|
 |
|
|
Daum'un aynası
Christoph Daum, Fenerbahçe'deki görevinin yanı sıra Galatasaray ve Trabzonspor'a da verdiği ücretsiz hizmetle övünebilir.
Bu yıl Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor'la altı derbi maçını tamamlayan Alman Teknik Direktör, o final fırtınalarından yenilgisiz çıktı. Dahası, ortadaki 18 puanın 14'ünü toplayarak eşine az rastlanır bir başarı elde etti. Hem takımı, hem de kişisel kariyeri için kıskanılacak bir başarı bu!
Daum'un, Galatasaray ve Trabzonspor'a verdiği ücretsiz hizmete gelince...
Ücretsiz hizmet
Eric Gerets'le Vahid Halilhodziç'in üst düzey rekabet ortamında takımlarına daha fazlasını veremeyeceklerini gösterdi...
Daum'un taktik anlayışında ve oyuncu tercihlerinde hiç sorun yaşamadan ortaya koyduğu sistematik derbi başarılarının karşısında Eric Gerets Galatasaray'ı, Vahid Halilhodziç de Trabzonspor'u varolan gücünden indirgeyerek sahaya sürdüler. Oyuncu seçimlerinde, uyguladıkları "yenilmemeye dayalı" hedefsiz, pasif, savunmacı taktiklerde Fenerbahçe'ye peşin öncelikler tanıdılar.
Yönetimlere mesaj
Vizyonlarının ne kadar yetersiz, antrenör kişiliklerinin de nasıl yüreksiz olduğu anlaşıldı.
Kadıköy ve Trabzon'da oynanan derbiler, yönetimlere verilen birer mesajdı.
Elbette daha lig bitmeden yöneticilerin antrenörlerine karşı tavır alması doğru olmaz... Onlar, ne düşünürlerse düşünsünler, hocalarıyla yola devam etmek isteğini dile getireceklerdir sadece...
Ama bir yandan da "B Planını" oluşturmak, o planın uygulanması için alt yapıyı hazırlamak zorundadırlar.
Onların içinde bulunduğu ortamı kendi adıma böyle görüyorum.
Vizyon şart
Galatasaray'ın da Trabzonspor'un da hedeflerine, ihtiraslarına, özlemlerine uygun vizyon sahibi hocalarla beraber olması gerekiyor.
Gelen teknik direktörler, Galatasaray ve Trabzonspor'u çalıştırmış olmakla kariyer geliştirecek insanlar olmamalı... Gelenler, kendi kariyerlerinden Galatasaray ve Trabzonspor'a katkıda bulunmalı...Yanisi şu : Gelecekte Gerets ve Halilhodziç Galatasaray ve Trabzonspor'u çalıştırmış oldukları için övünebilirler. Ama gelecekte Galatasaray Gerets'le, Trabzonspor da Halilhodziç'le çalıştıkları için övünmeyeceklerdir!
Christoph Daum'un aynasından bu gerçekleri görmek lig nasıl biterse bitsin az kazanç değildir!
Tigana'nın sınavı
Jean Tigana, Gerets ve Halilhodziç gibi Daum karşısında kaybetmiş bir teknik adam değil. Ligin ikinci yarısında Saracoğlu'nda oynanan maçta Beşiktaş 2-2'lik beraberliği yakalarken, Tigana, Fenerbahçe'nin gücüne, yıldızlarına ve seyirci avantajına hiç teslim olmadı.
Bugünkü Fortis Türkiye Kupası finali, gerçek bir test olabilir.
Daum yine klasik oyun düzeni ve adamlarıyla bildiği gibi oynatacak Fenerbahçe'yi... İnönü'de kazandığı maçı hatırlarsak, elinde Nobre gibi bir golcünün olmaması dezavantajdır. Daum bunu aşabilir. Aşabileceğini de Trabzon'da gördük.
Ama finale daha fazla dezavantajla çıkan adam Jean Tigana olacak.
Tigana, Saracoğlu'nda Sergen ve Tümer'i bir arada oynatarak, onların oyunundan sinerji, gol ve üstünlük elde ederek çoğunun yadırgadığı bir başarı elde etti.
