|
 |
|
|
Mutsuzlar
Öyle bir maç ki, zor anlatılır. Sahada oynanan futbolla kimin ilgilendiğini çok merak ediyorum. Hele ilk yarıda goller arka arkaya gelince, statta bulunanların kulağı artık tamamen Trabzon'a kilitlendi. Herkes işi gücü bırakıp sadece oradan gelen haberleri beklediler.
Önce çok sevindiler, ardından çok üzüldüler. Sahadaki futbolcularda tribünlerden gelen elektrik ile hareketlendiler, oyunun temposunu yükselttiler. Ankara ise sadece figüran rolünde, çevresinde olup biteni izledi durdu. Ancak şu var ki kendi işini kendin göreceksin. Bunun başka yolu yok. Elden medet umarsan hayal kırıklığı yaşarsın.
Aydın'ın korkusu
Maç öncesi tribünler hâlâ geçen haftanın etkisindeydi. Tribünler dolmamış, seyircinin üzerinde bir donukluk vardı. Gerets'in ise aklı başına gelmiş, kadroda belli taşları yeniden oturtmuştu. Sadece genç Aydın'ı takıma monte etmişti. Uğur'u tribüne göndermiş (herhalde suçlu onu buldu), Ferhat'ı ise kulübeye. Ancak geçen haftaki genç eleştirilerinden sonra Aydın'da da belli bir korku hakimdi.
Hasan Şaş'ın yokluğunda Galatasaray'ın sıkıntı çekeceği düşünüldü. Ancak orta alanda rakibe yapılan baskı ve zorlama sayesinde konuk takım çok çabuk pes etti. Hiç direnemedi. Hele iki duran toptan gelen golün ardından Ankara sadece maçın bitmesini bekledi.
Aslında bu atmosferde oyuna motive olmak çok zor. Bir yanda oynadığın maçı kazanacaksın, bir yanda Trabzon'dan iyi haberleri bekleyeceksin. Tabi bir de mutlu olman için iki maçta da işlerin iyi gitmesi gerekirdi. Birinde işler aksarsa hiç kimse mutlu olarak evine dönemeyecekti. O yüzden Galatasaraylı oyuncular için gerçekten çok zor maçtı.
Duran top güzelliği
Ama bu tip maçlarda tecrübeli futbolcuların önemi çok fazla. Hakan Şükür ve Ergün gibi oyuncuların ilk goldeki akıl dolu ortaklığı golü getirdi. Bu sezon ilk kez bir duran topta yapılan kombine çalışma ile gol buldular. Bu tip maçlarda, hele Hasan Şaş'ın olmadığı oyunlarda duran toplar bir nimet olur. Bu nimetten de yararlanmasını bileceksin. Galatasaray her nasılsa duran top ile oyunu değiştirdi. Sonrası ise beklemeyle geçti. Gollü ama kötü bir maç oldu. Ama böylesine gerilimli bir ortamda atılan goller, kaymaklı şöbiyet gibi geldi.
Sonuç olarak kimse sevinemedi. Dört gol atan da mutsuzdu, dört gol yiyen de...
h.ozer@milliyet.com.tr
|
|
|

|