Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Mayıs 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
O yazmasa inanmazdık...


HANİ "Başkası söylese inanmazdım!" diye bir laf vardır ya, bir olayı anlatana güveni belirtir...
Biz bugün "Eğer Hüseyin Üzmez yazmasaydı inanmazdık!" diyerek lafa başlayacağız...
***
HÜSEYİN Üzmez'le 1950'lerden süren bir "gıyabî" tanışıklığımız vardır, yıllar sonra bu tanışıklık "vicahi"ye döndü; kendisiyle buluştuk, görüştük...
Hüseyin Üzmez, dürüst bir insandır, sözünü esirgemez, olduğu gibi söyler, onu televizyon tartışmalarından tanıyanlar, herhalde bu yanını görmüşlerdir.
Hüseyin Üzmez'le aynı görüşte olmanız mümkün olmasa bile, oturup görüşebilirsiniz, sanırız o da "münkirler" dışında herkesle görüşür.
***
GEÇEN cuma günü "Vakit"te köşesinin başlığı "Zamanla yarışıyoruz, zulümle savaşıyoruz"du.
Anlattıkları gerçekten "zamanla yarış"a uygun...
Hüseyin Üzmez bu ayın başında Almanya'ya gitmiş, Düsseldorf kitap fuarına... Konferanslar, sohbetler, davetler, imzalar... Üç gün kalmış orada, memlekete döner dönmez ver elini Mudanya... Ertesi gün bir telefon, Erzurum'dan arıyorlar, mutlaka bekliyorlarmış. Üniversitede konferansa çağırıyorlarmış ya da Hüseyin Üzmez öyle anlamış!
***
HÜSEYİN Üzmez, "Çok yorgun ve hastayım" demişse de dinleyen kim? Hele Malatya Belediye Başkanı'nın "Kutlu Doğum Haftası" etkinliklerine katılmaları için Erzurum'a ekipler sanatçılar, folklorcular gönderdiğini, üstelik Sayın Başkan'ın, Hüseyin Üzmez Erzurum'a gidecek diye bu zahmete, külfete katlandığını duyunca, gitmemek olur mu? Hüseyin Üzmez de hastalığı, yorgunluğu bir tarafa bırakarak Erzurum'a uçmuş...
***
BUNDAN sonrasını kendi kaleminden okuyun:
"Orada partiler dışındaki bütün cemaatleri ve gençlik teşekküllerini ziyaret ettik. Büyüklerimizin duasını aldık. Gençlerin mes'elelerine eğildik. Sıra konferansa gelmişti.
Bir konuya önceden hazırlanmak gibi bir alışkanlığımız yoktu. Tıpkı TV'lerde canlı yayınlara çıktığımız gibi. Zuhurata tabi olurduk. Böylece konuşmalarımız, hayattan ve günlük olaylardan kopuk olmazdı. Canlı, heyecanlı, hararetli, hareketli ve esprili geçerdi. Yine öyle oldu.
Önce lüks bir otelin alt katındaki tıklım tıklım dolu çok geniş bir salona girdik. Acayip bir durumla karşılaştık.
Davul-zurna, folklor ekipleri, kadın-erkek Malatyalı ses san'atçıları ve sevgili memleketimden türküler ve şarkılarla, 2-3 bin kişilik salon yıkılıyordu. Geri dönüp çıkmaya fırsat bulamadım. Gürültü susturuldu. Bizim geldiğimiz, kalabalığa duyuruldu. Bir genç bizi öylesine övüyordu ki, Nasreddin Hoca'nın, satmak üzere pazara götürdüğü, kendi uyuz ineğine, cambazın övmesinden sonra, hayran kaldığı gibi...
Ben de kendime hayran olmuştum. İçimden; "Bre ne adammışız da haberimiz yokmuş" diyordum. Çok kısa bir selâmlama konuşması yaptım. Bırakmak istemediler, aldırmadım. Bizi protokol masasına oturttular. İzzet-ikram ettiler. Uzun otursam keyifleri kaçacaktı. (Sanıyorum gizli gizli içki içenler de vardı.)
Gece, "Kutlu Doğum Şenliği"nden ziyade, bir festival, faşing havasında devam ediyordu. Yüzlerce hemşehrimle resimler çektirdikten sonra... Kimseye söylemeden salondan ayrıldım. Geri döneceğimi sanıyorlardı. Bana refakat etmelerine müsaade etmedim. Bize ayrılan otele sıvıştım."
***
BUNLARI Hüseyin Üzmez değil de, bir başkası yazıp anlatsaydı inanır mıydınız?
Biz inanmazdık...
Hazreti Muhammed için düzenlenen "Kutlu Doğum Şenliği"ni festivale, faşinge benzetmek...
Hele hele böyle bir gece de, protokol masasında "Sanıyorum gizli gizli içki içenler de vardı" imasında bulunmak...
Bunları Hüseyin Üzmez yazmasa inanır mıydık? Haşa!

h.pulur@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Ahmet Türk'e birkaç soru
DTP'nin 'eşbaşkanı' Ahmet Türk, özellikle esk...
Çetin ALTAN
Nihavent
Telefonda sesi çın çın ötüyordu:
Yasemin CONGAR
Trajediyi durdurmak için
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bir ay önce, ...
Can Dündar
Bir veda mektubu
"Şiir yazmak benim için her geçen gün zorlaş...
Semih İDİZ
Danimarka'da uygarlık ve hoşgörünün sözde kaldığı an
Danimarka kendisini uygar ve hoşgörülü sayar....
Metin MÜNİR
Turkcell genel kurulu neden ertelendi?
Turkcell genel kurulunun ertelenmesi şirkete ...
Faik ÖZTRAK
Dış finansman bağımlılığı artıyor, tedbir alınmalı...
Her yıl nisan ayında Uluslararası Para Fonu v...
Hasan PULUR
O yazmasa inanmazdık...
HANİ "Başkası söylese inanmazdım!" diye bir l...
Yaman TÖRÜNER
En iyilerin sırları (3)
Dünyanın en iyi 25 şirketinin "iş yönetimi" k...
Osman ULAGAY
Sanayinin küresel haritası değişirken (2)
Fransa'nın önde gelen araştırma kuruluşlarınd...
Güngör URAS
Asil Çelik
Bursa/Orhangazi'de sanayi kuruluşlarını gezdi...

© 2006 Milliyet