Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 30 Nisan 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İşte budur hayat...

Görüş / Bülent Buda

Eren Gevgeli ile arkadaşları Altay Sosyal Dayanışma Derneği çatısı altında güzel işler üretmeyi sürdürüyorlar. 20 Nisan akşamı yine oradaydık.
25 Haziran 1967 günü Alsancak Stadı'nda Altay ile Göztepe arasında oynanan Federasyon Kupası final maçını anmak, anımsamak konuşmak için... 25 Haziran olağanüstü bir futbol günüydü. İstanbul'dan gelip o muhteşem futbol gösterisini izleyebildiğim için kendimi hep şanslı sayarım.
Önce Göztepe iki farkla öne geçti. Sonra Altay eşitliği yakaladı. Doksan dakikanın sonunda kazananı hakem atışı belirleyecekti. Şimdi Nihat Yayöz anlatıyor:

Daha çok hakediyorduk
Şans oyunlarında kısmetliyim diye beni seçtiler. Atıştan önce hakem bir yüzü kırmızı, diğer yüzü mavi madeni bir yuvarlak gösterdi. Bana mavi yüzünü işaret ederek burası dedi. Daha iyi oynamıştık.
Kazanmayı daha çok hak ediyorduk. "Galiba hakem de öyle düşünüyor" dedim. Öte yandan da "Bu adam beni yanıltıyor mu" diyerek kuşkulanıyorum. Atış sırası geldiğinde (uyanık geçiniyoruz ya) "kırmızı" dedim. Madeni yuvarlak boşlukta bir kaç dönüş yapıp, Alsancak'ın kömür tozlu toprak zeminine düştüğünde maviyi gösteriyordu.
Valkswagen Aytekin kendine özgü üslubuyla o günleri anlatırken, katılanları kırıp geçiriyordu gülmekten. Aytekin, minyon fiziğiyle futbol alanında büyük işler başaran bir devden farksızdı. Ayfer Elmastaşoğlu'nun iki dudağı arasından dökülen sözcüklere yüklediği anlam, gerçekten düşündürücüydü. "İçimde bir yerler açıdı. İzmir futbolunun geldiği düzeyi seslendirirken."
Nevzat Güzelırmak da Ayfer'le benzeşen sorunları vurgularken onun daha çok yüreğini yakan şimdilerin Göztepe'si vardı ortalık yerde, masa topu gibi gezinen.
Tanzer, Ender İstanbul'dan. Oğuz, Behsat Ankara'dan. Aytekin Ayvalık'tan. B.Mehmet Tire'den gelmişlerdi. Çağlayan, Papi Mehmet, Fevzi Zemzem, Fuji Mehmet, Ali Rıza, Ayfer, Nevzat, Nihat İzmir'de yaşayanlardı. Katılamayanlar da vardı. Bir de hiç katılamayacak olanlar. Genç yaşta, yüreğimizi dağlayarak elimizden alınanlar. Koca Kaptan Gürsel Aksel, Ali Artuner, kaleci Nevzat, Hüseyin, Ali İhsan, Necdet Tunca, Yılmaz, Adnan Suvari, Bayram Dinsel... Onları hep özlüyoruz. Erdoğan Tözge, Esin Özgener, Orhan Cura Altay adına eskileri, Ahmet Taşpınar, Mehmet Erdoğan gençleri temsil ediyordu. Göztepe'den yanaysa ne eski, ne yeni vardı. Yoktular. Sanki yaşanan tükenişe gidişin nedenlerini yanıtlar gibi. İçim sızladı.

Biz katılanlar sevinçliydik
Olsun, biz katılanlar sevinçliydik. Birbirimize tekrar dokunabildiğimiz, kucaklaşabildiğimiz için. Birbirimizi sevdiğimizi bildiğimiz için. Kişiliklerimizi kendi çıkarlarımıza dönük kullanma yarışlarına sokmadığımız için.
Bir kez daha aynı havayı soluyup paylaştığımız için. Elbette zamanın acımasız parmağı bizlere de dokunmuştu.
Ak düşen saçlar, yüzlerde dekor oluşturan kırışıklıklar, biraz da kilolar ama ille de eksilmeyen gülücükler, ince takılmalar, dudaklarımızda bir daha ulaşamayacağımız hasretimiz, sevda türkümüz meşin yuvarlak!
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret / Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın / Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın / Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak / Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın / Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü / Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin / İşte budur hayat (Can YÜCEL)


egespor@milliyet.com.tr








EGE
İşte budur hayat...
Emeklilik hakkında her şey
Hekimler sandığa gidiyor
Kanada'nın ne yaptığından çok Türkiye'nin ne yaptığı önemli
Balkon çiçekleri ve örnek köyler





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bülent Buda
Necati Çetiner
Nesrin Coşkun
Deniz Sipahi
İsmail Sivri

© 2006 Milliyet