Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 28 Nisan 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

AB Kürtçe ısrarını bıraktı


İyi haberle kimse ilgilenmez. Kötü haber merak yaratır. Avrupa Birliği Konseyi haftalardır bir çözüm arıyordu, sonunda da buldu.

Fransa'nın liderliğinde malum bir grup ülke yakında açılacak olan "Eğitim-Kültür" müzakerelerine bir siyasi kriterin eklenmesini istedi. Açıkça belli olmuyordu, ancak bizim gibi kuşkucuları rahatsız etti. Çok dolaylı şekilde, ilerde Kürtçenin milli eğitimin bir parçası olmasını, koşul haline getirebilecek bir adımdı. Hatırlayacaksınız, hepimiz ayaklandık. "AB'den KÜRTÇE BASKISI" diye manşetler atıldı. Yorumlar yapıldı.

Çarşamba günü, AB'ye üye ülkeler daimi delegeleri, İngiltere'nin liderliğindeki bir diğer grup ülkenin itirazlarını kabul ettiler ve Fransa tutumunu değiştirdi. Madde daha da sınırlandırıldı. Bizim kadar kuşkucu insanları bile rahatsız etmeyecek bir şekle sokuldu.

AB karşıtları memnun olmayacaklar, ancak ilk müzakerelere birkaç hafta içinde başlanıyor.

* * *

ARINÇ'I NE YAPALIM?

Birilerini çarmıha germeye ve kırbaçlamaya çok meraklıyız. Bülent Arınç'ın çıkışı yine tüylerimizi diken diken etti.

Acaba, Erdoğan'ı kenara itip Cumhurbaşkanı olmak için özel bir çaba mı sarfediyor? Yoksa, Türkiye'yi bir din devletine dönüştürmenin planlarını mı uygulamaya koydu? Veya AK Parti'nin gizli gündemini mi ortaya çıkardı?

Eminim, sizlerin kafasında daha nice sorular vardır. Kimbilir hangi komplo teorilerini düşünüyorsunuzdur.

Peki ne yapalım?

İki seçeneğimiz var.

Biri, Arınç'ı cezalandırmak ve gömmek(!)

Diğeri ise, Arınç'ın söylediklerini tartışmak.

Neden, laikliğin yeniden tanımlanmasını istiyor?

Nasıl bir laiklik istiyor?

Bunu seçime yönelik bir yatırım amacıyla mı, yoksa uzun vadeli bir strateji olarak mı ortaya attı?

Kusura bakmayın, bizler sadece adam dövme merakındayız. Kendimizden de çok eminiz. Sonra, bir gün öyle bir yol kazasına uğruyor ve öyle bir dayak yiyiyoruz ki, kendimize geldiğimizde iş işten geçmiş oluyor.(!)

* * *

ARTIK BİR KARAR VERELİM VE TUTARLI OLALIM

Sadece medya olarak değil, toplum olarak bir karar vermemiz gerekiyor. Ne istediğimizi saptayalım ve tutarlı olalım.

Örnek vermek istiyorum:

Yıllardan beri ağlıyoruz. Sosyal Güvenlik uygulamasının, ülke bütçesinde büyük bir kara delik açtığını ve kapatılamadığı taktirde, bu deliğin daha da büyüyeceğini yazıyor ve söylüyoruz. Çeşitli iktidarların, emekli yaşını küçülterek bu vatana ihanet ettiklerini iddia ediyoruz. Emekli olup başka işe girenlerden, çifte maaş alanlardan, kişi ölmesine rağmen hala para çeken ailelerden şikayet ediyoruz.

Şimdi AK Parti bir hamlede -hemde kimselerin cesaret edemediği şekilde- Sosyal Sigortada orta boy bir reform yaptı. Yeni yasa çıkarttı. 41 yıl sonrasının ince ayarını bugünden gerçekleştirdi.

Haydii, hep beraber ayaklandık.

