Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 30 Nisan 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Benimle 'kendin gibi' dans eder misin?


Uzaktayım. Hâlâ. Bir ülkede, bir gece, dışardayım. Dans eden genç kadınlara ve adamlara bakıyorum. "Club" müziği çalıyor ki, bilmeyenler için "dım tıs dım tıs" diyebiliriz bu müziğe. Bu önemli değil zaten. Önemli olan kadınların ve erkeklerin nasıl dans ettikleri.
Hepsi Amerika merkezli, çokuluslu MTV müzik kanalından fırlamış gibi. Gövdeleri, yüzleri, coğrafyaları bambaşka olsa da öyleler, "televizyondakiler gibi". Ya da "Benimle Dans Eder misin?" yarışmasında olduğu gibi. Dikkat ettiniz değil mi? Önceki ve bu seferki yarışmada da bütün dansçılar en çok "hip-hop" seviyorlar.
Postmodern bir ekran kuruluyor her yarışma gecesi. Kantocu Huysuz Virjin sunuyor onları, oryantal Asena ve balet Tan Sağtürk tarafından eğitiliyorlar ama hepsi en çok hip-hop yapacakları zaman heyecanlanıp seviniyorlar.
Türkiye ne zaman bu kadar MTV oldu? Siz yakalayabildiniz mi o arayı? Halay delisi bir ülke ne zaman kendini verdi bu dansa? Gövdeler ne zaman alıştı başka bir ülkenin hareketlerine?
Kuzey Amerika'dan yayılan bir kültür sadece hayatımızı değiştirmiyor aslında. Gövdemizin içine giriyor. Zayıflamamızı, uzun bacaklı, dar kalçalı ve beyaz olmamızı emrettiği gibi şimdi hareketlerimizi de belirliyor. Hatta hareketlerimizi belirlemekle kalmayıp gövdemizin belleğini değiştiriyor.
Gövdenin bir belleği vardır herhalde. Bizden önce, bizimle aynı toprakta yaşamış olanların hareketlerini, jestlerini, mimiklerini ve elbette dansını almıştır. O yüzdendir, "kokteyl-prolonge" düğünlerde bile ne kadar Vivaldi, Mozart dinlemeye çalışsak da en sonunda bir yerlerden "Azize"nin bir kuplesi çalınsa gevşer gövdelerimiz, hareket etmeye başlar. Gövde, kendine ait olanı anımsar.
Uzakta, bir gece kadınlar ve erkekler dans ediyor kendilerine ait olmayan hareketlerle. Sonra, gecenin sonuna doğru buraya ait bir şeyler çalmaya başlıyor. Sanki gövdeleri yeniden nefes alıyor, neşeleniyorlar. Kendilerinin olana kavuşmak gibi bir şey bu.

Kadınlar! Yeni ofsayt için birleşin!
Erkekler, genel olarak kadınların ofsaytı anlamamaları ile çok dalga geçerler. Fakat artık bu zulüm dönemi bitiyor. Çünkü eski ofsaytlar bardak olacak. Çünkü ünlü İtalyan futbolcu Gianluca Vialli ofsaytın kitabını yazmış bir insan olarak ofsaytın değişmesi gerektiği üzerine yeni bir tez ortaya atmış. Ofsaytı bilmedikleri için nice alaya maruz kalmış kız kardeşlerim için yazıyorum, hadise şu:
Vialli diyor ki, saha üç eşit parçaya bölünsün, ofsayt sadece üçüncü parçada gerçekleşsin. Vialli böylece futbol seyircisinin daha çok gol seyredeceğini söylüyor.
Vialli'yi şahsen destekliyorum. Çünkü bu kez, ofsaytı anlamada kadınların erkeklerle eşitlenme şansı var!

Bardot ve Loren
BB, Cumhurbaşkanı Sezer'e öldürülen köpeklerle ilgili bir mektup yazmış memleketten gelen haberlere göre. "Ağlıyorum, lütfen bu zulme son verin" gibisinden.
Bu ünlü, güzel kadınların devlet başkanları, cumhurbaşkanlarıyla ilgili olayı nedir bilemiyorum ama yeni bir fıkra öğrendim:
Sofia Loren, Sovyetler döneminde Devlet Başkanı Brejnev'i ziyaret ediyor. (Bu bölüm gerçek. Ama gerisi fıkra) Brejnev, Sofia Loren'e soruyor:
"Benden bir isteğiniz var mı?"
Loren cevaplıyor:
"Sevgili Brejnev, şu sınırları açsanız diyorum. Halkınızın ülke dışına seyahat özgürlüğü olsa..."
Brejnev, Loren'e yaklaşıyor ve kulağına fısıldıyor: "Ne o Sofia, koca SSCB'de benimle baş başa mı kalmak istiyorsun?"

ecetem@hotmail.com








Çetin ALTAN
"Ben güzele güzel demem, güzel benim olmayınca"...
Ankara Adliyesi'nin lokantasında 6 aydan bu y...
Melih AŞIK
Tarihle yüzleşmek
Ayın kitabı hangisi diye sorarsanız... Bizce ...
Fikret BİLA
Çiçek: Uyanık yatalım
CHP lideri Deniz Baykal'ın uyarısıyla Terörle...
Hasan CEMAL
Türkiye'nin borsa değeri!
İlginç, Türkiye'nin Amerikan borsasındaki değ...
Güneri CIVAOĞLU
Kırmızı-Beyaz
Ligin ilk 2 takımı Fenerbahçe ve Galatasaray ...
Can Dündar
Bazı şarkılar, bazı sözleri sayıklar
İngiliz VH1 pop müzik kanalı bir anket yapıp...
Abbas GÜÇLÜ
Sözlü sınav tarih oluyormuş
Milli Eğitim Bakanlığı, İlköğretim Yönetmeliğ...
Sami KOHEN
Brüksel Forumu'nda Türkiye'ye destek
NATO ve AB'nin "başkenti" Brüksel, şu sırada,...
Metin MÜNİR
Biralı kadın ve şair
Kanalın bir yakasında ben oturuyorum, diğer y...
Hasan PULUR
Fare arabanızın motoruna girerse...
DİYELİM bir sabah kalktınız, giyindiniz, otom...
Derya SAZAK
1 Mayıs
78'liler Girişimi, '1 Mayıs katliamı' dosyası...
Meral TAMER
Vapurlarla ilgili oylamada söz okurun
VAPURLAR SEMBOLDÜR DİYENLERİ 5'E BÖLDÜLER: Va...
Ece TEMELKURAN
Benimle 'kendin gibi' dans eder misin?
Uzaktayım. Hâlâ. Bir ülkede, bir gece, dışard...
Tamer HEPER
Kanun mu üstün, talimat mı?
Bankaların vatandaştan olur olmaz işlem için ...
Osman ULAGAY
Sanayinin küresel haritası değişirken
Küreselleşme süreci dünya sanayini kapsamlı b...
Güngör URAS
Bursa'nın Çelik Palas'ı da satılıyor
Çelik Palas Oteli Bursa'nın simgelerinden bir...
Serpil YILMAZ
First Lady zirvesinde görünmeyen fotoğraf
Aradaki konuşmalara tanık olmasaydım, Emine E...

© 2006 Milliyet