Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 28 Nisan 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Neler oluyor bize?

Tuhaf olan bu Fenerbahçe'nin bu Galatasaray'ı 4-0 yenmesi değil. Sizce tuhafsa da... Bence değil.
Tuhaf olan bu Fenerbahçe'nin, bu Galatasaray'la onu iki kere yendiği halde hala aynı puanda olması. (Bu iki maçta 12 puan kazandı...)
Dokuz puan daha var. İkisi de hep kazandı diyelim.
Bu Fenerbahçe bu Galatasaray'la ligi aynı puanda bitirecek.
Daha tuhafı da bu olacak. Ama en hayırlısı da... Ve bize en uygun olanı da.
Tabi yine bence.
Yıllardır bir sürü şampiyonluk kazanan bu iki takımın alt tarafı bir tane daha yerel şampiyonluk için bu kadar gözünün dönmüş olması, onları yönetenlerin bu kadar sorumsuz davranması, bu kadar germesi de en tuhafı.
İkisinden birinin, bir puan bile önde bitirmesi belli ki çok fena bozacak bizi.
Son derbinin gecesi televizyonların haber programlarında Türkiye'nin diğer şehirlerindeki kutlamalar gösteriliyordu. Galatasaraylı, Fenerli avındaydı. Fenerli de, Galatasaraylı.
İki takım taraftarları da çoluk çocuk, kadın madın dolu arabalara dalıp "düşman!" arıyorlardı. Aradığını bulan da, dalıyordu tekme tokat, sille tokat.
70'li yılların sonlarındaki sağ-sol kavgaları gibiydi görüntüler.
Allah ligin sonunu korusun... Sonumuzu da...
* * *
Vallahi billahi biz bu kadar berbat insanlar değiliz.
Bu hale getirildik.
O gecenin ertesinde, bırakın federasyonun mederasyonun, bırakın iki kulübün yönetiminin mönetiminin, başkanının maşkanının, hükümetin bile sallanması gerekiyordu da normal bir ülkede.
Hayat ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi tekrar başladı.
Evet Allah sonumuzu korusun. Ligin sonunu da.
* * *
Sayın İstanbul Valisi Muammer Güler Lig TV'de Alev'le (Evliyaoğlu) yaptığımız Çizgi Dışı'na bağlandığında "Ne uğruna bunlar?" diye isyan ediyordu.
Bir vali gibi değildi. Bizden biri gibiydi. Validen önce bir sporsever gibiydi.
Hatta rengini bile açıkladı. Bu kadar da samimiydi.
"Bir şampiyonluk için, bir galibiyet için değer mi bütün bunlara?" dedi.
Elinden başka birşey gelmiyordu.
Bir tarafta koca Galatasaray, bir tarafta koca Fenerbahçe vardı.
Yönetimlerinde koca koca adamlar... Koca koca başkanları vardı.
Daha fazla ne desindi.
* * *
İki başkanın maçı seyrederken bize yansıyan görüntüleri rekabetin onları ne hale getirdiğini gösteriyordu.
Konuşmuyorlardı. Evet konuşmak zorunda da değillerdi.
Birbirlerine bakmıyorlardı. Evet bakmak zorunda da değillerdi.
Niye yan yana oturuyorlardı o zaman? Yan yana oturmak zorunda da değillerdi ki... Kısaca yumuşak, sıcak, iç açıcı bir görüntü vermediler. Üstelik vermek zorundaydılar.
Yöneticileri zaten yan yana bile değillerdi. Uzatmayalım.
Onlar statta böyle. Cemaatler de sokakta öyle tabi.
Bu yazıyı bulunsun diye yazıyorum.
Bir faydası olmayacağını biliyorum.
Bulunsun.
28.04.2006... Böyle yazmışım.

Tek tip futbol

Tek tip futbola doğru ufak ufak ilerliyoruz.
Tek tip bir stat. (Tüm ligin oynanacağı.)
Tek tip bir stat daha. (Sahası kapananların oynayacağı.)
Tek tip anons.
Tek tip pankart.
Tek tip tezahürat.
Hatta tek tip hindi.
Tabi tüm lig için tek bir hakem.
En çok takıldığım böyle şeyler yazdığında gelen tepkiler.
Ne komik! Ne fantastik!
Çok güldük.
Komik değil, fantastik de.
Ağlanacak halimize gülüyorlar.
Farkında değiller.

