|
 |
|
|
Oxford Üniversitesi'ne destek
Türk tetkikleri kürsüsü kaldırılmasın diye Oxford Üniversitesi'ne bağış yapacakmışız. Oysa bu paraları ülkeyi tanıtmak yerine dünyayı tanımaya harcamalıyız
Fax: (0312) 427 20 64
Anadolu üniversitelerinin neredeyse hiçbirinde 30 binden fazla kitabı olan merkez kütüphane yoktur. İstisnası iki tane dahi değildir. Yapılan bağışların, yeni kurulan üniversitelerin acil inşaatlarına kaydırıldığı görülmektedir.
Türkiye üniversitelerinin sahip çıkamadığı bilim dalları vardır. Bizans araştırmaları, Slav araştırmaları, İtalya tarihi tetkikleri gibi. Bilhassa bu sonuncusunun içinde Cenova ve Venedik tarihi, Vatikan Papalık tetkikleri bizim milli tarihimizin anlaşılması için zaruri kaynak alanlarıdır. Daha önce parlak durumda bulunan, şimdi ise imkânsızlıktan gerileyen İran tetkikleri bilhassa eski İran tarihi, İbrani tetkikleri bu cümledendir. Elimizde öğretici yoktur, dışarıdan getirmemiz lazım ve pahalı uzmanlık kitaplıkları kurmak zorundayız. Bilim hayatı bu dallara iki nedenle muhtaç; evvelen uygarlık güneşin altında olanı araştırmak, öğrenmek ve bilmek demektir. Bugünkünün onda biri kadar olanağı olmayan 1930'lar Türkiye'si bu saydığım dalların hepsini bizden daha mükemmel ve ciddi olarak yapmaya başlamıştı, biz o heyecanı devam ettiremedik. İkinci olarak, siyaset için lazım. Tarihimizin hesabı soruluyor, etraf ülkeleri ve halkları tanımıyoruz. Dış siyaset dediğiniz, hatta iç siyaset dahi bilgi birikimi ile yapılır. Bunun için para gerek; üniversal bilime ulaşmak için fedakarlık yapmalı.
Oysa yurtiçinde harcamayı düşünmediğimiz bu parayı, batının büyük üniversitelerindeki "Türkiye tetkikleri" kürsülerine hoyratça kullanıyoruz. Bu maalesef Dışişleri Bakanlığı'nın "kendimizi tanıtmak" diye ifade edilen isabetsiz politikasından kaynaklanıyor. Merhum büyükelçi Melih Esenbel, Washington'daki uzun yıllarında ABD'deki Türkoloji kürsülerini mali yönden destekleme sistemini getirdi. Ülkenin tanıtılması ve dışarıdaki bazı çevrelere karşı savunması gibi masum bir yaklaşımı vardı. Bana kalırsa çok etkili olmadı. İran Şahı da o yıllarda İran kürsüleri için cömertçe yardımlarda bulunuyordu. Şahın dış üniversitelere kültürel fon ayırma operasyonu, İmparatoriçe Farah Diba'nın İran sanatı ve zenginliklerini toplamak için yurtiçinde kurduğu merkezler kadar etkili olamadı. Biz de zamanla ipin ucunu kaçırdık. Art arda desteklenen Türkiye bölümleri, işsiz kalacak uzmanlar yetiştirmeye başladı. Ardından aynı politika İngiltere'ye sıçradı. Cambridge'in ardından şimdi de Oxford'da böyle bir destekleme girişimi var. Profesör Richard Rapp'ın emekli olmasından sonra kaldırılmasın, yaşatılsın diye Oxford'daki Türk tetkikleri kürsüsüne 2,5 milyon sterlin (yaklaşık 6 milyon YTL) bağışta bulunmak istiyormuşuz. Oxford Üniversitesi, Türk dış politikasının istediği gibi bir kürsüyü kurar mı, bizim istediğimiz adayı tayin eder mi? Niçin olsun?
Artık ciddi olmak zorundayız
Bu gibi yatırım olanaklarını "ülkeyi tanıtmak" saflığından çok dünyayı tanıma faaliyetlerine yöneltmeliyiz. Yani bir ayıbımız olan eksiği; Bizans tetkiklerini, zarureti tartışılmaz modern Yunan tetkiklerini, Slav dünyası araştırmalarını, Ermeni tarihini, Ortadoğu dünyasını öğrenmek ve öğretmek için kurumlaşmalıyız. Dışarıdan hoca getirilecek, gençler dışarıya uzman eğitimi için gönderilecek ve pahalı kütüphaneler kurulacak; para bunun için harcanmalı. Artık biraz ciddi olmak, çalışmak, dünyayı tanımak, devlet olarak kaynakları ve özel sektör olarak bağışları bu alana yönlendirmek zorundayız.
|
|
|

|