Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 30 Nisan 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
First Lady zirvesinde görünmeyen fotoğraf


Aradaki konuşmalara tanık olmasaydım, Emine Erdoğan'ın, Dilek Hanif'in modern giysilerden oluşan defilesini, Faruk Saraç'ın Mehter Takımı eşliğinde sunduğu "Padişah Esvapları" defilesine, "doğal bir refleks" olarak eklemlediğini bu kadar hissetmezdim...
TİKAD'ın düzenlediği zirvede Emine Erdoğan'ın 27 Nisan akşamı Çırağan Sarayı'nda verdiği yemekte, modacı Faruk Saraç'ın "Padişah Esvapları" defilesi 50 dakika sürecekti. Dilek Hanif'in modern gece elbiseleri defilesine zaman kalmayacağı düşünülüyordu.
Defilenin sunulacağı yemek öncesinde, konu Emine Erdoğan'a açıldı. Erdoğan, o anda "Saraç'ın defile süresini kısaltın. Böylece Osmanlı'dan Cumhuriyet'e bütünlük olur" hassasiyeti içerisinde uyarısını yaptı. Hanif de defilenin organizasyonu için telefon trafiğini başlattı.

Hükümet organı!
Oysa çoğunluğu Müslüman olan Ortadoğu ülkelerinden lider eşlerinin ağırlıkta olduğu zirvenin açılışında İstiklal Marşı'nın okunmaması, kongre günü kimi TİKAD üyesi kadınlar tarafından eleştiri konusu yapılmıştı. Bu eleştirilere biraz da Afganistan ve Lübnan liderlerinin eşlerinin açış konuşmalarına "Besmele" ile başlamaları neden oluyordu.
Çırağan'da verilen yemekteki TİKAD üyesi kadınların yanı sıra, Ender Mermerci, Türkan Sabancı, Semahat Arsel, Tülin Demirören, Ala Satıcı gibi yalnızca "işkadınlarına" destek veren ünlü işadamlarının eşleri de şıklık yarışının birer parçasıydılar. Dekolteler, uçuşan elbiseler...
Her ne kadar TİKAD "hükümetin bir organı" gibi algılansa da, salonda AKP toplantılarında ağırlıkta olan "türbanlı kadın" hâkimiyeti burada gerçekleşmedi. Bakan eşlerinin neredeyse tam kadro katılmalarına rağmen...
Yemekte yanımda kartvizitinde "Kabzımal-Mersin" yazan Hatice Kahraman ile konuşuyordum. Ta ki, defilenin sonunda sahneye bir anda inen siyah beyaz Atatürk fotoğrafının önünde smokinli bir manken belirene kadar...

Smokin alkışlandı
O anda, salonu ikiye bölen "çoşku" bir fotoğraf karesi gibi beynime kazındı. Tuvaletli hanımların oturduğu masalarda bulunanlar ayağa kalkıp uzun uzun "Cumhuriyet'i" alkışladılar. Kimi kadınların gözyaşlarına hâkim olamadıkları gözlendi. "First Lady'ler" de oturdukları yerden alkışlara katıldı.
Bu sahne, demokrasi mücadelesi veren İslam toplumu kadınlarının örnek aldığı Türkiye Cumhuriyeti'ni anlatıyordu.
Sonuçta bugün Türkiye'nin Başbakanı "smokin" giymeyi reddediyor ve "kılık kıyafet krizi" yaşıyoruz. Oysa Başbakan'ın eşi Emine Erdoğan, erkeklerin kalın duvarlar ördüğü "simgelere" daha yumuşak bir geçiş yapabiliyor.
Zirveden geriye ne kaldı? Kadınlar erkek dünyasının ortaya çıkardığı "derin sorunları" yumuşatabilecek potansiyele sahip olduklarını gösterdiler.

