Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Mayıs 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Nihavent


Telefonda sesi çın çın ötüyordu:
- Seninle mutlaka görüşmeliyim, mutlaka, çok önemli bir şey söyleyeceğim.
Kendisi eski bir dostumdu. Hayatı, devrinin sanatçılarıyla içki içerek, şiir yazarak, avukatlık ederek, âşık olarak bin bir macera ile geçmişti. Tanımadığı insanlarla ahbaplık etmesini sevmez, rakı sofrasına oturuncaya kadar da, dilinin kantarını pek ayarlı tutardı. Fakat ikinci, hele üçüncü kadehte kantarın topuzu iyice kaçar; kuşkulu kuşkulu etrafına bakmaktan vazgeçerek, kızdıklarına bağıra çağıra ana avrat söverdi.
Karamsar, hassas, fırtınalı ve içinde daima gizli bir boşluk, gizli bir doyumsuzluk, gizli bir özlem taşıyan insanlardandı. Son zamanlarda işi filozofluğa vurmuş görünüyordu, her şeye boş veriyordu.
***
"Mutlaka görüşmeliyim seninle, çok önemli bir şey söyleyeceğim" deyince kalktım gittim.
Kuytu bir lokantanın kuytu bir masasına oturduk. O boyuna sigara içiyor, dişlerini gıcırdata gıcırdata:
- Allah kahretsin, diyordu.
- Neyi Allah kahretsin?
Allah'ın neyi, yahut neleri kahretmesi gerektiğini benim de pekâlâ bildiğimden emin; sol elini yanağına dayamış, ısırır gibi mırıldanmaya devam ediyordu:
- Allah kahretsin!
- Yahu Allah neyi kahretsin?
Birden avucunu yanağından çekip dikildi, elinin körünü, der gibi:
- Nihavent, dedi.
- Ne nihavendi, nihavent de kim?
- Nihavent, alaturkada alafranga taklidi bir makamdır, Allah kahretsin bu nihavendi.
***
Boş boş yüzüne baktım.
- Asıl yazılacak mesele bu, bunu yazmalısın, Allah kahretsin bu nihavendi.
Allah nihavendi kahretmesin diye, kırk yıllık dostumla kavga edecek değildim ya. Ben de:
- Kahretsin, dedim, Allah kahretsin bu nihavendi.
- Radyoda eskiden yüzde 5'ti, şimdi yüzde 95'e çıkardılar; biri seviyor bu nihavendi ama kim, bilmiyorum, tahkik etmek lazım.
***
O sırada garson parmaklarıyla içinden tuttuğu bardakları karşıdaki boş masaya götürüyor ve peçeteleri süslü şekilde katlayarak bardaklara yerleştiriyordu. Dostum:
- Bak gördün mü, nasıl getirdi bardakları, dedi; şimdi onun parmaklarını soktuğu bardaklarla müşteriler su içecekler. Hep nihavent yüzünden bu hep. Allah kahretsin bu nihavendi.
Ben de tekrarladım:
- Allah kahretsin bu nihavendi.
- Memleket bu nihavent yüzünden batacak. Şu nihavendi bir kaldırsak ortadan. Ah bu nihavent, ah...
***
Bir adam geldi, gürültülü şekilde burnunu sildi, mendiline tükürdü. Karides söyledi.
- Nihavent, dedim, Allah kahretsin, nihavent...
Dostum da:
- Allah kahretsin, dedi, nihavent...
- Ne düşünüyorsun demokrasimiz hakkında?
- Allah kahretsin nihavent...
- Başım ev kirasıyla dertte...
- Nihavent yüzünden...
- Çocuk da çaktı sınıfta.
- Gayet tabii, nihavent biliyorsun.
- Bir doğru dürüst hizmetçi bulamıyoruz.
- Sebebi nihavent.
- Gitgide de konuşacak insan kalmıyor. Her gün bir garip yalnızlık çöküyor içime.
- Hep nihavent, hep.
- Allah kahretsin bu nihavendi, dedim.
***
Yandaki masada oturanlardan birinin tuttuğu takım yenilmişti. Arkadaşım:
- Nihavent yüzünden, diyordu.
Patlıcan salatasının içinden kıl çıktı.
- Nihavent yüzünden, dedim.
- Allah kahretsin bu nihavendi, dedi.
- Allah kahretsin nihavendi, dedim.
***
Yolda ayağa takılan taş nihavent, bozuk asansör nihavent, çekmeyen sigara nihavent, şuradaki buradaki dırdır nihavent, siyaset nihavent, demsiz çay nihavent, çirkin kadın nihavent, dangalak erkek nihavent...
***
Dostum güzel bir şey öğretti bana. Artık hiç suçlu, kabahatli aramıyorum. Dişlerimi gıcırdata gıcırdata:
- Allah kahretsin nihavendi, diyorum, gene nihavent, gene nihavent. Hepsi nihavent, her şey nihavent...
————————
Not: 44 yıl önce yazılmış bir yazı... "Geçip Giderken"den...

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
Ahmet Türk'e birkaç soru
DTP'nin 'eşbaşkanı' Ahmet Türk, özellikle esk...
Çetin ALTAN
Nihavent
Telefonda sesi çın çın ötüyordu:
Yasemin CONGAR
Trajediyi durdurmak için
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bir ay önce, ...
Can Dündar
Bir veda mektubu
"Şiir yazmak benim için her geçen gün zorlaş...
Semih İDİZ
Danimarka'da uygarlık ve hoşgörünün sözde kaldığı an
Danimarka kendisini uygar ve hoşgörülü sayar....
Metin MÜNİR
Turkcell genel kurulu neden ertelendi?
Turkcell genel kurulunun ertelenmesi şirkete ...
Faik ÖZTRAK
Dış finansman bağımlılığı artıyor, tedbir alınmalı...
Her yıl nisan ayında Uluslararası Para Fonu v...
Hasan PULUR
O yazmasa inanmazdık...
HANİ "Başkası söylese inanmazdım!" diye bir l...
Yaman TÖRÜNER
En iyilerin sırları (3)
Dünyanın en iyi 25 şirketinin "iş yönetimi" k...
Osman ULAGAY
Sanayinin küresel haritası değişirken (2)
Fransa'nın önde gelen araştırma kuruluşlarınd...
Güngör URAS
Asil Çelik
Bursa/Orhangazi'de sanayi kuruluşlarını gezdi...

© 2006 Milliyet