir'de belediye daha kanaletler üzerine yaptığı kaplamaların modelinin ve yerden yüksekliğinin ne olacağına karar veremedi.
Bir grup işçi başlarında ne bir mühendis ne de bir teknisyen olmadan bildikleri gibi ızgaralar ve çelik levhalarla kanalları örtüyorlar.
Sonra da yine hiçbir mühendislik hesabına dayanmayan üstünkörü bir asfaltlama yapılıyor.
Üstelik İzmirli'nin bir tatil sabahı yollara döküldüğü saatlerde, Sahil Bulvarı'nın bir şeridini kapatıp tamirat ekiplerini çalıştıran kafa, belediyenin kaçıncı katında oturuyor çok merak ediyorum.
* * *
Her gün hoplaya zıplaya bir yolculuk ki sormayın.
Özensizlik ruhumuza işlemiş.
Lütfen, Narlıdere İstihkam'ın önündeki yola bir bakın.
Asfaltın üzerindeki kanal kapaklarının bulunduğu çukurlar neredeyse birer kratere dönüşmüş.
Araçların zarar görmemesi imkansız.
Sürücüler cambazlık yapmak zorunda.
Çok mu zor bunları asfalt seviyesine çıkarmak?
* * *
Sonra aklıma yine yönetişim takıldı.
EXPO 2015 sevdasına düşen hani İzmir bugünlerde tema belirlemeye çalışıyor ya.
Bir an düşündüm.
Neden bu konuda halka bir şey sorulmaz da bazı bey(in)lerin ortaya attıkları kabul edilir.
Ne güzel olurdu EXPO 2015'in temasının bir kentin vizyonundan süzülüp gelmesi...
Bütün dünyaya EXPO 2015'in temasını İzmir'de yaşayanlar belirledi demek...
Bu bir kentin Türkiye adına Türk halkı adına dünyaya mesajıdır demek...
Ne güzel olurdu yönetişimi bir kez olsun denemek.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|