Bugünkü İzmir finalinde Sergen ve Tümer, yüzde yüz hazır değiller...
...Ve kim ne derse desin, Sergen ve Tümer, Beşiktaş'ın ruhudur.
Takımlarda oynayan yabancı oyunculardan profesyonel anlamda hizmet bekleyebilirsiniz. Onlar da bunu vermek zorundadırlar. Ama duygusal anlamda kulüp aidiyetine sahip olmalarını bekleyemezsiniz. Onlar, yerli futbolcuların taşıyacağı duygulardır.
Enerji meselesi
Fenerbahçe'de Rüştü, Ümit Özat ve Tuncay, takımın ruhunu taşıyan oyunculardır. Onların "Fenerbahçelilik enerjisi" yabancı yıldızların profesyonel bağlarından daha sağlam ve daha derindir.
Aynı gözle baktığımızda Sergen Yalçın, Tümer Metin, İbrahim Üzülmez de Beşiktaşlılık aidiyetini taşıyan, tüm takıma ve taraftara Beşiktaş ruhunu sergileyen oyunculardır.
Böyle baktığımızda Tigana, Sergen ve Tümer'i bir arada oynatabilecek durumda değil bugün...
Biri Beşiktaş'taki geleceği tartışılan bir konumda... Son haftalarda form düşüklüğü sergiliyor. Baskı altında istediği gibi top kullanamıyor.
Öteki oynadığı her maçın skorunu etkileyebilecek bir usta. Ne yazık ki sakatlık sorunu var.
Sergen ve Tümer oynamadığı zaman Beşiktaş lidersiz, etkisiz, telaşlı bir takıma dönüşüyor. Ahmed Hassan'ın liderliği de yetmiyor. Ama onlar varsa tüm takım, toplam kalitesini yukarılara taşıyor.
Böyle bir ortamda Tigana'nın, Daum'a karşı vereceği sınav gerçek bir kriter oluşturabilir mi ?
Bakalım, bugün göreceğiz.
N'olur, susun artık!
Aylardan beri tüylerimiz ürpererek izliyoruz bu savaşı...
Fenerbahçe ve Beşiktaş başkanları, fırsat buldukça birbirlerine saldırıyorlar. Birbirlerini aşağılıyorlar, alay ediyorlar.
Münasebetsiz, yersiz, zamansız ve anlamsız mesajlarla kötü örnek oluşturuyorlar.
Rekabete düşmanlık, futbola fitne, oyuna fesat karıştırıyorlar.
Birlikte inanılmaz bir "zihniyet zaafiyeti" (anlayış ve düşünce yetersizliği) sergiliyorlar.
Hayır, bunlar rastlantılarla ortaya çıkan, ağızdan kaçma sözler ya da doğal tepkiler değil...
Her ikisi de ne yaptıklarını bilerek, dahası bunun bir "strateji olduğunu" planlı ve kararlı biçimde sürdürüyor savaşı.
Tam zamanıdır
Onların savaşından her iki takımda masum futbolcuların etkileneceğini, gerileceğini düşünüyorum. Ama yine de sporcu olarak kalmaya, sadece futbol oynamaya kararlı görünüyorlar. Bu çirkin ve kirli savaşta asla yer almak istemiyorlar.
Taraftarları, öfkeden barut fıçısına dönmüş... İnşallah patlamazlar... Dilerim tahrikler karşısında zıvanadan çıkmazlar...
Fenerbahçe de Beşiktaş da bu ülkenin en değerli kulüpleridir. Galatasaray, Trabzonspor ve diğerleri gibi...
Tarihlerine saygı, sporcularına hayranlık duyarız.
Başarılarını alkışlarız.
Aralarındaki rekabetin kültürümüze çok şey kattığına inanırız.
Bu dün böyleydi, yarın da böyle olacak.
Ama bugünkü başkanlar, başarıları ne olursa olsun, "Yıldırım Savaşları" ile, ayıplarıyla anılacak.
N'olur sussunlar artık...
Susmak erdemse, dedikleri gibi...
Şimdi tam zamanıdır !
agokce@milliyet.com.tr
|
|
|

|