"Hükümet turizm sektörüne inanmıyor"
Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu diyebilirsiniz ama, 100 milyon euro yatırımla Belek'te 7. oteli Adam and Eve'yi (Adem ile Havva) açan Kayı Group Yönetim Kurulu Başkanı Talha Görgülü, "Hükümet turizme inanmıyor" diyerek, iddialı bir çıkış yapıyor.
1998 yılında ilk otelini açan, Türkiye'ye yurtdışından en çok turist getiren (600 bin kişi) ikinci tur operatörü olmasının yanında 7 yolcu uçağı bulunan Görgülü, TOBB'un, Başbakan Erdoğan'ın katılımıyla düzenlediği "Sektör Toplantısı"ndan sonuç çıkmadığını anlatıyor.
Görgülü, bakanların turizme "mesafeli bakışını" ortaya koyan sayısız örnek veriyor. Erdoğan ile yapılan sektör toplantısında bakanlardan birinin (adını saklıyor) taksicilerin turistleri kazıkladığını anlattığını belirtiyor.
Grup olarak tanıtıma yılda 10 milyon euro ayırdıklarını belirten Görgülü, Antalya'da düzenledikleri zirveye Turizm Bakanlığı'nın müdür düzeyinde bile katılımında zorluk yaşadıklarını kaydediyor.
Bu yıl İspanya ve Yunanistan'ın tanıtım atağına kalktığını belirten Görgülü, "Elimizdeki kuşu uçurup dağdaki kuşu kovalıyoruz" diyor. Bu sözler İran'dan, Rusya'dan, İsrail'den gelecek turiste bel bağlayan Turizm Bakanlığı'nın kültür ve doğa turizmine dönük beklentilerini "fantezi" bulduğunu ortaya koyuyor.

syilmaz@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
"Ben güzele güzel demem, güzel benim olmayınca"...
Ankara Adliyesi'nin lokantasında 6 aydan bu y...
Melih AŞIK
Tarihle yüzleşmek
Ayın kitabı hangisi diye sorarsanız... Bizce ...
Fikret BİLA
Çiçek: Uyanık yatalım
CHP lideri Deniz Baykal'ın uyarısıyla Terörle...
Hasan CEMAL
Türkiye'nin borsa değeri!
İlginç, Türkiye'nin Amerikan borsasındaki değ...
Güneri CIVAOĞLU
Kırmızı-Beyaz
Ligin ilk 2 takımı Fenerbahçe ve Galatasaray ...
Can Dündar
Bazı şarkılar, bazı sözleri sayıklar
İngiliz VH1 pop müzik kanalı bir anket yapıp...
Abbas GÜÇLÜ
Sözlü sınav tarih oluyormuş
Milli Eğitim Bakanlığı, İlköğretim Yönetmeliğ...
Sami KOHEN
Brüksel Forumu'nda Türkiye'ye destek
NATO ve AB'nin "başkenti" Brüksel, şu sırada,...
Metin MÜNİR
Biralı kadın ve şair
Kanalın bir yakasında ben oturuyorum, diğer y...
Hasan PULUR
Fare arabanızın motoruna girerse...
DİYELİM bir sabah kalktınız, giyindiniz, otom...
Derya SAZAK
1 Mayıs
78'liler Girişimi, '1 Mayıs katliamı' dosyası...
Meral TAMER
Vapurlarla ilgili oylamada söz okurun
VAPURLAR SEMBOLDÜR DİYENLERİ 5'E BÖLDÜLER: Va...
Ece TEMELKURAN
Benimle 'kendin gibi' dans eder misin?
Uzaktayım. Hâlâ. Bir ülkede, bir gece, dışard...
Tamer HEPER
Kanun mu üstün, talimat mı?
Bankaların vatandaştan olur olmaz işlem için ...
Osman ULAGAY
Sanayinin küresel haritası değişirken
Küreselleşme süreci dünya sanayini kapsamlı b...
Güngör URAS
Bursa'nın Çelik Palas'ı da satılıyor
Çelik Palas Oteli Bursa'nın simgelerinden bir...
Serpil YILMAZ
First Lady zirvesinde görünmeyen fotoğraf
Aradaki konuşmalara tanık olmasaydım, Emine E...

© 2006 Milliyet