Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 30 Nisan 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
KİMİ YAYINCILAR FAALİYETLERİNİN NİCELİĞİNDEN HABERSİZ...
Bilinmeyen ada

Milliyet Kitap'ın geçen ay yayımlanan sayısının kapak konusu "Türk Yayın Sektörü" idi. Ses getiren dosyada yer alan "2004'te en çok yayın yapan ilk 30 yayınevi" başlıklı listedeki verilerin yanlışlığının anlaşılması üzerine Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü bir açıklama yaptı.

SEMA ASLAN / Yayınevi

Her şey Portekizli ünlü yazar Jose Saramago'nun "Binmeyen Adanın Öyküsü" adlı anlatısındaki gibiydi: Bir adam, 'bilinmeyen ada'yı bulmak amacıyla, ülkesinin kralına kendisine bir tekne vermesi için başvurur. Kral, uzun uğraşlardan sonra adamın dileğini yerine getirir, ona bir tekne tahsis eder.
Saramago'nun anlatısındaki adam gibi 'bilinmeyen ada'yı bulmaya karar verdik. Abartı değil. Var olan koşullarda 'yayın dünyasının profilini çıkarmak', 'bilinmeyen ada'ya yapılan bir tür yolculuktu. Bildiğiniz gibi, 26 Mart 2006 tarihli Milliyet Kitap'ta "Türk Yayın Sektörü" başlığıyla yaptığımız çetin yolculuğu sizlerle paylaştık.

Yayıncılar Birliği harekete geçti
Bu yolculukta yalnız değildik: Tek tek yayınevleri, örgütlü yayıncılık grupları, sektörün işleyişi, girdisi - çıktısı, ilgi alanları ve faaliyetlerini derleyen, destekleyen ve denetleyen Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü... Sonuçta, her birinden aldığımız verilerle 'bilinmeyen' adanın kapılarını epeyce araladık. Övünmek gibi olmasın, epey de takdir topladık. Dosyamız büyük ses getirdi.
"Bilinmeyen ada"yı ne kadar ortaya çıkardığımızın takdirini okura bırakıp, yeni adalara doğru hazırlıklara başladığımız sırada, hazırladığımız haberden etkilenen Türkiye Yayıncılar Birliği'nin bir proje üzerinde çalıştığını öğrendik. Birliğin başkanı Çetin Tüzüner, yayıncılığın sorunlarının önüne geçilmesi için yapılması amaçlananı şöyle anlattı: "5846 sayılı FSEK'nun 44. maddesi 'Fikri mülkiyet haklarının korunması ve etkin bir şekilde takibinin sağlanması amacıyla, fikir ve sanat eserlerinin tespit edilmesi ve çoğaltılmasına ilişkin materyalleri üreten ve/veya bu materyallerin dolum, çoğaltım ve satışını yapan veya herhangi bir şekilde yayan ve umuma arz eden yerler, Bakanlıkça ücret mukabili sertifikalandırılır' şeklindedir. Sertifika olma zorunluluğu 2006 yılı sonuna kadar uzatılmıştır. Yasanın bu maddesi uygulamaya konulduğunda yayın sektörüyle ilgili pek çok sağlıklı veriye ulaşabiliriz. Türkiye Yayıncılar Birliği olarak bu konudaki görüş ve önerilerimizi çok önceden Kültür Bakanlığı'na bildirdik. Bakanlık sertifika verilmesi konusunda bize yetki verirse, en geç altı ay içinde Türk yayın sektörünün gerçek profilini ortaya çıkarırız. Sertifika zorunluluğu korsan yayıncılığı engelleme açısından önemli bir adımdır."
Biz tam da ufukta beliren adanın sevincini yaşarken, bazı yayıncılar, haberde yer alan "2004'te en çok yayın yapan ilk otuz yayınevi" başlıklı grafikte bir sorun olduğunu iletti. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü'nün verdiği ISBN sayılarıyla kimi yayınevlerinin rakamları arasında tutarsızlık vardı.

Bakanlığın açıklaması
Yeniden işe koyulduk. "2004'te en çok yayın yapan ilk otuz yayınevi"ni tek tek aradık ve onlardan 2004 yılı içinde kaç kitap başlığı bastıklarını ve kaç ISBN numarası aldıklarını öğrenmek istedik. Bu arada Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü'nden de durumu açıklamalarını rica ettik.
Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Doç. Dr. Ahmet Arı'dan 20 Nisan 2006 tarihinde tarafımıza gönderilen faksta konuyla ilgili olarak yapılan açıklama şöyleydi:
"26 Mart 2006 tarihinde Milliyet Kitap ekinde yayımlanan '2004 yılında en çok yayın yapan ilk otuz yayınevi' listesi ile ilgili yapılan inceleme sonucunda; programda 2004 yılında meydana gelen bozulma ve bozulmanın giderilmesi çalışmalarında, yedek verilerden geri yükleme aşamasında başvuru tarihi ile basım tarihlerinde bir kayma olması nedeniyle yayınevlerinin yayımladıkları materyal sayılarında uyuşmazlık olduğu ve bazı yayınevlerinin ikinci ön sayılarının program tarafından görülmediği tespit edilmiştir."
Doç. Dr. Ahmet Arı, bu açıklamaya ekli olarak yeni bir 30'luk liste gönderdi. Bu liste, bir önceki listeden farklı olarak kimi yayınevlerinin ISBN numaralarının daha fazla, kimilerininkinin de daha az olduğuna işaret ediyordu. Buna göre, önceki listede adı olan 8 yayınevi yeni listede yer almıyordu; onların yerine 8 başka yayınevi girmişti listeye.