32. gün ve derbi

Mesela. Bir Fenerbahçeli, bir Galatasaraylı, bir Beşiktaşlı'nın olduğu spor programları. Maç bittiğinde onlar başka bir maç başlatıyorlar.
Zaten, maçı maçtan önce başlatıyorlar.
Hadi maç 90 dakikada bitiyor, uzatması muzatması da üç-beş dakika olsa. Altı üstü 100 dakika.
Ama onların maçı bitmiyor, bitmiyor, bitmiyor. Fenalık geliyor, fenalık geliyor, fenalık geliyor.
Mesela bir televizyon klasiği. 32. gün.
Mesela bir televizyon ustası, bir televizyon duayeni. Mehmet Ali Birand.
O bile, derbi öncesi 32'inci Gün'e sevgili Osman Tanburacı ve sevgili Ömer Çavuşoğlu'nu konuk etti.
İkisini de severim, söylediklerine takılmam da. Ekranda olduklarında da bakarım. Gülerim de.
İkisini de zeki buluyorum. 32. Gün bile derbi programına onları çağırdı.
Başarılılar da.
Sermayeleri Galatasaray ve Fenerbahçe.
Evet çok başarılılar.
* * *
Biraz şakalaşma, biraz takılma bu işin zevkiydi verilmek istenen mesaj 32. Gün'de.
Evet doğru belki. Ama o birazı kim ayarlayacak.
Kuzeyde; Oslo'da, Helsinki'de, Kopenhag'da olabilir.
Biraz güneyde; Bremen'de, Amsterdam'da, Brüksel'de de...
Hatta biraz daha güneyde de...
Mesela Roma'da, işin tadı kaçar.
Daha güneyde, Napoli'de daha da kaçar.
Mesela Atina'da şakanın makanın, takılmanın makılmanın birazı olmaz.
Bizde lafı bile olmaz.
Biri çimdik atar, diğeri de çimdik atana tokat, bir diğeri de çekip vurur.
-Ben sana sadece biraz çimdik attım.
-Ben de sadece seni biraz vurdum.
Herkesin birazı farklı olur.

Hindi, Sounes ve bir adam

Adam telefon açıp merhaba bile demeden hemen konuya girdi:
"Bilgin Bey, tamam, stada bir hindi soktuk, ama Souness da bir bayrak dikmişti oraya."
Orta yaşı çoktan geçmişti, üniversite mezunuydu, karısı, çoluğu çocuğu vardı. Hatta torunu da.
Aklı başında biri gibi görünmüştü bana. Yolda karşılaşmıştık, telefonumu istemişti ben de vermiştim.
Hindi'yi, Souness'ın bayrağına bağlamıştı. Bir şey demedim. Sustum.
Birinde bu hindi acısı, diğerinde bu bayrak yarası varken...
Zor. Vallahi zor. Billahi zor.

BİLGİN'DEN

Ne tuhaf.
Bir gün, o güne kadar hiç görmediğiniz bir kadın görüyorsunuz.
Ve...
O günden sonraki her gün o kadını görmek istiyorsunuz.
Evet ne tuhaf.


BİR SERİ İLAN
Pazar TRT / Pazartesi-Salı Lig TV / Pazartesi-Çarşamba Radyo Spor / Cuma Milliyet.
Başka şubem yoktur.

bilgingokberk@mail.com



SPOR
Fransız asaleti
Yakın markaj
Futbolun cilvesi!
Fatih'e plaket
Vialli'ce futbol!
Bir Hamza klasiği
Fener'den aynı tarife: 55-43
Buyrun MotoGP'ye!
Haltere baskın
Kobe yetişti!
Filede final turu başlıyor
Haber turu...
Neler oluyor bize?
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Bilgin GÖKBERK
Neler oluyor bize?
Tuhaf olan bu Fenerbahçe'nin bu Galatasaray'ı...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98
© 2006 Milliyet