|
Üniversite ve yargı
ANAYASA Mahkemesi, yeni üniversitelere kurucu rektörlerin atanmasına ilişkin yasa maddesini iptal etti. Çünkü Cumhurbaşkanı'nın atayacağı bu rektörler için adayları hükümetin belirlemesini özerkliğe aykırı buldu.
Halbuki, 1992'de ve 1993'te yeni üniversitelerin kurucu rektörleri, hükümetin önerdiği adaylar arasından Cumhurbaşkanı'nca atanmış, kimse de bunu özerkliğe aykırı görmemişti! Hatta 1994'te Galatasaray Üniversitesi'nin kurucu rektörlüğüne Anayasa Profesörü Erdoğan Teziç de bu yöntemle atanmıştı.
Aynı yöntem, AKP iktidarında Anayasa'ya aykırı oluverdi.
Kurucu rektörlerin atanma yöntemini Anayasa kanun koyucuya bıraktığına göre, bu nasıl Anayasa'ya aykırı olabilir?! Zaten iptal kararı, "Özerkliğe aykırılık" gibi muğlak bir gerekçeye dayanıyor.
Halbuki, haberlere göre, uzman "raportör", yasanın Anayasa'ya uygun olduğu yolunda detaylı bir rapor vermişti.
Hukuk ne diyor?
Anayasa profesörleri merhum Bülent Tanör ve halen YÖK üyesi olan Necmi Yüzbaşıoğlu'na göre, asıl hukuka aykırı olan, YÖK üyelerini tek başına cumhurbaşkanının atamasıdır! Çünkü bu siyasi sorumluluk gerektiren bir "yürütme" işlemidir ve "sorumsuz" cumhurbaşkanıyla birlikte, "sorumlu" başbakan ile bakanın imzaları gerekir. (1)
Yine Anayasa hukukçusu Prof. Kemal Gözler'e göre, YÖK ve rektör atamalarında "sorumsuz" cumhurbaşkanının imzası yetmez, "sorumlu" başbakan ve bakanın da imzası lazımdır; demokrasinin yetki-sorumluluk ilkesi bunu gerektirir. (2)
Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı ise, bunun tam aksi yönünde...
Prof. Tanör'ün deyimiyle, "Meclis'e karşı sorumlu siyasi iktidarın üstünde sorumsuz devlet iktidarı" oluşturan 12 Eylül Anayasası, hukukun ve demokrasinin tam tersine, YÖK konusunda da bütün yetkiyi tek başına "sorumsuz" cumhurbaşkanına vermiştir. Bunu düzeltmek gerekirken, şimdi Yüce Mahkeme, Anayasa'nın yasa koyucuya bıraktığı bir düzenleme yetkisini bile iptal ederek bu kararıyla özerkliği değil, "devlet iktidarı"nı ve devlet başkanına bağlı hiyerarşik YÖK düzenini takviye etmiştir.
Peki, çağımızdaki gidişat nasıldır?
İktidarların çatışması
YÖK, geçen kasımda, uluslararası bir panel düzenledi. Dünya üniversitelerinde verimliliği artırmak için ne tür yönetim ve denetim tekniklerinin geliştirildiği konuşuldu. Görüldü ki, bizdeki oligarşik ve hiyerarşik YÖK ve atama sistemi ile rektör seçimi sistemi dünyanın hiçbir yerinde yok; tamamen verimsiz bir sistemdir! "Özerkliğin" ne olduğu, ne olmadığı da ortaya konuldu.
Sayın Cumhurbaşkanı bu bilimsel paneli teşrif etmediler ama kendilerine bu konuda şubat ayında brifing verileceği açıklanmıştı. Bu hâlâ olmadı.
Yargı organları da böyle konular önüne geldiğinde, hem hukuk ve siyaset bilimi doktrinlerini hem çağdaş üniversite yönetim sistemlerini iyi inceleyerek karar vermelidir. Yüce Mahkeme'nin gerekçeli kararını bu bakımdan sabırsızlıkla bekliyorum.
Meselenin kökeninde, bizde eskiden beri "devlet iktidarı" ile "seçilmiş iktidar" arasındaki güvensizlik sorunu vardır! Tarihten gelen bu iki taraflı güvensizliğin işbirliği yerine, çatışma yaratarak nelere mal olduğunu görmek için bir tek YÖK reformundaki gecikmenin maliyetini düşünmek bile yeter!
1) 1982 Anayasası'na Göre Türk Anayasa Hukuku, sf. 311.
2) Türk Anayasa Hukuku, sf. 513.
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|