
|
|
|
 |
|
|
Bu röportajdan bir proje doğdu
Sahnedeki 30. yılını kutlayan Yıldız İbrahimova, "Ruhi Su türkülerini yorumlamak ister misiniz?" sorumuza yeni bir projeyle yanıt verdi
EVRİM COŞAR
Yıldız İbrahimova, sahnedeki 30. yılını perşembe gecesi Philip Morris / Sabancı'nın sponsorluğunda 23. Uluslararası Ankara Müzik Festivali'nde verdiği konserle kutladı. Dört oktavlık sesi, Türk ve Çigan müziğini cazla yorumlandığı iki saatlik muhteşem konseriyle izleyicileri etkileyen İbrahimova, o gece onu dinlemeye gelen konuklarından bir 30 yıl daha istedi. Türkiye'ye 12 yıl önce yerleşen Bulgaristan doğumlu sanatçıyla bu özel konser sonrası görüştük...
Türkiye'de müzik anlamında aradıklarınızı buldunuz mu?
Özel yaşamımda da, müzik anlamında da Türkiye'de istediğimi yakaladım. Dört albüm çıkardım. En son "Çocukça Şarkılar" albümümde annem, kızım ve yeğenimle birlikte söyledik. Bu benim hayalimdi, gerçekleştirdim.
Sonraki projeleriniz neler?
Rönesans müziğini yorumlayıp bir albümle dinleyicilerime huzur ve dinginlik sunmak istiyorum.
Türk ve Bulgar dinleyicilerinizi karşılaştırır mısınız?
Konserlerimde Türk seyircisinin doğaçlama tepkilerine bayılıyorum. Özellikle üniversitelerdeki konserlerimde sahneden inmek istemiyorum. Ama Bulgaristan'da müzik eğitimine özel bir önem veriliyor. Bu, oradaki konserlerde daha iyi müzik kulağı olan seyircilerle karşılaşmama neden oluyor.
Sizi ne zaman dinlesem aklıma Ruhi Su gelir. Ruhi Su'nun türkülerini bir gün, bir albümde sizden de dinleyebilir miyiz?
Ruhi Su'yla bir yemekte tanışmıştık. Birlikte türküler söyledik. Ben ona piyanoda eşlik ettim. Gecenin sonunda Ruhi Su bana üzerine "Güzel sesli, güzel yüzlü, güzel huylu Yıldız'a" yazdığı pikabını hediye etti. Ruhi Su Vakfı onun adına bir anma gecesi düzenlediğinde ben de beş türkü söylemiştim. Ruhi Su'nun bana hediye ettiği pikabın üstüne ben de kendi yorumlarımı katarak bir düzenleme yapılabilirim. Siz de hem Ruhi Su'yu hem de beni dinlemiş olursunuz. Güzel bir fikir...
|
|
|


|
|