Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Mayıs 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bir veda mektubu

"Şiir yazmak benim için her geçen gün zorlaşıyor" diyordu 1956'da Nâzım Hikmet, "Moskovalı Dostlara" başlıklı makalesinde:
"İlham mı gelmiyor yoksa yaşlılık belirtisi mi? Kim bilir belki de söyleyecek şeyim kalmadı. Halkımla bağımı yitirmiş olmamdan kaynaklanabilir mi? Bence neden bu değil. Peki öyleyse?"
Ona göre bu "ifade arayışı"ydı.
Oysa beklenen ilham çok yakında gelecek ve yine gürül gürül yazmaya başlayacaktı.
O halde niye yazamıyordu 1956'da?..
Cevabı kendisi de biliyordu aslında:
Âşık değildi.
***
Doktoru Galina Kolesnikova ile birlikte yaşıyordu Nâzım...
Galina'nın (ya da kısaca "Galya"nın) anıları "Nâzım'la 7 Yıl", geçen hafta Halkevleri Yayınları tarafından yayımlandı.
Usta şairin mahrem bir sandığının daha kapağı aralandı.
Nâzım, eşi Münevver'le oğlu Memet'i Türkiye'de bırakıp Moskova'ya kaçmıştı. Galina onun sadece doktoru değil, hemşiresi, sekreteri, tercümanı, mihmandarı, aşçısı, şoförü, muhasebecisiydi. Kendisini 4 kez Azrail'in elinden almıştı.
Peki sevdiği kadın mıydı?
Sanmıyorum.
Bunu iki şeyden anlıyoruz:
Ona hiç şiir yazmamasından...
Ve bu kitapta ilk kez yayımlanan mektuplardaki hitaplarından:
"Galuşka", "Hazin hazin öten kanaryam", "Güllü Hanım, a benim canım, sultanım, güzelim, şekerim"...vs...
Sevdiğiniz sizden "O çok iyi bir insandır", "Bende yeri başkadır" diye söz etmeye başladıysa dikkatli olun.
Nâzım çok değil, birkaç yıl sonra âşık olduğunda, sevdiği kadına şöyle hitap edecektir:
"Seviyorum seni,
ekmeği tuza banıp yer gibi/
geceleyin ateşler içinde uyanarak/
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi..."
***
Nâzım 55 yaşındayken, 23'lük bir kıza sevdalanmıştı.
"Buna kalbin dayanmaz. 3 yılda ölürsün" demişti doktorlar.
Şair dostu Voznesenski'ye "Aşksız 10 yıl mı yaşayayım, aşkla 3 yıl mı?" diye sormuştu.
Cevabı kendisi vermişti bile:
"Aşkla 3 yıl yaşa"yacaktı.
Galina'ya şu mektubu bıraktı:
"Galya, merhaba. Bugün gidiyorum. Sağlığım fena sayılmaz. Çalışıyorum. Şiir yazdım. Münevver'e para gönderdiğin için teşekkür ederim. Ben senin sadık bir dostunum. Sen de benim kızımsın. Öpüyorum. Annene selam söyle. Güzel süveter için teşekkür ederim. Nâzım Hikmet."
***
Galina'nın anılarında ilk kez yayımlanan bu kısa mektuptaki hissiz cümleler, her kadın için yaralayıcı olsa gerek:
"Bugün gidiyorum"daki soğukluk...
"Şiir yazdım"daki keskin ima...
"Münevver'e para gönderme" teşekkürü...
"Kızımsın" itirafı...
Ve asıl beni vuran, o "güzel süveter..."
Nâzım, birlikte yaşadıkları evden pijama-terlik kaçtıktan sonra Galina o süveteri Şair'in özel şoförü ve arabasıyla birlikte yollamıştı ardı sıra; üşütüp hasta olmasın diye... İlaç, para, portakal, limon ve tıbbı talimatlarla birlikte...
Belki de bu şefkat yüzden Nâzım'ın Galina'ya "Beni affet" dediği son mektubu, şu hitapla başlıyordu:
"Canım, kızım, anam, yoldaşım, bacım, Memet'im, Münevver'im, Galyam!"
"Her şeyim" anlamı taşır gibi görünse de bu hitap aslında Nâzım'ın "terk ettiği her şey"in listesidir. Listeye son eklenen "Galya" olmuştur.
Nâzım şefkate sırt çevirip aşkın peşine koşmuştur.
Sonrası malum: Sevdayla birlikte şiire, sonra Galina'nın yasakladığı sigaraya, içkiye, uzun seyahatlere başladı Nâzım; Küba'ya, Tanganika'ya uçtu.
Ve doktorların tahmin ettiği gibi 3 yıl sonra öldü.
***
Galina'nın anılarının sonunda birbiri peşi sıra terk edilmiş iki kadının buluşma sahnesi var.
Nâzım'ı gömdükten sonra Galina, Münevver'le buluşuyor. Ona eski eşinin vasiyetnamesini teslim ediyor.
Gerisini Galina'dan okuyalım:
"Onun bütün bu yıllar zarfında çektiği sıkıntıları bildiğimi söyledim. 'Nâzım bana sizin ve Memet'in mektuplarını okurdu' dedim. Kır evine sizin ve oğlunuzun fotoğraflarını birlikte asmıştık. Çalışma masasında sizin fotoğraflarınız ve renkli İstanbul kartpostalları dururdu. Nâzım'ın ricasıyla size bizzat ben para gönderiyordum. Nâzım'la birlikte size elbise, Memet'e de bisiklet ve oyuncaklar almıştık.'"
***
Birlikte yaşadığı kadına, karısının adıyla seslenen bir erkek... O erkeğin karısına hediye alan, para yollayan bir kadın...
"Nâzım'la 7 Yıl" sadece bir şairin iç dünyasına değil, kadın-erkek ilişkisinin karanlık mağaralarına da ışık tutan bir fener:
Hem şaşırtıcı, hem öğretici...

can.dundar@e-kolay.net







Taha AKYOL
Ahmet Türk'e birkaç soru
DTP'nin 'eşbaşkanı' Ahmet Türk, özellikle esk...
Çetin ALTAN
Nihavent
Telefonda sesi çın çın ötüyordu:
Yasemin CONGAR
Trajediyi durdurmak için
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bir ay önce, ...
Can Dündar
Bir veda mektubu
"Şiir yazmak benim için her geçen gün zorlaş...
Semih İDİZ
Danimarka'da uygarlık ve hoşgörünün sözde kaldığı an
Danimarka kendisini uygar ve hoşgörülü sayar....
Metin MÜNİR
Turkcell genel kurulu neden ertelendi?
Turkcell genel kurulunun ertelenmesi şirkete ...
Faik ÖZTRAK
Dış finansman bağımlılığı artıyor, tedbir alınmalı...
Her yıl nisan ayında Uluslararası Para Fonu v...
Hasan PULUR
O yazmasa inanmazdık...
HANİ "Başkası söylese inanmazdım!" diye bir l...
Yaman TÖRÜNER
En iyilerin sırları (3)
Dünyanın en iyi 25 şirketinin "iş yönetimi" k...
Osman ULAGAY
Sanayinin küresel haritası değişirken (2)
Fransa'nın önde gelen araştırma kuruluşlarınd...
Güngör URAS
Asil Çelik
Bursa/Orhangazi'de sanayi kuruluşlarını gezdi...

© 2006 Milliyet