Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 28 Nisan 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Atatürk, Amerika, Avrupa...


SORUNLARIN ürküntü yaratarak içe kapanma ve Batı'ya karşı düşmanlık duygusu yaratmasından endişe ediyorum.
Dünkü yazımda Amerika'dan "dost ve müttefik" diye bahsettiğim için tepkiler aldım: "Amerikan emperyalizmi! Avrupa Sevr'i horlatmak istiyor! Mütareke basını! Satıldın mı? Kör müsün?!"
AB konusunda da benzer tepkiler gelir.
Bu tepkilerde "yedi düvele karşı" yoğun bir retorik vardır. Atatürk'ün hiçbir "emperyalist" devletle anlaşma imzalamadığı söylenir. Bu kafaya göre, Türkiye'nin 'satılması' Menderes döneminde NATO ile başlamıştır! Hatta merhum Attilâ İlhan'dan esinlenen birçok kimseye göre, 'vatanı satan' ilk kişi, "1939'da İngiltere ile ittifak anlaşması imzalayan İsmet İnönü"ydü!
"Tarihteki Atatürk" yerine, kurgulanmış bir "ideolojik Atatürk" dogması yaratıyorlar ve ona göre de böyle ahkâm kesiyorlar!

İki farklı Atatürk!
Mustafa Kemal Paşa dış politikada Milli Mücadele'yi İslam âleminin ve Sovyetlerin yardımına dayandırdı. Bu dönemdeki konuşmalarında padişahlarda bile görmediğimiz yoğunlukta bir İslam vurgusu ile keskin bir "antiemperyalizm" söylemi vardır.
Bu konuşmalardan alıntılar yaparak kurgulanan bir "Atatürkçü düşünce", Atatürk'ün 1930'lardaki politikalarını bile izah edemez; bırakın bugün için yol göstermeyi!
Özellikle 1926'da Musul'u kaybettikten sonra Atatürk dış politikada tamamen Batı'ya yöneldi.
'Atatürkçü' Prof. Sina Akşin'in belirttiği gibi, Gazi'nin konuşmalarında artık "mazlum milletler" ve "emperyalizm" gibi kavramlar yoktur!
Temmuz 1930'da Paris'ten dönen Fethi Bey'e Gazi soruyor:
"Dışarıdan nasıl görünüyoruz?! Bize yardım etmek istiyorlar mı?"
Ekonomimiz "müflis"tir, Atatürk Batı'dan borç almak ve o zaman Ege'ye hâkim bulunan faşist İtalya'ya karşı İngiltere ile ittifak yapmak istiyor. 1930'daki 'demokrasi denemesi'nin önemli sebeplerinden biri budur.
Fakat Hitler'e karşı İtalya'yı kendi yanına çekmek isteyen İngiltere Atatürk'ün ısrarlı ittifak tekliflerini kabul etmiyor. İngiltere İtalya'nın Hitler'e yöneldiğini gördükten sonra Türkiye ile ittifak yapmak isteyecek ama Atatürk vefat ettiği için imzayı Ekim 1939'da İnönü atacaktır!
Çok tipik bir diplomasi satrancı! Bağnaz kafa bunu "İnönü ülkeyi emperyalizme sattı" diye görüyor!
Bu kafanın günümüzü anlaması tabii imkânsızdır.

Entegrasyon çağı
Bugünkü dünya, Atatürk'ün yaşadığı "Birinci Cihan Harbi ile İkinci Cihan Harbi arasındaki dünya"dan da sonraki "Soğuk Savaş" döneminden de çok farklıdır.
Atatürk'ten ve bütün tarihimizden öğreneceğimiz büyük ders, "yaşanılan zamanın dinamikleri"ni iyi tahlil etmek ve en yararlı olacak şekilde değerlendirerek 'satrancı' iyi oynamaya çalışmaktır.
Çağımızda ekonomik ve stratejik anlamda "uluslararası entegrasyonlar", geçmişin hiçbir döneminde olmadığı kadar önemli bir faktör haline gelmiştir. Milletler dışa kapanarak değil, aksine açılarak, "küresel entegrasyonlar"da etkin bir şekilde yer alarak güçlenebiliyor.
Böyle bir dünyada Türk-Amerikan ilişkileri ve Türkiye'nin AB yolculuğu son derece önemlidir. Bu ilişkilerin daha da güçlendirilmesi, duygusal bağlarımız bulunan Avrasya coğrafyasında güçlü olmamız için de gereklidir.
İdeolojik at gözlükleri ufkumuzu daraltmasın, dış politikamızın ana yönleri doğrudur.

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Atatürk, Amerika, Avrupa...
SORUNLARIN ürküntü yaratarak içe kapanma ve B...
Çetin ALTAN
Dragos'ta ikindi vakti ve kediler...
Eh işte İstanbul'a da bahar ha geldi, ha geli...
Melih AŞIK
Stratejik vizyon
Amerikan Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın...
Fikret BİLA
Erdoğan'dan Kerkük uyarısı
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Güneydoğu'daki bi...
Hasan CEMAL
Kürt devleti!
Yıl 1975, yer Çankaya Köşkü. Cumhurbaşkanı Fa...
Güneri CIVAOĞLU
Sıcak takip ötesi...
Sınır ötesi "sıcak takip" kavramı, "pratiği" ...
Abbas GÜÇLÜ
Üç bin yıl öncesinin gerisindeyiz
Türkiye'nin en güzel tarihi okullarından biri...
Hurşit GÜNEŞ
Global lokomotif ekonomiye (ABD) dikkat !
Dün akşam FED Başkanı Bernanke kamuoyuna bir ...
Sami KOHEN
Kritik günler
İRAN'a nükleer yasağa uyması için verilen bir...
Metin MÜNİR
Nükleer gericilik
Bazen bir pozisyon alırsınız ve bu sizi ileri...
Faik ÖZTRAK
Artan işsizlik ve kutsallara odaklanan siyaset
Bu hafta yayımlanan ocak ayı işgücü istatisti...
Hasan PULUR
Matematik öğretmeni aranmıyor!
BU konuda, hem Atatürk hatalı, hem de Ata'nın...
Derya SAZAK
Emeklilik saltanatı
TBMM'den geçen "Sosyal Güvenlik Reformu" pake...
Meral TAMER
Petrolün de, doğalgazın da ömrü uzuyor
Bahçeşehir Üniversitesi'nin Türk - Asya Strat...
Ece TEMELKURAN
Çocuk, ülke ve uzaklar
Uzaklardan yazıyorum. Haberler geliyor memlek...
Güngör URAS
İşsizliğin çaresi üretmek, üretmenin çaresi ihracat
1997 yılında 100 olan nüfusumuz 2005 yılı son...
Serpil YILMAZ
İş kadınları zirvesinde Emine Hanım kabinesi!
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'...
M. Ali BİRAND
AB Kürtçe ısrarını bıraktı
İyi haberle kimse ilgilenmez. Kötü haber mera...

© 2006 Milliyet