|
Yarım kiloluk hıyar
Bizim bir Turizm ve Kültür Bakanımız var ya, hani her yerde uyuduğundan şikâyet edilen; bana kalırsa hiç şikâyet etmeyelim, bırakın uyusun, uyuması uyanmasından daha iyi gibi görünüyor. Bakın koyların korunması hakkında ne demiş:
"...Hiç kullanmayalım deyince bu sefer kanun dışı olanlar hâkim oluyor. Ve bir müddet sonra onları aflarla meşrulaştırmak zorunda kalıyoruz..."
"...Koruma turşu kurmak için bile olsa nihayet turşu yenilmek içindir..."
Bir bakan, kanun dışılıkla mücadele etmeyeceğini, koylara kanun dışı kimselerin hâkim olması durumunda aciz kalacaklarını, bırakın aciz kalmayı onların fiili durumunu yasalaştırmak için onlara af çıkaracaklarını söylerse, bırakın bunları söylemesin, derin derin uyusun daha iyi.
Ülkenin turizm kaynağı olan, el değmemiş tertemiz koylarını yarım kilo hıyara benzeten bakanın uyanıklığından ne beklersiniz?
Bu zihniyettir turizm merkezlerini beton yığınına çeviren, bu zihniyettir bakir koyları birilerine peşkeş çeken, ancak bugüne kadar bu pervasızlığı yapanlar saman altında su yürütüyordu ama bu kadar açık seçik, yasa dışı çalışan kişilere mani olamayacağını, yani güçsüzlüğünü ileri sürüp malı kapış kapış götürmenin daha doğru olacağını ve bu doğa güzelliklerinin yarım kilo turşu görünümünde iştahlarını kabarttığını ifade eden bakana henüz rastlanmamıştı. Bu da geldi başımıza.
İstanbul Boğazı'ndan başlayıp Bodrum'a, Kuşadası'na kadar uzanın; doğayı, çevreyi betona boğan bu kafa yapısı değil mi? "Siz gidin bir yerleri parselleyip orada çöreklenin, biz bir gün af çıkarır sizin durumunuzu yasalaştırırız" deyip seçim yatırımı için memleketi parselleyen zihniyet değil mi bizleri bugüne getiren? Değil diyen biri varsa çıksın söylesin. Söylediklerim doğru ise o halde ülke zenginliğini yarım kiloluk hıyar gibi görenlere karşı ifade özgürlüğünü kullansın, susmakla olmuyor.
tamerheper@host.com
|
|