Örtüşmeyen rakamlar
Konu, Bakanlık'tan gelen açıklamayla kapanabilirdi. Fakat görüştüğümüz yayınevleriyle yaptığımız konuşmalar durumun vahametini bir kez daha ortaya koydu: Böyle bir veri tabanlarının bulunmadığını söyleyen yayıncılar, gerekçe göstermeksizin bilgi veremeyenler, bu tür bir çalışma için vakit ayıramayanlar olduğu gibi, listede isimleri olduğu halde hali hazırda yayıncılık yapıp yapmadıkları bile belli olmayan ve ISBN Türkiye Ajansı'ndaki iletişim bilgilerine ulaştığımız halde kendilerine ulaşamadığımız yayıncılarla karşılaştık. Ayrıca bir önceki sorunumuz kendini tekrarlıyordu: Gelen yeni listedeki rakamlarla, bize istediğimiz bilgileri veren yayınevlerinin rakamları yine örtüşmüyordu.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü ve yayınevlerinden aldığımız rakamlarla sayfada gördüğünüz yeni listeyi çıkardık.
Ancak sonuç itibariyle anladık ki, "bilinmeyen ada"yı bulmak o kadar da kolay değil. Kendi faaliyetlerinin niceliği ve yayım programları hakkında bile bilgi sahibi olmayan kimi yayıncıların, konunun en önemli muhataplarından Kültür Bakanlığı'nın, çeşitli yazar örgütlerinin; özetle hayatı kitaplardan ayrı algılayamayan herkesin daha fazla çaba göstermesi, teknede herkesin üstüne düşeni daha profesyonel bir tutumla ve dikkatle yapması gerekiyor.
Biz Milliyet Kitap olarak, "bilinmeyen ada"yla ilgili çalışmalarımızı sürdüreceğiz. 'Kitap kardeşliği' konusunda yalnız olmadığımızı biliyoruz.

2004 YILINDA EN ÇOK YAYIN YAPAN 30 YAYINEVİ
Kitap Park314
Bücür Kitap196
* Boyut Yayınları138
* Yapı Kredi Yayınları159
* İnkılap Kitabevi120
Nobel Yayın Dağıtım184
* Epsilon Yayıncılık148
* Seçkin Yayıncılık116
* Morpa Kültür Yayınları116
* Timaş Basım168
Alfa Basım Yayım Dağıtım151
* Damla Yayınevi151
* Doğan ve Egmont Yayıncılık122
* Doğan Kitapçılık112
Aydıncan Yayınları121
* Can Yayınları109
* Beta Basım Yayın153
* Özyürek Yayınevi72
* Akçağ Basım Yayın117
Tomurcuk Yayınevi112
* İletişim Yayıncılık93
Serhat Yayınları106
Eğitim Yayınları100
Bileşim Yayıncılık97
* Bordo Siyah Klasik Yayınlar112
Dünya Yayıncılık97
Uysal Kitabevi93
Işık Yayınları92
Karınca Kitabevi89
* Engin Yayın Dağıtım87



(* ile işaretlenen yayınevlerinin verileri, kendilerinden alındı. Tabloda çeşitli gerekçelerle bilgilerini ulaştıramayan yayınevleri için Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü'nden gelen yeni veriler kullanıldı.)




KITAP
 Türk şiiri yükselişte
 Şiir kendini iyi hissediyor
 Bilinmeyen ada
 "Asıl sorun PKK değil, Kürt sorunu!"
 "Aile içinde şiddete yer vermeyin!"
 "Hikmet burcu"na ermiş bir şair
 Kütüphaneyi kim yıktı?
 Özgün mü özgün bir günlük
 "Evvelotel" içinde
 Casanova hikâyeleri
 Bitmeyen aşklar
 Osmanlı'nın Sherlock Holmes'u
 Shylock'un hakkı Shylock'a
 Yanılsamaların içinden itiraflar
 Yetişkinlerin savaşında bir çocuk pilot
 Haberler
 Kitap vitrini
 Kırtasiye
 Kitap ajandası
 DÜNYADA ÇOK SATANLAR
 TÜRKİYE'DE ÇOK SATANLAR





© 2006 Milliyet