Eskiden şikayet edenlerimiz, bu defa "Geleceğimiz ipotek altına alınıyor... Torunlarımızın rıskı yeniyor" diye ayaklandı.

İnsaf... Hadi muhalefeti bir oranda anlayabiliyorum da, medya'daki kalemşörlere ne oluyor? Daha yasanın içeriğini görmeden bir fırtınadır koparılıyor. Kimse, dün söylenenleri hatırlamıyor.

Aynı durumu, yeni Terörle Mücadele Yasasında görüyoruz.

Daha düne kadar "AB yüzünden, güvenlik güçlerimizin eli kolu bağlandı. PKK terörü ile mücadele edilemez noktaya geldik" edebiyatı yapanlar, bugün "Aman Allah, tekrar eski günlere dönüyoruz. Baskı dönemi geri geliyor" diyorlar.

İnanılır gibi değil.

Ancak dikkat ederseniz, bu yaklaşım sadece AK Parti iktidarıyla ilgili değil. Oldum olası, kim iktidar olursa olsun bu tutarsızlığı görüyoruz. Sırf bir iktidara karşı çıkma zevki, bazı kesimlerin alkışını alma merakıyla, herşeye itiraz ediyoruz.

Medya artık bir karar vermek zorunda. Muhalefet partisi rolü mü oynayacağız, yoksa iktidarlarla ilişkililerde tutarlılık ilkesini mi benimseyeceğiz?

Komik duruma düşüyoruz.

Kamuoyundaki -zaten azalan- güvenimizi de giderek daha fazla kaybediyoruz.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Atatürk, Amerika, Avrupa...
SORUNLARIN ürküntü yaratarak içe kapanma ve B...
Çetin ALTAN
Dragos'ta ikindi vakti ve kediler...
Eh işte İstanbul'a da bahar ha geldi, ha geli...
Melih AŞIK
Stratejik vizyon
Amerikan Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın...
Fikret BİLA
Erdoğan'dan Kerkük uyarısı
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Güneydoğu'daki bi...
Hasan CEMAL
Kürt devleti!
Yıl 1975, yer Çankaya Köşkü. Cumhurbaşkanı Fa...
Güneri CIVAOĞLU
Sıcak takip ötesi...
Sınır ötesi "sıcak takip" kavramı, "pratiği" ...
Abbas GÜÇLÜ
Üç bin yıl öncesinin gerisindeyiz
Türkiye'nin en güzel tarihi okullarından biri...
Hurşit GÜNEŞ
Global lokomotif ekonomiye (ABD) dikkat !
Dün akşam FED Başkanı Bernanke kamuoyuna bir ...
Sami KOHEN
Kritik günler
İRAN'a nükleer yasağa uyması için verilen bir...
Metin MÜNİR
Nükleer gericilik
Bazen bir pozisyon alırsınız ve bu sizi ileri...
Faik ÖZTRAK
Artan işsizlik ve kutsallara odaklanan siyaset
Bu hafta yayımlanan ocak ayı işgücü istatisti...
Hasan PULUR
Matematik öğretmeni aranmıyor!
BU konuda, hem Atatürk hatalı, hem de Ata'nın...
Derya SAZAK
Emeklilik saltanatı
TBMM'den geçen "Sosyal Güvenlik Reformu" pake...
Meral TAMER
Petrolün de, doğalgazın da ömrü uzuyor
Bahçeşehir Üniversitesi'nin Türk - Asya Strat...
Ece TEMELKURAN
Çocuk, ülke ve uzaklar
Uzaklardan yazıyorum. Haberler geliyor memlek...
Güngör URAS
İşsizliğin çaresi üretmek, üretmenin çaresi ihracat
1997 yılında 100 olan nüfusumuz 2005 yılı son...
Serpil YILMAZ
İş kadınları zirvesinde Emine Hanım kabinesi!
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'...
M. Ali BİRAND
AB Kürtçe ısrarını bıraktı
İyi haberle kimse ilgilenmez. Kötü haber mera...

© 2006 Milliyet